Bir kelimenin ne önemi var!
Bu yıl, Antoine de Saint-Exupéry’nin ünlü kitabının hem yıllardır beklenen sinema uyarlaması gösterime girecek hem de telif hakları yasası gereği isteyen herkes artık bu dünyanın en çok satan üçüncü kitabını beş kuruş ödemeden yayınlayabilecek. Hal böyle olunca; harıl harıl yeni çeviriler yapılmaya, eski çevirilerse teker teker gün yüzüne çıkmaya başladı. En sürprizlisi şimdilik Can Yayınları etiketli […]
Read MoreKÜÇÜK PRENS: Yazarının çölde gördüğü halüsinasyonlardan doğdu
Küçük Prens bana göre çocuk kitabı falan değil, olağanüstü güzel bir aşk hikayesi. Şahsen kitabın, insanın artık yapacak bir şeyi, tutunacak dalı kalmadığında bu dünyayı kendi isteğiyle terk edebilmesinin erdemini ima eden hazin ama tavırlı finalini de çok seviyorum. Yıllar önce ilk okuduğumda beni hüngür hüngür ağlatmıştı, şimdi de her seferinde aynısı oluyor, kendimi tutamıyorum. Düşününce, Antoine de Saint-Exupéry’nin bu romanı […]
Read MoreKadınlar için karanlık zamanlar mı?
T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı KSGM (Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü) verilerine göre, 2011-2013 arasında şiddete uğramış kadınların yüzde 92.5’u aile içi şiddet mağduru. Kadına yönelik şiddetle ilgili verilere baktığımızda ürkütücü rakamlar çıkıyor karşımıza. Acaba gerçekten öyle mi, yoksa bütün bu karanlık aslında ataerkil düzenin ciddi şekilde sarsıldığının ve kadınların hızla güç kazandığının göstergesi […]
Read MoreAşırı tutkulu okurlar, ŞEHRAZAT SENDROMU’na dikkat!
Maryanne Wolf imzalı “Proust ve Mürekkepbalığı”, “okuyan beynin” tarihini, yazının icadından başlayarak anlatıyor: İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıktı? Beyin okumayı nasıl öğrendi, öğrenmeseydi ne olurdu? Peki ya Şehrazat sendromunun konuyla ilgisi? “O iyi kalpli Bay Holmes’u mu öldüreceksin? Arthur, sakın buna cüret edeyim deme!!” Stephen King’in “Misery”sinin manyak karakteri Annie Wilkes’i […]
Read More“Geceleri hikaye anlatan adamlar” bize neyi gösteriyor?
Size okuduğumda nefesimi kesen bir şey anlatacağım… Avusturyalı tarihçi, diplomat ve Doğu bilimleri uzmanı Baron von Hammer-Purgstall, bir metninde doğu masallarında geçen “confabulatores nocturne”, yani “geceleri hikâye anlatan adamlar”dan bahseder. Eski bir Pers elyazmasına göre, uykusuzluktan mustarip Büyük İskender, etrafına bu tür insanları toplarmış, geceleri sıkıntıdan patlamamak için… Okuduğumda nefesimin kesildiğini hissettim, birkaç yüzyıl sonrasında tarihlenen […]
Read MorePin-up kızlarının hiç de masum olmayan tarihi
Yazıya günümüzün en ünlü pin-up kızı Kim Kardashian’la başladım ama aslında konum rock müzik tarihçisi, arşivci ve yazar Güven Erkin Erkal’ın “Türkiye’nin Güzel Tarihi” adlı kitabıydı. Kitabın sayfalarını karıştırırken, savaşı katlanılır kılan güzel kızlardan posterlerde milliyetçi ya da dini vurgulara kadar çok şey gördüm, hatta sonunda genre dönüp dolaşıp Kardashian çağında tam gaz süren ırkçılığa […]
Read MoreŞeytanın Sözlüğü: “Madem kaçsak gidecek yerimiz yok; gülelim bari!”
Ambrose Bierce’ın Şeytanın Sözlüğü, hakikatin dilinden konuşan bir hiciv başyapıtı. Okurken içinizden şunu tekrarlıyorsunuz: “Madem bu dünyadan kaçsak gidecek yerimiz yok, biraz gülelim bari.” Şeytanın Sözlüğü Ambrose Bierce’ın başyapıtı Şeytanın Sözlüğü, ilk olarak 1881’de haftalık bir gazetede tefrika edilmeye başladı. O yıllarda adı, “Gülen Şeytan”dı. 1875’te Bierce uzun bir Avrupa seyahatine çıktığında bile yeni maddeler […]
Read MoreBir Murakami romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?
Borges’le başlamıştık, devam ediyoruz… Bir fil esrarengiz bir şekilde kaybolur. Evine döndüğünde seni dev bir kurbağanın beklediğini görürsün. Kedin sırra kadem basar. Gökyüzünde aynı anda iki ay yükselir. Karın ansızın ortadan yok olur. Tuhaf bir adam sana bir koyuna rastlayıp rastlamadığını sorar ya da bir kadın hayatının 10 dakikasını talep eder. Çevrene bir göz gezdir. Aşağıdakileri oku. […]
Read MoreNe yani, hep sizin aşkınızı mı konuşacağız?
Acayip bir kitap tavsiye edeceğim size bugün. Edebi Şeyler’den çıktı. Dr. Tatiana’nın Tüm Canlılar Âlemine Seks Tavsiyeleri, adı üstünde, aşka ve sekse dair bir kitap. Künyeye bakıp kimi öveceğimi şaşırdım. Yayınevi olan Edebi Şeyler’i mi, kapağı tasarlayan Ozan Erdoğan’ı mı, illüstrasyonları çizen Çetin Ural’ı mı, yoksa hayvanlar âlemini ve Dr. Tatiana’yı mı… Hayvanlar her daim en sevdiğim elbette, birinciliği kaptırmazlar. Dr. Tatiana […]
Read More













