Egoist okur

Balıklar da boğulur, insanlar gibi: Balık Boğulması

“Tatlı sudan tuzlu suya geçtiklerinde balıklar, boğulmadan önce vurgun yemiş gibi zihinleri bulanır. Bu süre boyunca asla bir şey yemezler, o an var oldukları sudan kaçmayı hiç mi hiç istemezler. Sonra da ölürler.” Hatırlamanın içinde her zaman korkunç kâbuslar vardır… Roman türünün tüm imkânlarıyla, öykülerinden aşina olduğumuz o büyülü anlatımıyla bu kez ülkemizin en küçük […]

Read More

Bir portakalın sizi kullandığını hiç düşündünüz mü?

“Arzunun Botaniği” ve “Slow Food Devrimi” epeydir ilgimi çeken kitaplardı. Eh, “Şehirdekiler için Sürdürülebilir Yaşam Rehberi”ni biz şehir esirlerinin okuması gerektiği zaten ortadaydı. Fakat Stefano Mancuso ile Alessandra Viola’nın yazdığı “Bitki Zekası” kadar ufuk açıcı bir kitabı açıkçası uzun zamandır okumamıştım. Hadi başlayalım… Gülenay Börekçi Olaf Hajek’in bir illüstrasyonundan. Bitkilerin sırf birbirleriyle değil insanlar ve hayvanlarla […]

Read More

Atwood soruyor: Güvende olmak mı, özgür olmak mı?

Margaret Atwood imzalı “Damızlık Kızın Öyküsü”nün yeniden basımını uzun zamandır bekliyordum. Bizde Doğan Kitap etiketiyle çıkan romanda Atwood, kadınların erkeklerin altında bir kast sistemine göre sınıflandırıldığı ve doğurmanın her şeyden değerli görüldüğü totaliter ve teokratik bir sistemi anlatıyor. İki yıl önce Anna ve Elena Balbusso tarafından yaratılan olağanüstü güzel ve ödüllü illüstrasyonları görünce Egoist Okur’a […]

Read More

Kendi cehennemini yaratan dev yönetmen: Elia Kazan

“Kendini Amerikalı sayan bir Anadolulu, Rum sayan bir Türk, Türk sayan bir Rum, Anadolulu sayan bir Amerikalı, New Yorklu sayan bir göçmen, göçmen sayan bir New Yorklu, hem hepsi hem de hiçbiri. Üst üste binmiş kimliklerin çoğaltırken azalttığı, güçlendirirken zayıflattığı bir adam. Adı Elia. İlya, İlyas, Aliya. Soyadı Kazancıoğlu. Kazan.” Zülfü Livaneli’nin Amerikalı yönetmen Elia […]

Read More

Alys, ruhyiyiciler ve karanlık bir peri masalı

“Seni canavarlıkla suçlayanlar arasında kendi haklılığından en fazla emin olanlar, aslında en korkutucu canavarlardır…” Ünlü yazarların editörü Peternelle van Arsdale’in ilk romanı “Mahluk da Orrman’a Ait” karanlık bir peri masalı. Genç Yetişkin kategorisindeki kitap ünlü yönetmen Ridley Scott’ın ilgisini çekti, yakında sinema uyarlamasını da izleyeceğiz. Ben romanı çok sevdim. Tek sevmediğim yanı açıkçası Türkçe yayıncının […]

Read More

‘Bunu ben de yaşadım’ dedirten kitap: KAVGAM

Norveçli Karl Ove Knausgaard, en ince ayrıntıyı bile atlamadan kendini anlatıyor ve böylelikle ruhunu parçalara ayırarak önümüze servis ediyor. Ve biz o parçalarda kendimizi de buluyoruz. “Kavgam”ın yeni cildi yayında. Gülenay Börekçi Knausgaard’la konuştum: “Önemsiz bir insanın önemsiz hayatını yazdım” Hayatını “roman” yapan adam: Karl Ove Knausgaard Knausgaard: “Kalp için hayat basittir, atabildiği kadar atar […]

Read More

O / STEPHEN KING: Sizinle şu meşum sahneyi konuşmalıyız

Palyaçolardan niye korkulur? Ya da korkulur mu hakikaten? Ben korkmam mesela ama bu konu açıldığında nedense hemen herkes tersini söylüyor. Oysa palyaçolar, genellikle çocukları, kısmen de yetişkinleri güldürmeye çalışan, zaten hayatlarını da böyle kazanan insanlar değil mi? Yine de palyaço korkusunun bir dayanağı, temeli olmalı. Sizce ne kadar geriye gidebiliriz palyaçoların kökenini araştırırken? Biraz inceleyelim bunu. […]

Read More

Murakami + Owen Davey: Uzayın derinliğinde kaybolan bir âşık ve bir köpek

Haruki Murakami’nin son romanı “Sputnik Sevgilim”, bir üçlü aşk hikayesi ekseninde, K’nın uzak bir Yunan adasında kayboluşunu ve kendini buluşunu anlatıyor. Astronot Köpek Laika ise, insanın amansız dünyayı değiştirme hırsını konu alan bir kitap. Gülenay Börekçi “Ona Laika’yı, o talihsiz köpeğin uydunun minik penceresinden dışarı bakan kara, nemli gözlerini hatırlattım. Laika nereye bakıyor olabilirdi?” Bu […]

