Egoist okur

Paul Auster’a neden kızgınım?

David Lodge’un Bir Kadının Portresi, Yürek Burgusu, Güvercinin Kanatları ve Washington Meydanı’nın yaratıcısı Henry James’ten bahsettiği romanı Yazar, Yazar’ı hatırlayalım. Lodge, Henry James’in tanıştığı insanları, bilhassa kadınları yazarlık hırsları uğruna nasıl kullandığını, onların zaaflarıyla kusurlarını nasıl ifşa ettiğini anlatıyordu. Çevresindekileri romanlarına malzeme olsunlar diye kışkırtmayı ihmal etmezken James’inaklında tek bir fikir oluyormuş: “Acaba bundan iyi […]

Read More

“Kendi mafyasını kuran” harikulade bir yönetmen: John Cassavetes

John Cassavetes, New York’un neon ışıkları ve gökdelenlerden ibaret olmadığını gösteren küçük bütçeli minimalist filmlerin yaratıcıydı. Kendi üslubunu yarattıktan sonra bir yapımcıya değil sadece seyirciye hesap vermek için kendi mafyasını kurmuştu. Nasıl mı? Okuyalım… Egoist Okur’da pop kültür John Cassavetes John Cassavetes: “Kendi mafyasını kuran” harikulade bir yönetmen John Cassavetes, 9 Aralık 1929’da New York’ta doğdu. Yunan […]

Read More

Mac Barnett, öğretmeni David Foster Wallace’ı anlatıyor

Mac Barnett çocuk kitapları yazarları arasında tartışmasız bir numaram. Sihirli İplik, Kurt Ördek ve Fare, Leo: Bir Hayalet Hikayesi desem yeter bence. Sonuçta Caldecott Ödülü’yle taçlandırılmış çok önemli bir isimden söz ediyoruz. Ama ben bugün onun kitaplarından değil, birkaç yıl önce intihar eden büyük Amerikalı yazar David Foster Wallace’tan aldığı yaratıcı yazarlık derslerinden söz edeceğim. […]

Read More

Milan Kundera ve Marcel Proust’la bazı mühim konular

“Yavaşlığın keyfi neden yitip gitti? Ah, nerede geçmişin aylakları?” diyen Milan Kundera ve “Ölüme sandığımızdan daha yakın olduğumuzu bilseydik, hayat bize harikulade görünmeye başlardı” diyen Marcel Proust’a danışalım bazı konuları… Hem tatil yeri hem okul hem de hapishane… Proustvâri!Marcel Proust’tan KÖTÜ MÜZİĞE methiye “Ânı yaşamayı sevmek için felakete gerek yok” Açıkçası bugüne dek başka türlüsüne […]

Read More

Byron Ayanoğlu: “Seks bitti, elimizde bir tek yemek kaldı…”

Dimitri, II. Dünya Savaşı sonrasında Moda’da doğan bir Politis, yani bir İstanbullu Rum’dur. Biricik annesiyle geçen toz pembe çocukluk yıllarının ardından büyümenin sancılarıyla baş etmek zorunda kalacağı günler gelir, daha da kötüsü memlekette 6-7 Eylül 1955 utancı yaşanır. Türkiye’nin yakın tarihinde derin yaralar açan bu 2 gün, Dimitri’nin de hayatını darmadağın eder. O da tası tarağı […]

Read More

Eve musallat olan hayalet değil, siyaset

Hayalet hikayesini andıran bir siyasi roman yazan Jenny Erpenbeck’le tanışmamızın zamanı geldi… Gölün Sırrı İspanyol Edebiyatına inanmayan İspanyol yazar: Javier Marías Eve musallat olan hayalet değil, siyaset Gölün Sırrı, Gidiyor, Gitti, Gitmiş ve Bütün Günlerin Akşamı adlı kitapların yazarı Jenny Erpenbeck, 1967yılında Doğu Berlin’de dünyaya geldi. Gençlik yıllarında bir süre eğitimini aldığı bir konuda çalıştı, […]

Read More

Çocuk, Köstebek, Tilki ve At: Kalbe dokunan sıcacık bir öykü

Elimizde, içinde saf sevgiyi, sıcacık dostlukları ve şahane bir mutluluk formülünü barındıran bir kitap var ve 7’den 70’e her okuru sarıp sarmalıyor. Çocuk, Köstebek, Tilki ve At, şimdiden rekor satış rakamlarına ulaşmış durumda. KÜÇÜK PRENS: Yazarının çölde gördüğü halüsinasyonlardan doğdu Çocuk, Köstebek, Tilki ve At Charlie Mackesy ve kitabından bir sayfa Çocuk, Köstebek, Tilki ve At: […]

Read More

Fatih Erdoğan’la çocuklar için yazmanın sırlarını konuştuk

Fatih Erdoğan çocuk yayıncılığının en önemli isimlerinden biri. Kendi yazdıklarının dışında yayınladığı, çevirdiği, resimlediği kitaplar da var. Makaleleri ve çıkardığı süreli yayınlar da çok önemli. Yıllardır sürdürdüğü “Çocuklar İçin Yazmak” başlıklı seminerlerinden de söz etmek isterim. Yazarın aynı adı taşıyan kitabıyla birlikte bu seminerler, çocuk edebiyatı alanında ürün vermek isteyenler için şahane birer kılavuz. Fatih […]

