Egoist okur

Yüzünü peçeyle gizleyen yazar

Grinin 50 Tonu biraz 9,5 Hafta’ya, biraz da Sekreter’e benziyor. 9,5 Hafta Elizabeth McNeill ismini kullanan bir kadının hatıratından, Sekreter’se Mary Gaitskill’in Bad Behaviour adlı öyküsünden uyarlanan filmlerdi. İkisini de seyretmiştim ama uyarlandıkları kitapları okumamıştım. Gri vesilesiyle Gaitskill’in öyküsünü okudum, filmle hiç alakası olmasa bile gayet güzeldi. (Öykü ile film hakikaten bambaşka şeyler anlatıyorlar.) McNeill’ın hatıratının […]

Read More

GRİNİN ELLİ TONU: Milyonlarca okur yanılıyor olabilir mi?

E. L. James’in yazdığı Grinin Elli Tonu (Fifty Shades of Grey), 2011 tarihli bir roman. Fakat bir yıl içinde ulaştığı okur sayısı inanılmaz. İngiltere’de “tüm zamanların en çok okunan romanı” ünvanını alarak Harry Potter serisinin ilk kitabını geçtiği için de, kırılması zor bir rekorun sahibi. Aşağıda dünyanın bu en çok kazanan yazarından minik bir yazma […]

Read More

Dave Eggers ve başka ünlü yazarlar size mektup yazsın ister misiniz?

Posta kutunuzu açtığınıza sizin de içinize fenalıklar mı geliyor. Hadi Facebook ve Twitter notification’larının gelmesini bir şekilde önlediniz diyelim. Peki ama ya diğer saçma sapan e-postalar? Bankalardan, firmalardan gelen promosyonlar. Faturalar. Zincir mektup felaketleri? Hapishanenin dijital stili… Şahsen ben bunlardan feci şekilde sıkılıyorum. Haksızlık etmeyeyim, güzel, ilginç, okumaya değer şeyler de geliyor elbette ama sayıları […]

Read More

Sosyolog Lois Wacquant bu kez yumruklarını konuşturuyor

Bir ağır entelektüel düşünün: Fransız sosyolog Loïc Wacquant. Amerika’ya bir araştırma için davet ediliyor ve araştırma sahası olarak istenmeyen bir bölgeyi, siyahi gettolardan birindeki bir boks kulübünü seçiyor. Ve sonra kendini bile şaşırtarak orada 3,5 yıl kalıyor, eldiven giyerek kendini ringde kanıtlıyor hatta ciddi ciddi profesyonel olma kararı almaya hazırlanıyor. Bütün bunlar ve daha fazlası […]

Read More

BU ROMANI ÇALIN: Nedir bu fan fiction dedikleri?

Aşk ve Gurur ve Zombiler Seth Grahame-Smith’in yazdığı Domingo Yayınları etiketli kitabıyla ve şimdi de filmiyle hepimizi şaşırttı. Oysa sadece bir fan fiction ürünüydü. Fan fiction için “Geleceğin edebiyatı” diyenler var. Bazılarıysa “kötünün de kötüsü taklitlerden başka bir şey değil” diyor. Bana göre ise, müzikteki “cover” kavramının yazıdaki yansıması… Bir cover şarkı iyi bir şey […]

Read More

Ekmek, çay, sempati: MURAKAMİ’nin Türkiye seyahatnamesi

Dünyanın en popüler yazarı sayılan Japon romancı Haruki Murakami’nin 1980’lerin sonunda Türkiye’de uzun bir seyahate çıktığını, sonra da gözlemlerini kitap haline getirdiğini biliyor muydunuz? Bizde henüz yayınlanmamış olan bu kitapta Murakami genel olarak Türkiye’ye hayranlığını dile getiriyor ama eleştirel gözlemlerini aktarmayı da ihmal etmiyor… “Coğrafi ve tarihi açıdan bakınca, Türkiye nadir rastlanan türden yapayalnız bir […]

Read More

Asrın gerzeği: Paulo Coelho, James Joyce’tan iyiymiş!

Nezaketsiz başlığım için kusura bakmayın ama kendimi tutamadım. Anlatayım… James Joyce’un Ulysses’i birçok eleştirmene ve okura göre, 20. yüzyılın en büyük başyapıtı. Kendi adıma hiçbir zaman baştan sona eksiksiz bir şekilde okuyamamış olmama rağmen romanı her elime aldığımda, şurasını burasını karıştırdığımda büyüleniyorum. Her sayfası ateşli, her sayfası oyuncaklı, her sayfası tatlı… Paulo Coelho’ya göreyse Ulysses, […]

Read More

Natalie Portman ve J. Safran Foer soruyor: Bu tecavüz kaçınılmaz mı gerçekten?