Read More

Elif Nuray’dan beklenen O KORKUNÇ MAHÂRET

“Şiir kitapları içeriğinde barındırdıkları evrensel, ulusal, kültürel, kültürlerarası, sosyolojik, psikolojik, mitolojik, tarih, felsefe, din, dil gibi öğelerle çok katmanlı okumaya ve yorumlamaya müsait eserlerdir.  Elif Nuray’ın İz Yayıncılık tarafından yayımlanan ilk şiir kitabı ‘O Korkunç Mahâret’ için ‘ilk dizeden itibaren çok katmanlı üslubu ve şiir sesinin saflığı ile okurlarını eşikte karşılıyor’ diyebiliriz.” Şiir, deneme ve […]

Read More

İlk ısırıktan bugüne saadet kitapları

Sıkı bir yemek kitabı okuruyum. Tarif kitaplarından bahsetmiyorum, benim sevdiklerim yemek kültürüne dair kitaplar. Bu leziz görünen tabloyu bozan küçük ayrıntıyı söylemem lazım: İflah olmaz yemek kitabı tutkunu olan ben, söylerken biraz yüzüm kızarıyor ama ne yazık ki yemek yapmayı pek bilmiyorum! Öte yandan, mutfaktaki yeteneğime övgü beklemiyorum fakat kitap konusundaki tercihlerime güvenebilirsiniz. Hem unutmayalım; […]

Read More

Leziz hayat kitabı: KURUYEMİŞ ANSİKLOPEDİSİ

“Leyla ile Mecnun” dizisinin kahramanları niçin durmadan üzüm, incir, erik yiyordu? Ahmet Mithat Efendi’nin taze cevizden, Atatürk’ün beyaz leblebiden vazgeçemeyişi nedendi? Sorular, sorular… Antik çağlardan beri varlığını sürdüren besinlerden olan ve on binlerce yıllık yiyecek-içecek tarihimizin en önemli maddesini oluşturan kuruyemişlerin kökeni, mitolojisi, kültürel önemi ve gündelik hayatımızdaki yeri benzersiz bir ansiklopedide biraraya geliyor. Overteam […]

Read More

Gizli geçitlerle bağlı olduğumuz o geniş ailenin romanı

İstanbul’un son gayrimüslimleri, esnaf dostları Aşkale’ye gitmesin diye vergi borcunu ödemek için para toplayan Müslüman komşular, asılan bir başvekilin güçlü karısı, 60’ların müge çiçekleriyle bezeli Ankarası’nı yasa boğan uçak kazası, Kapadokya’nın yer altı kentleri, karlı Berlin, ana kucağı Ihlara, tangolar, ağıtlar… İclal Aydın’ın romanı “Unutursun”dan anlar, karakterler. Hiçbiri unutulmasın diye… Selen Birsam “Buradan göçüp gitsek […]

Read More

Zihnin ve hayatın caz halleri

Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” adlı yeni kitabı sarsıcı, samimi, şaşırtıcı, okuyanın yalnızlığını alan ve hayatı edebiyata dönüştürmeye çağıran bir anlatı… Tolga Meriç Tolga Meriç, Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” kitabını yazdı Edebiyatımıza “Derinlik Deliliği” adlı romanıyla giren, kendine has dilini ve temalarını “Hangi Melek Dinlemez Şeytanını” adlı öykü kitabıyla genişleten Yasemin Eğinlioğlu, bu defa “Caz Halleri” […]

Read More

İnsanlık kime benzer?

“Yalnızlık Kime Benzer”in isimsiz kahramanı, Lal’in kendisini bırakıp gidişinin ardından, yalnızlığın izini yazar yüzlerinde ve edebiyatın içinde sürerken, bize bunu da gösteriyor. Yazınsal olanı gerçeklik algısı ve yaşama biçimine dönüştüremedikçe, yalnızlığımızın hiç bitmeyeceğini anlatıyor. Semih Gümüş’ün yalnızlığı kimseninkine benzemeyişiyle, daha önce saptanmamış bir var oluş halinin ve derin bir insanlık sancısının adını koyuyor. Tolga Meriç […]

Read More

ÖL: Bir doğum lekesi olarak ölüm

Çağnam Erkmen, ilk romanı “Öl”de zamandaki ölüm izlerini takip ederken, doğamızın ölümle nasıl biçimlendiğini sorguluyor. Tolga Meriç Not: Fotoğraftaki Proust. Öldüğünde Man Ray çekmiş. ÖL: Bir doğum lekesi olarak ölüm Diyelim ki ellili yaşlarda, eğitimli, hali vakti yerinde, evli bir kadınsınız. Amansız bir hastalık kapınızı ikinci kez çalmış ve ne kadar zamanınız kaldığını neredeyse günü […]

Read More