









“Çok güzel seviştim. Her şeyle seviştim. Hayatla, müzikle, her şeyle. O seks yaptıklarını sananların ulaşmak istedikleri yerde o kadar çok vakit harcadım ki. Bazı insanların tenine bak Deniz. Doyup doymadıklarını tenine bakarak anlarsın. Bu ekmek ve suyla açıklanacak bir şey değil. Meslekle açıklanacak bir şey de değil. Şöyle tenine bakarsın ve aşık olunduğunu görürsün. Ben […]
Read More
Ünlü müzisyen Nick Cave’in bile hayranlık ifadesi olarak iki şarkısını ithaf ettiği korku romanları yazarı Peter Straub aşağıda genç hayranı ve meslektaşı Christopher Morris’e içini döküyor, yazmaya ilişkin tavsiyelerde bulunuyor. Daha doğrusu Morris ona bir mektup yazıp yazarlıkla ilgili kafasını karıştıran birkaç soruyu cevaplayıp cevaplayamayacağını soruyor, o da üşenmeyip cevaplıyor. Hatta sonra hem Morris’in mektubunu, […]
Read More
Fildişi Karası. Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri. Yedi Derste Vicdan Muhasebesi. Kara Kedinin Gölgesi. Karbon Kopya. İçimde Kim Var. Bir de Baktım Yoksun. İsimleri kışkırtıcı kendileriyse müthiş eserler. Geçen yıl çok önemli ödüller kazanan Bir de Baktım Yoksun’un şahsi favorim olduğunu söylemek isterim. Bu şahane külliyatın yaratıcısı Yekta Kopan bu ay Milliyet Sanat dergisindeki köşesinde bana […]
Read More
Mehmet Eroğlu, 2009’dan bu yana yayınladığı üç romanında Türkiye’nin son 30 yılını ele almak gibi zor bir işe girdi. “Mehmet”, “Emine” ve yeni çıkan “Rojin”, “Fay Kırığı” adı altında toplanan bir üçlemeyi oluşturuyorlar. Eroğlu’na yakın tarihimizin derin fay kırıklarını anlatmaya nasıl karar verdiğini sorarak başladım. Şöyle cevap verdi: “Türkiye’nin 1990 sonrasını yazmayı ilk kez 93’te, […]
Read More
Amerika’da başlayıp prestijli birer uluslararası etkinlik haline gelen NaNoWrimo ve Script Frenzy, roman ya da senaryo yazmak isteyip de bir türlü nereden başlayacağını bilemeyenler için birer fırsat. Üstelik Neil Gaiman, Dave Eggers, Philip Pullman ve Tom Robbins gibi yazarların da destek verdiği bu etkinlikler, dünyanın neresinde yaşıyor olursanız olun romanınızı ya da senaryonuzu yayınevlerine ya da […]
Read More
“Evet, ben de insanları yargılıyorum. Ama bambaşka bir yoldan; onlara yakışan en tüzel yoldan. Gerçeği, suçlu suçsuz bütün insanları, bütün bir insanlığı yargılamak isterdim. Kim, bu kentten ya da başka bir kentten, günümüzde suçsuz olduğunu söyleyebilir? İnsanların yargılanmaya, her gün her saat yargılanmaya ihtiyaçları olduğunu görmüyor musunuz? İşte ben, insanları her gün, her saat yargılayanım. […]
Read More
“4 Ekim dünyada Hayvan Hakları Günü olarak kutlanıyor. Türkiye’de Hayvanları Koruma Günü olarak da anılan bu özel günde, aslında bildiğimiz anlamda bir kutlama yapılmıyor. İsabet oluyor, çünkü ne yazık ki hayvan hakları konusunda sınıfta kalmış durumdayız; ortada pek de kutlanacak bir durum yok. Hayvan sevgisinin evcil hayvan beslemekten ibaret olmadığını anladığımız gün, dünya daha da […]
Read More
“Sana ‘Ay’a bakma’ hareketinin bütün kalıplarını öğretebilirim. Sana gökyüzüne uzanan parmağının ucuna kadar bütün hareketi öğretirim. Fakat parmağının ucundan Ay’a kadar olan kısım tamamen senin sorumluluğundur.” Geleneksel Japon tiyatrosunun en büyük aktörlerinden Yoshi Oida oyunculuk sırlarını kitap haline getirdi. Görünmez Oyuncu adlı kitabında bir aktöre sadece yeteneğin değil, bedensel temizliğin, güzel ruhun ve sorgulayan aklın […]
Read More
Franz Kafka bugün modern edebiyat ikonu, başı haleli bir “açlık sanatçısı” kabul ediliyor ama eserleri esrarını korumaya devam ediyor. Tıpkı kadastro memuru Bay K.’nın gizemli şatoyu izlediği gibi derin bir saygı ve çaresizlikle bakıyoruz onun kaleminden çıkan sözcüklere. İşte, son günlerde elime geçen “Şipşak Kafka” adlı küçük ama güzel kitap, Kafka karşısındaki çekincelerimizi azıcık da […]
Read More
Biz son haftalarda İstiklal’in vazgeçilmez mekanı Robinson Crusoe’yu konuşur ve ayakta kalması için neler yapabileceğimizi tartışırken, İstanbul’un şahane bir kitapçısı gitti. Arzu Akgün’ün haberine göre, 1900’lerin başında Alman Otto Keil’in kurduğu, saraya kitaplar veren, ondan Rum Tanya’nın devraldığı ve henüz bir üniversite öğrencisi iken Uğur Güracar’ın devam ettirdiği Librairie de Pera artık yok. Sarayın kitapçısından […]
Read More
