Egoist okur

BİZ MEKTUP YAZARDIK: Bir dönemin mektupları…

Bedri Rahmi’nin hem kendi yakınları hem de yakın tarihimizin önde gelen sanatçıları, siyasetçileri ve iş adamlarıyla mektuplaşmalarından oluşan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” 20 Haziran’a kadar gezilebilecek. Sergide yakın tarihimize ayna tutan bu mektupların yanı sıra sanatçının eserlerinden seçmeler de yer alıyor. Bir dönem sanatçıların çektiği maddi sıkıntılara da şahit […]

Read More

Kazuo Ishiguro, Pauline Kael ve ihtiyarlığa dair birkaç fikir

Amerikalı sinema eleştirmeni Pauline Kael, başrollerini Sean Connery ile Audrey Hepburn’ün paylaştığı “Robin ve Marian” filminden bahsederken, “zenginden çalıp fakire veren” soyguncu Robin Hood ile karısı Marian’ın yaşlılık yıllarını anlatan filmin gerçek bir kahramanlık hikayesi olduğunu söylemişti. “Filmlerde kahramanlar hep gençtir, yaşlılarsa genellikle yan unsur olur, en iyi ihtimalle gençlere yol gösterirler. Tabii ayaklarına bağ […]

Read More

Sylvia Plath soruyor: Şiir kibirli bir sanat mıdır?

Sylvia Plath Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Johnny Panik ve Rüyaların Kutsal Kitabı”ndaki bu yazıda, romancıların yapabildiği bazı şeyleri bir şair olarak asla yapamayacağını anlatıyor. Mesela “Belki şiirin kibirli olduğunu ima ederek bazı şairleri kızdıracağım, şiirin her şeyi konu edebileceğini söyleyecekler bana” diyor ve ekliyor: “Ama asla bir şiire diş fırçasını dahil etmedim.” Tartışılabilir tabii ama ben […]

Read More

Sevinç çığlıklarımı duyabiliyor musunuz?

Yıllardır beklediğim kitap nihayet çıktı. Şimdi bir süredir unuttuklarımı hatırlıyor, bilmediklerimi keşfetmek istiyorum. Ve elime Selim İleri’nin “Edebiyatta Sevdiğim Romanlar Kılavuzu”nu alıp sahaf turlarına çıkıyorum. “Masum geçinenlerin hiçbiri iktidardakilerden daha az kötü değil” Sevinç çığlıklarımı duyabiliyor musunuz? “Edebiyatta Sevdiğim Romanlar Kılavuzu”nu anlatmadan önce kadri bilinmemiş eserleri her vesileyle hatırlaması, hatırlatması açısından edebiyatta hakkaniyetin, merhametin de […]

Read More

Şarlatanlığın, hurafelere teslim olmanın, aptallığın tarihi

“Tarihi iki defa okuruz, ilk okumada kullanılabilir ‘gerçeklerin’ peşine düşeriz. Bu bir papazın İncil’i okuması gibi bir şeydir. İkincisinde bu işin aslı neymiş diye okuruz. Bu da bir bakıma şeytanın İncil’i okuması gibidir.” Lars Morris Şarlatanlığın Tarihi’nde okuyucuyu ikinci tür bir tarih okumasına kışkırtıyor. Değişik çağlarda yaşayan insanların ruhsal labirentlerinde dolaştırıyor, çalınmamış kapıları aralıyor. Şarlatanlığı […]

Read More

Kişisel arşivlerde İstanbul belleği

İstanbul Şehir Üniversitesi, “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi çerçevesinde ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve vakanüvis Taha Toros‘un uzun yıllar boyunca biriktirdiği ve özenle koruduğu arşivini kütüphanesine kazandırdı. “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi Ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve “vakanüvis” Taha Toros, 1910’da Adana’nın Tarsus ilçesinde doğdu. 2012’de öldüğünde ise ardında 37 kitap ve çok büyük bir arşiv […]

Read More

Aşkın sihri, simyası, ilmi, matematiği…

Aşk ve evlilik terapisti Ayala Malach Pines’in İletişim’den çıkan Aşık Olmak: Sevgililerimizi Neye Göre Seçeriz adlı kitabına göre, gerçek aşkın gizli çöpçatanları benzerlik, uygunluk, yakınlık… Ve hiçbir ilişki tesadüf değil. Hiçbir ilişki tesadüf değildir! Boy pos ya da güzellik dereceleri bakımından birbirine hiç de uygun görünmeyen çiftlere siz de eminim defalarca rastlamışsınızdır. “Bu kadın o […]

