Lütfen şahsi masumiyet müzenizi tasarlamaya hemen başlayın
Orhan Pamuk, “Müzelerimizin geleceği evlerimizin içindedir” diyor. Bu yazı bundan yola çıkarak yazıldı. İnsan yeterince büyüyünce, olgunlaşınca anlıyor; hayatına ve varoluşuna sahip çıkmanın, birey olmanın bir yolu da hatırlamak. Her şeyi; şarkıları, yazıları, yüzleri, nesneleri, tatları, kokuları, duyguları, olup bitenleri, gerçekleşenleri, gerçekleşemeyenleri… O yüzden lütfen Masumiyet Müzesi’ni gezerken, kendi şahsi müzenizin muhtevasını tasarlamayı da ihmal etmeyiniz. […]
Read MoreMurakami’nin editörü anlatıyor: “1Q84 gezegeninin çekirdeğindeki ağırlık merkezi aşk”
Handan Akdemir’i gazeteci olarak tanıdım. Hayatımın en zor dönemlerinden birinde yanımda olan, beni destekleyen meslektaşlarımdan biriydi. Aynı kitapları seviyor, aynı ideallerin peşinde koşuyor ve kendimizi aynı insanların yanında iyi hissediyorduk… Tanıdığım en maharetli kalemlerden biri olan Handan daha sonra ani bir kararla gazeteciliği bırakıp yayın dünyasına geçti. Şimdi uzun süredir Doğan Kitap’ın editörlerinden biri. Haruki […]
Read MoreSimon Garfield’dan şahane kitap: “Tam Benim Tipim”
Bugünlerde Calibri adını çok duyuyoruz. Calibri dünyanın en çok kullanılan yazı fontu. Bizim hayatımıza girme sebebiyse Balyoz Davası. İyi ama bir yazı fontu böylesine kapsamlı bir davanın seyrini değiştirebilir mi? “Nedir bu Calibri’nin aslı astarı” diye merak etmek bizim de hakkımız değil mi? Simon Garfield’dan şahane kitap: “Tam Benim Tipim” Bugünlerde hayatımıza Calibri denen bir […]
Read MoreYazarların düş gördükleri, acı çektikleri, âşık oldukları ve uyandıkları o yer
Yazarların evleri, kütüphaneleri filan derken sıra onların en mahrem alanlarına, yatak odalarına geldi. Bu yakınlarda taşınacağım ya; o yüzden internetteki dekorasyon sitelerini gezip duruyorum. The Apartment Therapy’deki habere resmen bayıldım. En sevdiğim birkaç yazarın yatak odalarını görmek muhteşemdi. O odaların sevgili yazarlarımın âşık oldukları, hayal kurdukları, uyudukları, düş gördükleri, öfkelendikleri, belki ağladıkları, yaralarını iyileştirdikleri ve […]
Read MoreRay Bradbury’e göre okuma zevki, Mars’a seyahat ve demokrasi arasındaki ne ilişki olabilir?
Ray Bradbury’nin ilk öykülerini daha doğrusu Fahrenheit 451’e giden yoldaki ilk ürünlerini bir araya getiren Yakma Zevki adlı kitap son günlerde beni en mutlu eden şey oldu. Bu vesileyle Ray Bradbury’nin okuma zevki, Mars’a seyahat ve demokrasinin temelleri üzerine fikirlerini dile getirdiği röportajı izleyin istedim. Sonrasında, İthaki Yayınları’ndan çıkan Yakma Zevki’ni mutlaka edinmek şartıyla… Ray […]
Read More“Damardan gerçekçi” bir cehennem kitabı: 2666
2666, kimilerinin 21. yüzyılın en büyük romancısı saydığı Şilili Roberto Bolaño’nun 2004’te, yani ölümünden bir yıl sonra yayınlanan son romanı. Bolaño, tedavisi güç hastalığının son aşamalarında bile inatla ve sabırla romanı üzerinde çalışmış, ilk taslaklarıysa yakında bu dünyadan göçüp gideceğini bilen bir adamın “Ya yetiştiremezsem” endişesi ve aceleciliğiyle yayıncısına teslim ettikten hemen sonra da ölmüştü. […]
Read MorePound, Conrad, Salinger, Fowles ve büyük suçlara ilham veren öteki edebiyatçılar
Birkaç hafta önce Gianluca Casseri adlı bir İtalyan, korkunç bir cinayet işledi. Casseri suçu ırkçı CasaPound adına işlemişti. Örgüt, adını büyük şair Ezra Pound’dan alıyordu. Yani Hitler ve Mussolini’ye sevgisiyle bilinen Pound ölümünden çok sonra faşist bir cinayete ilham vermiş oldu. Torunu Mary de Rachewiltz 5 bin üyesi olan CasaPound’dan kendine bir an önce başka […]
Read MoreGeleceğin Paul Auster’ı Twitter’dan mı çıkacak?
Kimileri geleceğin ünlü yazarlarının bugünün sosyal medya kullanıcıları arasından çıkacağını düşünüyor. Kendilerine has bir jargon geliştiren, kelimeleri ve kavramları farklı bir espri anlayışıyla kullanan ve fikirlerini Twitter’daki 140 karakter zorunluluğu yüzünden aforizmalarla dile getiren bu yazarlardan bazıları online romanlar da yazmaya başladı. İşte sosyal medyada edebiyatın geleceği… Geleceğin Paul Auster’ı Twitter’dan mı çıkacak? Paul Auster’ın […]
Read MoreDAVE EGGERS’tan fan fiction: Hayran olduğu kitabı yeniden yazdı
Egoist Okur’da daha önce de bahsetmiştim; edebiyat dediğimiz romandan, şiirden, öyküden ibaret değil, çağır ruhuyla üretilen yeni türler var artık. Mesela fan fiction… Bir yazarın, hayran olduğu başka bir yazarın kitabının kurgusunu değiştirerek, canı isterse yeni karakterler katarak yeniden yazmasına deniyor. Jane Austen’dan Tolkien’e, Shakespeare’den Kafka’ya, Joyce’tan Flaubert’e, Oscar Wilde’dan J.K. Rowling’e kadar bütün önemli […]
Read MoreMuzaffer Şerif’in Survivor’a ilham veren 60 yıllık “kutuplaşma” deneyi
Tabii ki Acun Ilıcalı’nın programı değil konum. Oradaki kavgalar, dövüşler de değil. Yani yazıda kavgalar, dövüşler, aşağılamalar ve hakaretler var ama olay 60 yıl önce geçiyor. İlginizi çekeceğine eminim… Hikâye epey eski. Türkiye’de sol görüşleri sebebiyle hapse girmiş hatta işkence görmüş olan genç psikolog Muzaffer Şerif sonunda ülkeyi terk ederek ABD’ye gitmiş. Ve toplumsal psikoloji […]
Read MoreSalinger’a bir giriş: Homeopati, Vedanta Budizm ve yalnız kalma arzusu
İlk ve tek romanının yayınlanmasıyla tüm zamanların en büyük yazarlarından biri haline gelen ve aradan geçen yıllarla birlikte ünü, saygınlığı hiç eksilmeyen, üstelik bunu korumayı insan içine çıkmayarak, röportaj vermeyerek, fotoğraf çektirmeyerek ve çok uzun süredir tek satır yazmayarak başaran kaç kişi biliyorsunuz? Hafızanızı zorlamayın; Salinger’dan başkası yok. Ve işin kötüsü, artık o da yok. […]
Read More











