Biçki dikiş ve Amerikan gotiği
Oyuncak ayılarla yaşayan bir küçük kız. Adı, Lonely Doll, yani Yalnız Bebek… Yaratıcısı ise fotomodel, fotoğrafçı, yazar, terzi Dare Wright… İnce, zarif, kırılgan bir ebedi çocuk… Sosyetik ailesinin göz bebeği olarak büyüyor, kimbilir ruhundaki hangi fırtınaların sonucunda adeta patlarcasına ortaya çıkan kitaplarının çocuklar için zararlı bulunarak yasaklandığını öğrenerek ölüyor. Arada olanlar da işte bu yazıda… […]
Read MoreŞahane 1 kitap: Kalp kırıklığı öldürür mü?
Amerikalı eskrimci, balıkçı, kedi dostu ve yazar Paul Gallico’nun kaleme aldığı Thomasina, insanla hayvanın, ölümle hayatın, iyilikle kötülüğün, yaşama sevinciyle kederin, bilimle doğanın, inançla inançsızlığın, Hıristiyanlıkla Paganlığın savaş alanı diye özetlenebilecek bir masal. Neyse ki, iyi biten bir masal… Bu dünyanın dertli insanlarının dertlerine deva aramak yerine çoğu zaman bile isteye cehennemi seçtiklerini, kendilerini ve […]
Read MoreALACAKARANLIK’tan önce Kerime Nadir’in DEHŞET GECESİ romanı vardı
Vampirlerin gizemli cazibesini, karşı konulmazlığını ve güzelliğini Alacakaranlık serisiyle tüm dünyaya yeniden hatırlatan Stephenie Meyer’den çok önce Kerime Nadir vardı. Pek bilinmez ama genelde Hıçkırık, Samanyolu gibi kitaplarıyla gündeme gelen romans kraliçesi Kerime Nadir, kahramanlarından biri vampir olan bir aşk hikayesinin de yaratıcısıydı. Yazar, Dehşet gecesi adlı romanında bir dişi vampirin şatosuna, yani Kızıl Puhu Malikanesi’ne […]
Read MoreMIDDLESEX: Ne kadın ne erkek olmak
Jeffrey Eugenides’in romanı Middlesex’i, yazarın hazırladığı bir öykü antolojisini elime alınca hatırladım. Kitabın, Solmaz Kamuran’ın nefis çevirisine rağmen bizde pek az okunmasının sebebini inanın bilmiyorum. Belki gerçekten zihinlerimizdeki maço şeytanlarla baş edemediğimiz için, belki de melezliğin hoşgörüsüzlük karşısında insana bahşedilmiş en büyük lütuflardan olduğunu anlamadığımızdan… Ama siz öyle yapmayın, kendini keşfetme sürecinde olağanüstü maceralar yaşayan […]
Read MoreYıldız Savaşları’nın yönetmeni George Lucas’tan Halide Edib belgeseli
Halide Edib’in feminist hareketin başlatıcılarından biri olarak şöhreti yurtdışında bizdekinden daha büyük. Ayrıca popüler kültürde de önemli bir yeri var. Mesela Yıldız Savaşları ve Indiana Jones gibi efsane filmlerin yaratıcısı George Lucas’ın bir Halide Edib belgeseli çektiğini biliyor muydunuz? “Boyun eğme ekolünden olmayan iki kadın” Yıldız Savaşları’nın yönetmeni George Lucas’tan Halide Edib belgeseli İpek Çalışlar, […]
Read MoreDatça’da sudanlı bir mülteci, Konya’da bir caz davulcusu: Türkiye’de yazılan yabancı romanlar
Caz davulcusu ve romancı (ve gönüllü sufi) Rafi Zabor, Pen/Faulkner ödülüne layık bulunan ilk kitabı Ayı Eve Dönüyor‘u Konya’da yazmış. Pulitzer adayı Dave Eggers, Sudanlı mülteci Valentino Achak Deng’in hayat hikayesi Ne Nedir‘i Datça’da kaleme almış. Tarihçi Jason Goodwin bir kitabını altı ay İstanbul’u yürüyerek gezerken tasarlamış. (Kendisi, Osmanlı döneminde geçen Yeniçeri Ağacı gibi polisiyeler yazmaya devam ediyor.) Ama biliyor musunuz, Türkiye’de yazılan […]
Read MoreKütüphane kedileri hakkında bilmedikleriniz
Dünyada, “Kediler kütüphanelere çok yakışır” diyen bir gelenek var. Geleneği başlatan da hayatı bizde de kitap olarak çıkan Iowalı entelektüel kedi Dewey. Bir kış vakti posta kutusunun içinde donmak üzereyken kütüphane müdürü tarafından bulunan ve 20 yıl boyunca kütüphanede bakılan bu güzeller güzeli sarman Japonya’dan Yeni Zelanda’ya sayısız gazeteye manşet, dergiye kapak olmuş ve sonunda […]
Read MoreMutfakta yazan kadınlar
Kitapçı dükkanlarının raflarını hikayesi mutfakta geçen, hayatı ve aşkı mutfak terimleriyle açıklayan romanlar süslüyor artık. Güney Amerika’dan, İngiltere’den, Türkiye’den yazarların arasına Sufle adlı romanıyla Aslı E. Perker de katıldı. İşte Perker’in ve dünyanın farklı yerlerinden öteki kadın yazarların mutfağa dair -ve muutfakta- yazdıkları… Mutfakta yazan kadınlar 19. yüzyıl İngiliz edebiyatının büyük ismi romancı Jane Austen […]
Read MoreFLASH FICTION: Altı kelimeyle öykü yazılır mı?