Bir romancı niçin roman yazmaya ara verip “yediklerimizle” ilgili bir kitap yazmaya karar verir? Her sofraya oturuşumuzda çocuklarımıza bir hikaye anlattığımızı düşünen Amerikalı Jonathan Safran Foer, vejetaryen olmaya ve Hayvan Yemek adlı kitabı yazmaya, oğlu dünyaya geldiğinde karar vermiş. Ona temiz, düzgün, iyi kalpli, vicdan azapsız ve hormonsuz hikayeler bırakmayı istediği için… Foer’ın en büyük […]

Read More

Tavanarasındaki Buda: Haiku lezzetinde bir roman

Japon asıllı Amerikalı yazar Julie Otsuka’nın Tavan Arasındaki Buda adlı romanı gerçek bir olayı anlatıyor ve bize, bir toplumun kendi tavan arası temizliğini yapmasında edebiyatın ne büyük işlevi olduğunu gösteriyor. Haiku lezzetinde bir roman Julie Otsuka imzalı Tavan Arasındaki Buddha’nın tek karakteri var. 20’inci yüzyılın başında bir çöpçatan firma aracılığıyla eş bularak Amerika’ya göç eden […]

Read More

THE SECRET, 100 yıllık bir çocuk kitabından apartılmış

“Dünyanın başlangıcından bu yana harika şeyler keşfedildi. Son yüzyılda öncekilerden de hayret verici keşifler yapıldı. Yeni yüzyılda daha da hayret verici yüzlerce keşif yapılacak. (…) Son yüzyılda insanların keşfettiği yeni şeylerden biri de düşüncenin, saf düşüncenin elektrik bataryaları kadar güçlü olabileceği, bir insana gün ışığı kadar iyi gelebileceği ya da zarar verebileceğidir. Üzücü ve kötü […]

Read More

Hemingway, Faulkner, Adalet Ağaoğlu ve Tomris Uyar da reklam yıldızı olmuştu

Elif Şafak’ın bir kredi kartı reklamında oynaması hadise oldu. Sosyal medyada şaşıranlar, gözlerine inanamayanlar, şoke olanlar, öfkelenenler vardı… Oysa Şafak reklamda görünen ilk yazar değildi. Ne Türkiye’de, ne de dünyada… Hemingway, Emile Zola, Steinbeck, Faulkner içki, William S. Burroughs, Jack Kerouac kıyafet, Stephen King ve Kurt Vonnegut Jr. kredi kartı reklamlarında oynamışlardı.  Tabii reklamlarda oynayan […]

Read More

Lütfen şahsi masumiyet müzenizi tasarlamaya hemen başlayın

Orhan Pamuk, “Müzelerimizin geleceği evlerimizin içindedir” diyor. Bu yazı bundan yola çıkarak yazıldı. İnsan yeterince büyüyünce, olgunlaşınca anlıyor; hayatına ve varoluşuna sahip çıkmanın, birey olmanın bir yolu da hatırlamak. Her şeyi; şarkıları, yazıları, yüzleri, nesneleri, tatları, kokuları, duyguları, olup bitenleri, gerçekleşenleri, gerçekleşemeyenleri… O yüzden lütfen Masumiyet Müzesi’ni gezerken, kendi şahsi müzenizin muhtevasını tasarlamayı da ihmal etmeyiniz. […]

Read More

Murakami’nin editörü anlatıyor: “1Q84 gezegeninin çekirdeğindeki ağırlık merkezi aşk”

Handan Akdemir’i gazeteci olarak tanıdım. Hayatımın en zor dönemlerinden birinde yanımda olan, beni destekleyen meslektaşlarımdan biriydi. Aynı kitapları seviyor, aynı ideallerin peşinde koşuyor ve kendimizi aynı insanların yanında iyi hissediyorduk… Tanıdığım en maharetli kalemlerden biri olan Handan daha sonra ani bir kararla gazeteciliği bırakıp yayın dünyasına geçti. Şimdi uzun süredir Doğan Kitap’ın editörlerinden biri. Haruki […]

Read More

Simon Garfield’dan şahane kitap: “Tam Benim Tipim”

Bugünlerde Calibri adını çok duyuyoruz. Calibri dünyanın en çok kullanılan yazı fontu. Bizim hayatımıza girme sebebiyse Balyoz Davası. İyi ama bir yazı fontu böylesine kapsamlı bir davanın seyrini değiştirebilir mi? “Nedir bu Calibri’nin aslı astarı” diye merak etmek bizim de hakkımız değil mi? Simon Garfield’dan şahane kitap: “Tam Benim Tipim” Bugünlerde hayatımıza Calibri denen bir […]

Read More

Yazarların düş gördükleri, acı çektikleri, âşık oldukları ve uyandıkları o yer

Yazarların evleri, kütüphaneleri filan derken sıra onların en mahrem alanlarına, yatak odalarına geldi. Bu yakınlarda taşınacağım ya; o yüzden internetteki dekorasyon sitelerini gezip duruyorum. The Apartment Therapy’deki habere resmen bayıldım. En sevdiğim birkaç yazarın yatak odalarını görmek muhteşemdi. O odaların sevgili yazarlarımın âşık oldukları, hayal kurdukları, uyudukları, düş gördükleri, öfkelendikleri, belki ağladıkları, yaralarını iyileştirdikleri ve […]

Read More