Read More

Andrew Miller’dan SAF: Ölülere yetmeyen bir mezarlık…

Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Saf”, son zamanlarda gördüğüm en güzel kitap kapağı olarak çarptı beni önce. Kitabın Costa dahil birçok önemli ödüle layık bulunduğunu öğrendikten sonra tarihle edebiyatı kusursuz şekilde buluşturabildiği için “Yeni Hilary Mantel” olarak selamlanan Andrew Miller’la -romanı vasıtasıyla- tanışmaya karar verdim. Saf çok iyi bir roman. Üstelik bize gayet aşina temalardan söz ediyor. Onunla […]

Read More

Aşk mektupları: Havada uçuşan leziz öpücükler…

“Son sayfayı yazarken, kağıdın üzerine birbiri ardına gözyaşları düşmeye başladı. Ama neşelenmeliyim -yakala!- şaşırtıcı sayıda öpücük uçuyor havada. Şeytan! Havada kaynıyorlar! Ha ha! Üçünü yakaladım. Harikulade lezzetliler!” Yukarıdaki alıntı Wolfgang Amadeus Mozart’ın karısı Constanze’a yazdığı mektuptan. Kelimeleri nasıl müzikal bir tarzda kullandığını fark ettiniz mi? Okuyun, üzerine tarihe damga vuran birkaç şahane aşk mektubuna daha göz […]

Read More

KAYBOLMAK GÜZELDİR: 7 adımlık eylem planı

Bir arkadaş sohbetinde bir itiraf çıktı ağzımdan. “Son zamanlarda bana bir hal oldu, dua ederken bile artık daha disiplinli, vaktini daha iyi kullanan biri olmayı dilemeye başladım” deyiverdim… Bu ara hep dağılıyorum çünkü ve kendimi toparlamanın, şöyle bambaşka, hiç değilse daha akıllı uslu biri olmanın yolunu arıyorum. Bu yılbaşı dilekleri yazısı da böyle çıktı. Kıssadan […]

Read More

Bir kelimenin ne önemi var!

Bu yıl, Antoine de Saint-Exupéry’nin ünlü kitabının hem yıllardır beklenen sinema uyarlaması gösterime girecek hem de telif hakları yasası gereği isteyen herkes artık bu dünyanın en çok satan üçüncü kitabını beş kuruş ödemeden yayınlayabilecek. Hal böyle olunca; harıl harıl yeni çeviriler yapılmaya, eski çevirilerse teker teker gün yüzüne çıkmaya başladı. En sürprizlisi şimdilik Can Yayınları etiketli […]

Read More

KÜÇÜK PRENS: Yazarının çölde gördüğü halüsinasyonlardan doğdu

Küçük Prens bana göre çocuk kitabı falan değil, olağanüstü güzel bir aşk hikayesi. Şahsen kitabın, insanın artık yapacak bir şeyi, tutunacak dalı kalmadığında bu dünyayı kendi isteğiyle terk edebilmesinin erdemini ima eden hazin ama tavırlı finalini de çok seviyorum. Yıllar önce ilk okuduğumda beni hüngür hüngür ağlatmıştı, şimdi de her seferinde aynısı oluyor, kendimi tutamıyorum. Düşününce, Antoine de Saint-Exupéry’nin bu romanı […]

Read More

Nasıl yani! Edebiyatta ekonominin yeri var mı?

Thomas Piketty’nin beklenen kitabı Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital çıktı. (İş Kültür Yayınları) Ben kitabı atlaya atlaya, daha doğrusu sadece edebiyat eserlerine referans veren bölümlerine göz atarak okudum. Okudum sayılmaz yani, karıştırdım. Ardından büyük romanları iktisatçıların gözüyle inceleyen Edebiyattaki İktisat geldi. (İletişim Yayınları) Gördüm ki edebiyat ve ekonomi birbirlerine o kadar da uzak disiplinler değilmiş… Roman dediğimiz […]

Read More

Kadınlar için karanlık zamanlar mı?

T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı KSGM (Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü) verilerine göre, 2011-2013 arasında şiddete uğramış kadınların yüzde 92.5’u aile içi şiddet mağduru. Kadına yönelik şiddetle ilgili verilere baktığımızda ürkütücü rakamlar çıkıyor karşımıza. Acaba gerçekten öyle mi, yoksa bütün bu karanlık aslında ataerkil düzenin ciddi şekilde sarsıldığının ve kadınların hızla güç kazandığının göstergesi […]

Read More

Aşırı tutkulu okurlar, ŞEHRAZAT SENDROMU’na dikkat!

Maryanne Wolf imzalı “Proust ve Mürekkepbalığı”, “okuyan beynin” tarihini, yazının icadından başlayarak anlatıyor: İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıktı? Beyin okumayı nasıl öğrendi, öğrenmeseydi ne olurdu? Peki ya Şehrazat sendromunun konuyla ilgisi? “O iyi kalpli Bay Holmes’u mu öldüreceksin? Arthur, sakın buna cüret edeyim deme!!” Stephen King’in “Misery”sinin manyak karakteri Annie Wilkes’i […]

Read More