Hayatımızın her alanına hakim olmaya başlayan internetin icadıyla edebiyat da değişmeye, farklılaşmaya başladı. Dijital yayıncılıktan söz etmiyorum, üsluba ait değişimlerden söz ediyorum. Yeni edebiyat türlerinin en yaygın olanıysa “flash fiction”… Çok kısa öykü anlamına geliyor. Anlaşılan ne kimsenin uzun uzun yazmaya zamanı var, ne de uzun uzun okumaya… Murakami’den bir aşk öyküsü: Yüzde 100 Kusursuz […]
Read MoreOkumak Kraliçe’yi bozar mı?
Alan Bennett‘ın yazdığı ve birçoklarınca hâlâ tehlikeli bir eylem sayılan okumanın, iktidara en önce iktidardakilerin karşı çıkacağı ideal bir dünyayı mümkün kılabileceğini anlatan Kraliçe Kitap Okursa, en sevdiğim kitaplardan biri. İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in nasıl “egoist bir okur” ve şefkatli bir insan haline geldiğini hatta daha ötesini hayal ediyor. Tevfik Uyar: Pardon, siz hâlâ astrolojiye […]
Read More“Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı”nın hikayesi
15 Mart 1991 tarihinde ‘Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı’ adlı roman Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanmıştı. Kitabın yazarı Nurten Ay gidip ödülünü bizzat aldı, hatta gazetelere ve televizyona bol bol da röportaj verdi. Fakat inandırıcılığı zedeleyen bir şey vardı, yazarda ve kitabında; jigsaw puzzle’ın iki uyumsuz parçası gibiydiler. Nurten Ay’ın o kitabı gerçekten yazıp yazmadığı yıllarca […]
Read MoreNe kadar okumuşsan o kadar çoksun…
Çocuktum, zamanı hızlandırıp yeryüzünü şahsi alanın haline getirmenin en garantili ve güzel yolu kitap okumaktı. Kitaplar beni alıp başka yerlere götürürdü… Okumak Kraliçe’yi bozar mı? Ne kadar okumuşsan o kadar çoksun Marcel Proust “Bize yaşanmamış gibi gelen çocukluk yıllarımızda, çok sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz günler kadar dolu dolu yaşanmış başka bir zaman belki yoktur” diyor. […]
Read MoreBenim de bir yazı evim olsa!
Birkaç yılda bir taşınmak isterim ben, iyi gelir ruhuma, canlanırım… Bir sürü gereksiz eşyayı atarım, artık seyretmeyeceğim filmlerin DVD’lerini ve bir daha okumayacağım kitapları isteyenlere dağıtırım, onlar gittikçe ben ferahlarım. Bugünlerde gene taşınmak istiyorum, tabii aynı zamanda üşengecin teki olduğum için sanırım bu taşınma projesi gerçekleşmeyecek ama olsun, hayalini kurmak bile güzel. Burası kime ait […]
Read More“Neden ağlıyordum, yoksa biri mi ölmüştü? Ben ölmüştüm!”
Ray Bradbury sevdiğim bir yazardı. Ama hayatımın en mutsuz günlerinden birinde internette karşıma çıkan üç beş satırıyla imdadıma koşacağı doğrusu aklımın ucundan bile geçmemişti. Onun kitapların ve tutkuların yok edilmek istendiği karanlık bir çağda insanları kitaba dönüştürmek gibi radikal bir eylem planı yarattığını unutmuş olmalıyım… İşte Ray Bradbury’nin bir hayranına yazdığı mektup ve benim için […]
Read More








