Egoist okur

KARAR ANI: Çanlar kimin için çalıyor?

Bertolt Brecht son oyunu Galileo Galilei için Danimarka’da atom fizikçisi Niels Bohr’dan bilgi alır. Militan yazar Jorge Semprún, henüz 15 yaşındadır. İnsan ruhunun karanlık köşelerini keşfetmeye kararlı olan Yahudi kökenli Avusturyalı psikanalist Sigmund Freud, ülkesini işgal eden Nazilerden gelen ölüm tehditleri yüzünden, 82 yaşında ülkesini terk ederek Londra’ya yerleşir. Nobel ödüllü büyük romancı Thomas Mann […]

Read More

42’nin gizemi: “Mutluluk karşına tesadüfen çıkar ama tesadüfü sen yaratırsın”

Alain de Botton’un ünlü Hayat Okulu’nun kurucularından Mark Vernon’un 42 Derin Düşünce adlı kitabı, mutluluk, politika, aşk, seks, evlilik, savaş, yemek, oyun, ölüm, uyku, kader, tatil gibi kavramlardan yola çıkarak hayatımızı nasıl güzelleştireceğimiz üzerine felsefi bir deneme kitabı… Aşağıdaki açıklamalara rağmen ben 42’nin Lewis Carroll’un Alice’inden apartıldığını düşünüyorum o da ayrı konu. Anlamak için şu […]

Read More

Neil Gaiman, Tom Robbins ve Joseph Campbell rüyalarda buluşuyor

Coraline’ı okuduğum günden beri, yani neredeyse bir sekiz on yıldır Neil Gaiman’a hastayım. Görkemli Sandman külliyatına rağmen en sevdiğim kitabı hâlâ o. Ama Stardust’a, öykülere ve masallara da itirazım yok. Zevkle okuyorum. Hatta Gaiman’ın Rudyard Kipling’in The Jungle Book adlı romanından ilham alarak yazdığı The Graveyard Book’u bile sevdim. Amerikan Tanrıları’nı birkaç yıl önce kötü […]

Read More

“Tibet’in Gençlik Pınarı”, hangi klasik romandan çalındı?

Mutluluğu, dinginliği, aşkınlığı keşfetmek isterken, tüh, ne şans, serveti keşfeden yazarlar var. Tanrı’yla Sohbet kitaplarının yazarı Neale Donald Walsh da onlardan. Ama işe bakın ki bir yazısı çalıntı çıkmış. Yazıya göre, oğlunun okulundaki Noel hazırlıkları sırasında Walsh’a mucizevi bir varlık görünmüş ve böylece yazarımız hayata ve Tanrı’ya dair yepyeni bir şey keşfetmiş. Olabilir tabii, neden […]

Read More

OĞUZ ATAY dövmeli adam

Hakan Günday’ın masalsı karakterler aracılığıyla şiddetin gizli açık her halini sergileyen romanı Az, alışılmadık bir dünyaya davet ediyor bizi. Gene de şiddetin değil, yazının gücünü taşıyor bu roman. Öyle ya; başrollerde, alfabenin birinci harfiyle başlayan “Acı” ve yirmi dokuzuncu harfiyle başlayan “Zevk” var. İlk ve son. Sırayla sahne alıyor, sonsuz bir alışveriş içinde büyürken, “az”dan “çok”a […]

Read More

Biçki dikiş ve Amerikan gotiği

Oyuncak ayılarla yaşayan bir küçük kız. Adı, Lonely Doll, yani Yalnız Bebek… Yaratıcısı ise fotomodel, fotoğrafçı, yazar, terzi Dare Wright… İnce, zarif, kırılgan bir ebedi çocuk… Sosyetik ailesinin göz bebeği olarak büyüyor, kimbilir ruhundaki hangi fırtınaların sonucunda adeta patlarcasına ortaya çıkan kitaplarının çocuklar için zararlı bulunarak yasaklandığını öğrenerek ölüyor. Arada olanlar da işte bu yazıda… […]

Read More

Şahane 1 kitap: Kalp kırıklığı öldürür mü?

Amerikalı eskrimci, balıkçı, kedi dostu ve yazar Paul Gallico’nun kaleme aldığı Thomasina, insanla hayvanın, ölümle hayatın, iyilikle kötülüğün, yaşama sevinciyle kederin, bilimle doğanın, inançla inançsızlığın, Hıristiyanlıkla Paganlığın savaş alanı diye özetlenebilecek bir masal. Neyse ki, iyi biten bir masal… Bu dünyanın dertli insanlarının dertlerine deva aramak yerine çoğu zaman bile isteye cehennemi seçtiklerini, kendilerini ve […]

Read More

ALACAKARANLIK’tan önce Kerime Nadir’in DEHŞET GECESİ romanı vardı

Vampirlerin gizemli cazibesini, karşı konulmazlığını ve güzelliğini Alacakaranlık serisiyle tüm dünyaya yeniden hatırlatan Stephenie Meyer’den çok önce Kerime Nadir vardı. Pek bilinmez ama genelde Hıçkırık, Samanyolu gibi kitaplarıyla gündeme gelen romans kraliçesi Kerime Nadir, kahramanlarından biri vampir olan bir aşk hikayesinin de yaratıcısıydı. Yazar, Dehşet gecesi adlı romanında bir dişi vampirin şatosuna, yani Kızıl Puhu Malikanesi’ne […]