Read More

İspanyol Edebiyatına inanmayan İspanyol yazar: Javier Marías

Büyük İspanyol yazar Javier Marías’la yapılmış bir röportaj okudum geçenlerde. Okuma alışkanlıkları ve zevkleri üzerineydi, hemen atladım tabii. Bir kısmını buraya alıyorum) Açıkçası sık sık not aldım okurken, size de tavsiye ederim. Marías’ın çocukken okuduğu Enid Blyton romanlarını hâlâ saklamasıysa beni bile şaşırttı. Javier Marías Javier’in melankolisi: Aldatmak bir cinayet şekli olabilir mi? Javier Marías (solda) […]

Read More

Öldükten sonra da yazmaya devam eden V. C. Andrews

Tekinsiz evler, zehirli ot bahçeleri, tuzaklarla dolu odalar, kilitli kapılar, bastırılmış arzular, sırlar, yalanlar, korkunç aileler, kızlarına şehvetle bakan babalar, çocuklarını aç bırakan anneler, torunlarını zehirleyen anneanneler, tavan arasına hapsedilen çocuklar, şiddet, tecavüz, ensest, acı… Büyük Amerikan ailesinin çürümesi ve çöküşü… Bildiğim en tuhaf yazarlardan biri olan ve zaten gerçekliğinden de emin olamadığım V. C. Andrews’in ilk […]

Read More

Ece Gamze Atıcı’nın çok renkli dünyasında dolaşıyoruz

Hiper zeki, çok akıllı ve iştahla okuyan bir genç kadın Ece Gamze Atıcı. Genç edebiyatçılar içinde kalemi en kuvvetli olanlardan biri aynı zamanda. Nar, Adem Aynası, Sevdiğini Öldürmek Bizde Aile Geleneği adlı birbirinden şahane romanları var. Edepsizin El Kitabı adlı kitabını da unutmamak gerek. Ece’yle bir “yangında ilk kurtarılacaklar” röportajı yapmazsam olmazdı, yaptım da. Üstelik […]

Read More

Tüm Panayırların Heyulası’na dair: “Ucube kavramı hayatın her anında bizimle”

“Ucube” temalı 20 öykü… Kadim karanlık güçler, teknolojinin insanı esir ettiği alanlar, çeşitli sebeplerle yaşanmaz hale gelen metropoller, birbirleriyle göz göze gelemeyen insanlar, bitmek tükenmek bilmeyen çöpler, kadın cinayetleri, cinsiyet kabulleri, baskı ve zorbalık, yalan ve çok yüzlülük… Görmek istemediklerimiz, umursamadıklarımız, yok saydıklarımız, başka bir deyişle yüzeyin altında sıkışıp kalan ve gün ışığına çıkmak için […]

Read More

Karamazov Kardeşler’i Nietzsche yazsaydı?

Hayır, hayır, yanlış görmediniz. Ama tabii böyle bir kitap aslında yok. Kapağı Pierre Bayard’dan ilhamla ben hazırladım. Ama düşünmeye değmez mi? Sahiden de Yabancı’yı Camus değil Kafka, Rüzgâr Gibi Geçti’yi Margaret Mitchell değil Tolstoy yazsaydı, Potemkin Zırhlısı filmini Eisenstein değil Hitchcock çekseydi bize ne olurdu? Peki, Ya Eserler Yazar Değiştirseydi? “Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum! Karamazov […]

Read More

Yazarın “maceracı” olarak portresi: Jerome K. Jerome

Joseph Conrad’ı, Jack London’ı, Ernest Hemingway’i biliyoruz. Ama ben size onlardan daha maceracı bir seyyahtan söz edeceğim. Büyük mizah ustası Jerome K. Jerome hem andığım edebiyatçıları hem de dünyanın gizli saklı köşelerini ve zorlu güzergâhlarını dolaşan seyyahları şaşırtacak türden, bambaşka bir gezi rehberi kaleme aldı: “Bir Kayıkta Üç Kafadar” adlı, roman formunda yazılmış ve bugün hâlâ […]

Read More

Yazarı tutsakken yazılan bir gezi kitabı

Harikulade bir kitaptan, Susan Sontag’ın “Şimdiye kadar yazılmış en canlı, en orijinal otobiyografik anlatılardan biri,” olarak tarif ettiği bir minör başyapıttan bahsedeceğim bu yazıda. Xavier de Maistre’in “Odamda Yolculuk”unu okumamış olmak bir kayıp. Odamda Yolculuk Yazarın “maceracı” olarak portresi: Jerome K. Jerome Odamda Yolculuk, Xavier De Maistre, Sel Yayınları Yazarı tutsakken yazılmış çok acayip bir gezi kitabı […]

Read More