Egoist okur

Umberto Eco, Prag Mezarlığı’nı niçin yazdı?

“Sevgiye adanmış sayısız roman var ama artık sevgiden çok daha yaygın bir duygu olan nefreti anlatmak için bir roman yazmanın zamanı gelmişti. Yaygın; çünkü nefret olmasaydı, savaş, suç ve ırkçılık da olmazdı. Sevgi, seçicidir (“Seni seviyorum, sen de beni seviyorsun, öyleyse dünyanın geri kalanı bizim ilişkimizin tamamen dışında.”) Nefretse tümüyle kolektif ve toplumsaldır. Mesela bir […]

Read More

Paul Auster: Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmasa, yazar olmayacaktı!

Yeniden yayınlanan “Yalnızlığın Keşfi” dolayısıyla… Paul Auster’ı niçin seviyoruz? Kitapları bize ne hatırlatıyor? Hayatta sıfır noktasına gelmek ne demektir, neye yarar? Peki ya Auster’ın pek alelacayip diyebileceğim sıfır noktasından çıkış hikayesi… Hepsi bu yazıda. Buyurun okuyun. Gülenay Börekçi Paul Auster: Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmasa, yazar olmayacaktı! Ay Sarayı, Şans Müziği, Son Şeyler Ülkesinde, Yanılsamalar Kitabı, […]

Read More

Prenses ve kurbağanın masalı: VAROLUŞÇU BİR AŞK HİKAYESİ

‘Ateş Karınlı’ diye bir kitap var elimde, J. C. Michaels yazmış. Bildiğimiz ‘Kurbağa Prens’in harikulade bir versiyonu; ilk yarısı çocuklara, ikinci yarısı yetişkinlere seslenen bir ‘melez’ kitap. Kahramanı, evcil bir hayvan olarak rahat bir hayat sürmekle vahşi doğada tekinsiz maceralara atılmak arasında seçim yapmaya çalışan bir kurbağa. Gülenay Börekçi Prenses ve kurbağanın masalı: VAROLUŞÇU BİR […]

Read More

Nazım Hikmet ve Karl Detroit’in hikayesi

Salacak açıklarında yer alan tarihi Kız Kulesi, İstanbul’un simgelerinden biri. Hakkında çok efsane biliyoruz, şairlerin şiirlerine konu olduğunu, hatta Nazım Hikmet’in 12 yıllık hapishane hayatından kurtulduğu ilk gün onu seyretmeye gittiğini bile… Ama Kız Kulesi’nin Karl Detroit adlı bir Alman’la ilgili pek azımızın bildiği müthiş bir hikayesi daha var. Yazının devamında nasılsa okuyacaksınız, şimdilik şu kadarını […]

Read More

En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacak!

Nobel Edebiyat Ödülünü bu yıl İsveçli şair Tomas Tranströmer kazandı. Ben de bu vesileyle “Nobel’den de Öte” adlı kitaptan söz etmek istedim. Kitap, İspanyol gazeteci Xavi Ayén’in 16 Nobelli yazarla yaptığı röportajlardan oluşuyor. Orhan Pamuk da var. Gülenay Börekçi En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacaksa… Nobel Edebiyat Ödülünü son olarak İsveçli […]

Read More

Aykırı bir aydının anısına: Walter Benjamin

Gazeteci arkadaşım Figen Yanık bu kez Walter Benjamin’i yazdı.  Hem Benjamin’i ölümünün 71. yılında anmak, hem de yazarın Pasajlar ve Tek Yön gibi kitaplarını yayımlayan Yapı Kredi Yayınları’nın dikkatini çekmek için. Böylece belki bu kitapların ilk sayfasında, yani Benjamin’i tanıtan bölümde, “26 Eylül 1940’ta Port-Bou (Fransa) yakınlarında öldü” cümlesi düzeltilebilir. Son istasyonu Portbou’ydu Nazi zulmünün […]

Read More

Hangisi elzem: “Saf ve Düşünceli Romancı” mı, Katy Perry parfümü mü?

“Romanlar ikinci hayatlardır” cümlesiyle başlıyor Orhan Pamuk’un yeni kitabı. Ve roman okurken zihnimizin ne şekilde işlediğini araştırıyor. Okurken insan zihninin bir tarafı, romanın karakterler, olaylar, mekânlar, nesneler, renkler, tatlar, kokular aracılığıyla yarattığı devasa manzaranın, daha doğrusu bir nevi düşsel müzenin tadını çıkarıyor. Bu bizim kendi gerçekliğimizi terk ederek romanın içine girme, onun bir parçası haline […]

Read More

Selanik’te Sonbahar’da artık Amy Winehouse da var

Tuna Kiremitçi’nin hayaletlere karışıp yazdığı yeni romanı Selanik’te Sonbahar’ı okudunuz mu? Roman seviyorsanız okumamanız bir kayıp. Müzik seviyorsanız iki kat kayıp. Kitabı zaten okumuş olanlar karakterler arasında 27 yaşında ölüp giden dört büyük müzisyenin, yani Jim Morrison, Kurt Cobain, Jimi Hendrix ve Janis Joplin’in bulunduğunu zaten biliyorlardır. Bundan sonra okuyacaklara gelince; onlar adadaki çam ağaçlarının arasında bir […]