Susan Herbert’ın Shakespeare Kedileri ve Film Kedileri albümleri o kadar çok sevildi, beğenildi ki, bu ünlü ressama yeniden yer vermek şart oldu. Sırada Herbert’tan “sinema tarihinin kült simaları” albümü var. Film Kedileri’nin bir nevi devamı… Kült yüzler arasında kimi ararsanız var: Dracula, Kleopatra, Charlie Chaplin’in alter egosu Şarlo, Yurttaş Kane… Dr. Jivago, Scarlett O’Hara, Rhett […]
Read More
Underground ile mainstream’i harikulade bir orijinallikle bir araya getiren Kitschcraft’tan hatırlayacağınız Özüm Özgülgen (aka Joel Knox) şu hayatta en sevdiğim insanlardan biri, arkadaşım… Güzel ve iyi olan şeylerin kıymetini bilen güzel ve iyi bir adam, yetenekli. Müzisyenliğinin yanı sıra fotoğrafçı ve yönetmen. Ondan da bir “Efkar Karması” istedim. Hazırladı. Hatta niçin bu şarkıları seçtiğini de yazdı. […]
Read More
Norveçli bilim adamlarından roman sanatına dair ne öğrenebilir insan? O olmaz belki ama içindeki yaratıcı motivasyona dair bir şeyler öğrenebilir. Psikopatlık testini hevesle hem de gözlerinizin önünde yapan ben bu noktada biraz duruyor ve Norveçli bilim adamlarının yaratıcılık testini şimdilik es geçiyorum. Korkağım çünkü, tırsıyorum gerçekleri göreceğim ve muhtemelen o gerçekler hoşuma gitmeyecek diye… Zen […]
Read More
Biliyorsunuz, Egoist Okur’da ilk günden bu yana Yazma Dersleri diye bir bölüm var. Bazen ciddi ciddi kafa ütüleyen, mesela karakter nasıl yaratılır, hikaye nasıl kurgulanır türünden pek hoşlanmadığım dersler de oluyor ama çoğunlukla okumaktan zevk aldığım yazılara yer vermeye çalışıyorum. Bir de teorim var bu konuda; hakikaten iyi yazarlar bu tip dersleri de lezzetli bir […]
Read More
“Türk romancıları arasında, Fatih Kaynak dışında ‘ben yeraltı edebiyatçısıyım’ diyen bir yazara pek rastlayamayız” diyor Altay Öktem. Ona göre bizde “Yeraltı edebiyatçısıyım” demek, “Yazdığım kitabı okumayın” demekle eşdeğer. Yeraltı edebiyatı: Kendinle yüzleşmek eğlenceli değildir! ‘İlk Yarı: 10-0’ ve ‘Hiçliğin Aynasıydım Ben’ adlı romanlarından tanıdığımız Fatih Kaynak, herkesi rahatsız etme potansiyeli taşıyan cümleler kurmaya devam ediyor […]
Read More
“İstanbul, önce bir Doğu Roma kenti, bunun altını kalın çizelim. Basbayağı Romalılar yaşadı bu şehirde (ve tabii ülkenin diğer şehirlerinde) ve burası imparatorluk başkenti olarak siyasi sosyal hayatı şekillendirdi. Fetih sonrası da Doğu Roma hatlarına, unsurlarına saygı gösterildi, Türk-İslam kimliğiyle güzelleştirilmiş bir Osmanlı kentine dönüştü. Sarayları, bugün yeni İstanbul’un içinde ezilmiş çiftlikleri, sarnıçları, yolları, kaleleri, […]
Read More
Egoist Okur’un en sevdiğim yanları, yeri geldiğinde bana aylarca mağarama sığınma özgürlüğü tanıması ve istediğim yazıyı istediğim zaman yayınlamama izin vermesi… Bu yazı, 2008’den geldi. Severek yazmıştım, umarım siz de severek okursunuz. Nereden geldi aklına diye soracak olursanız, son zamanlarda hayvanlara kötü davranışların artması sebebiyle diyeceğim. Nereden mi çıktı? Buyurun, yıllar önce ‘Recep İvedik’i, daha […]
Read More
Yaşar Kemal’in 1960’ların sonunda yazdığı ama yayınlamaya yeni karar verdiği bir romandan, Tek Kanatlı Bir Kuş’tan epeydir bahsediliyordu. Merakla, heyecanla bekliyorduk biz de. İşte o roman nihayet yayınlandı. TEK KANATLI BİR KUŞ: Korkunun romanı “Ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın, gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşurken yakınında kim […]
Read More
“Ne kadar sakınsak da kendimizi, gündemin bizi hunharca savurmasından kurtulamıyoruz. Büyük sayılar egemenliğini kuruyor zihnimizde. Savaş korkusu. Ölüm korkusu. Ölümler korkusu. Ölümler, ölümler ve ölümler korkusu. Ölüm, kahrolası bir matematik işkencesiyle beynimize, tüm sinir hücrelerimize biniyor ve vicdanımızdan bir tartı vazifesi görmesini istiyor; daha çok insan nerede ölecekse oraya ver dikkatini ve savaşa karşı siper […]
Read More
Sokak sanatına duyulan ilginin artmasıyla birlikte Londra’nın doğu bölgelerinde Street Art London adı verilen yürüyüş turları düzenlenmeye başlamış. Sokak sanatçılarının rehberlik ettiği bu turların süresi 2-4 saat sürüyor. Elbette bu sokakları tek başınıza gezmeniz de mümkün ama bütün o graffitiler ve sanatçılar hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyenler için turlara katılmak daha keyifli. Sibel Yılmaz gezdi, […]
Read More