Read More

MIDDLESEX: Ne kadın ne erkek olmak

Jeffrey Eugenides’in romanı Middlesex’i, yazarın hazırladığı bir öykü antolojisini elime alınca hatırladım. Kitabın, Solmaz Kamuran’ın nefis çevirisine rağmen bizde pek az okunmasının sebebini inanın bilmiyorum. Belki gerçekten zihinlerimizdeki maço şeytanlarla baş edemediğimiz için, belki de melezliğin hoşgörüsüzlük karşısında insana bahşedilmiş en büyük lütuflardan olduğunu anlamadığımızdan… Ama siz öyle yapmayın, kendini keşfetme sürecinde olağanüstü maceralar yaşayan […]

Read More

Henry James ve YAZARLIK CEHENNEMİ

19. yüzyılın en önemli edebiyatçılarından Henry James refah içinde yaşanan ideal bir yazarlık hayatı mı sürdü, yoksa kıskançlığı ve para hırsıyla kendi cehennemini mi inşa etti? Bir roman bunun cevabını elbette veremez, ama üzerine düşünmenizi sağlayabilir… Henry James ve YAZARLIK CEHENNEMİ Konu edebiyat, cinayet ve kötülük olunca aklıma ister istemez Georges Bataille’ın yapıtı Edebiyat ve […]

Read More

Yıldız Savaşları’nın yönetmeni George Lucas’tan Halide Edib belgeseli

Halide Edib’in feminist hareketin başlatıcılarından biri olarak şöhreti yurtdışında bizdekinden daha büyük. Ayrıca popüler kültürde de önemli bir yeri var. Mesela Yıldız Savaşları ve Indiana Jones gibi efsane filmlerin yaratıcısı George Lucas’ın bir Halide Edib belgeseli çektiğini biliyor muydunuz? “Boyun eğme ekolünden olmayan iki kadın” Yıldız Savaşları’nın yönetmeni George Lucas’tan Halide Edib belgeseli İpek Çalışlar, […]

Read More

Datça’da sudanlı bir mülteci, Konya’da bir caz davulcusu: Türkiye’de yazılan yabancı romanlar

Caz davulcusu ve romancı (ve gönüllü sufi) Rafi Zabor, Pen/Faulkner ödülüne layık bulunan ilk kitabı Ayı Eve Dönüyor‘u Konya’da yazmış.  Pulitzer adayı Dave Eggers, Sudanlı mülteci Valentino Achak Deng’in hayat hikayesi Ne Nedir‘i Datça’da kaleme almış. Tarihçi Jason Goodwin bir kitabını altı ay İstanbul’u yürüyerek gezerken tasarlamış. (Kendisi, Osmanlı döneminde geçen Yeniçeri Ağacı gibi polisiyeler yazmaya devam ediyor.) Ama biliyor musunuz, Türkiye’de yazılan […]

Read More

Kütüphane kedileri hakkında bilmedikleriniz

Dünyada, “Kediler kütüphanelere çok yakışır” diyen bir gelenek var. Geleneği başlatan da hayatı bizde de kitap olarak çıkan Iowalı entelektüel kedi Dewey. Bir kış vakti posta kutusunun içinde donmak üzereyken kütüphane müdürü tarafından bulunan ve 20 yıl boyunca kütüphanede bakılan bu güzeller güzeli sarman Japonya’dan Yeni Zelanda’ya sayısız gazeteye manşet, dergiye kapak olmuş ve sonunda […]

Read More

Mutfakta yazan kadınlar

Kitapçı dükkanlarının raflarını hikayesi mutfakta geçen, hayatı ve aşkı mutfak terimleriyle açıklayan romanlar süslüyor artık. Güney Amerika’dan, İngiltere’den, Türkiye’den yazarların arasına Sufle adlı romanıyla Aslı E. Perker de katıldı. İşte Perker’in ve dünyanın farklı yerlerinden öteki kadın yazarların mutfağa dair -ve muutfakta- yazdıkları… Mutfakta yazan kadınlar 19. yüzyıl İngiliz edebiyatının büyük ismi romancı Jane Austen […]

Read More

FLASH FICTION: Altı kelimeyle öykü yazılır mı?

Hayatımızın her alanına hakim olmaya başlayan internetin icadıyla edebiyat da değişmeye, farklılaşmaya başladı. Dijital yayıncılıktan söz etmiyorum, üsluba ait değişimlerden söz ediyorum. Yeni edebiyat türlerinin en yaygın olanıysa “flash fiction”… Çok kısa öykü anlamına geliyor. Anlaşılan ne kimsenin uzun uzun yazmaya zamanı var, ne de uzun uzun okumaya… Murakami’den bir aşk öyküsü: Yüzde 100 Kusursuz […]

Read More