Read More

Osmanlı hanımlarından ve Seferad Yahudilerinden tarifler

Ruhun Gıdası Kitaplar’dan çıkan “Osmanlı Hanımları Mutfakta” ve Okuyan Us Yayınları’ndan çıkan “Reca’nın Mutfağı”, kitaplığımda olmasından mutlu olduğum iki kitap… Gülenay Börekçi MUTFAK KÜLTÜRÜ Osmanlı Hanımları Mutfakta  “Osmanlı Hanımları Mutfakta” 1880-1926 arasında yayınlanmış Osmanlıca kadın dergilerinde yemekle ilgili makalelerin derlemesinden oluşuyor. Evin Tertip ve Tanzimi’yle başlıyor, Yemek Hıfzısıhhası ve Doktorca Aşçılıkla sürüyor. Makalelerin bir kısmı […]

Read More

K. Aycan Aşkım Saroğlu’dan kan kırmızı tutku hikayeleri

“Büyüklerin masallar, rüyalar anlattığı evlerde büyüdüm. Dünya acıttığında masallara kaçardım. Onlarda kötü cadılar, iyi kalpli kızlar, yakışıklı prensler, acımasız avcılar vardı. Sonunda iyilerin kazandığı, o büyülü dünya aslında bir tek şeyi öğretir insana: bilinçaltının derinliklerine yolculuğu. Bilinçaltı cadısı ise ‘gerçekler’le hareket eden bilincin aksine sembollerle çalışır. Kötülüğü resmetmek için bir ‘Kötülükçü’ uydurabilir, barış dolu bir […]

Read More

David Foster Wallace’a göre hayat: İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler

2008’de intihar eden yazar David Foster Wallace’ın İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler adlı kitabı bir süre önce çıktı. Kapakta, kafasına koskoca bir kesekağıdı geçirdiği için ne derece iğrenç olduğunu kestiremediğimiz bir adam var. Bu adamın ve diğerlerinin iğrençlik seviyesini anlamak için Wallace’ın öykülerini okumanız gerekiyor. Gülenay Börekçi David Foster Wallace’a göre hayat Okuduysanız bilirsiniz, David Foster […]

Read More

KARAR ANI: Çanlar kimin için çalıyor?

Bertolt Brecht son oyunu Galileo Galilei için Danimarka’da atom fizikçisi Niels Bohr’dan bilgi alır. Militan yazar Jorge Semprún, henüz 15 yaşındadır. İnsan ruhunun karanlık köşelerini keşfetmeye kararlı olan Yahudi kökenli Avusturyalı psikanalist Sigmund Freud, ülkesini işgal eden Nazilerden gelen ölüm tehditleri yüzünden, 82 yaşında ülkesini terk ederek Londra’ya yerleşir. Nobel ödüllü büyük romancı Thomas Mann […]

Read More

42’nin gizemi: “Mutluluk karşına tesadüfen çıkar ama tesadüfü sen yaratırsın”

Alain de Botton’un ünlü Hayat Okulu’nun kurucularından Mark Vernon, Sel Yayınları sayesinde artık Türkçe’de. Yazarın 42 Derin Düşünce adlı kitabı, mutluluk, politika, aşk, seks, evlilik, savaş, yemek, oyun, ölüm, uyku, kader, tatil gibi kavramlardan yola çıkarak hayatımızı nasıl güzelleştireceğimiz üzerine felsefi bir deneme kitabı… Gülenay Börekçi Otostopçunun şifreli rehberi Galaksinin ücra bir köşesinde tamamen önemsiz […]

Read More

Neil Gaiman, Tom Robbins ve Joseph Campbell rüyalarda buluşuyor

Coraline’ı okuduğum günden beri, yani neredeyse bir sekiz on yıldır Neil Gaiman’a hastayım. Görkemli Sandman külliyatına rağmen en sevdiğim kitabı hâlâ o. Ama Stardust’a, öykülere ve masallara da itirazım yok. Zevkle okuyorum. Hatta Gaiman’ın Rudyard Kipling’in The Jungle Book adlı romanından ilham alarak yazdığı The Graveyard Book’u bile sevdim. Amerikan Tanrıları’nı birkaç yıl önce kötü […]

Read More

Çocuğunuz mu, köpeğiniz mi?

Yanan bir evde içlerinden sadece birini kurtarabileceğiniz iki canlı var: Çocuğunuz ve köpeğiniz. Hangisini seçersiniz? Köpeğin yerinde Rahibe Teresa olsa yanıtınız değişir mi? Köpeği tanımasanız bile, ya içerdeki insan Hitler olsa? Peki biri çocuk, diğeri yaşlıysa? Bu durumda çocuğu seçmeniz ne anlama gelir? Bu trajik soruların en iyileştirici yanıtları Gary L. Francione’nin İletişim’den çıkan “Hayvan […]

Read More