









Günlük yazmanın modasının geçtiğini düşünenler var. Onlara göre çoğu yazar artık günlük tutmuyor, çünkü hepsi sosyal medyada var olmayı tercih ediyor. Yani Virginia Woolf, Cemil Meriç, Susan Sontag gibi efsaneleşmiş günlük yazarlarının soyunun tükendiğini söylersem abartmış olmam. Peki ama edebiyatçılar niçin Twitter’dan bir türlü vazgeçemiyor? Günün birinde Toplu Tweetler’ini yayınlayacakları için değil herhalde. Daha sağlam […]
Read More
Son günlerde Batı’da çeşitli edebiyat eserleriyle ilgili arka arkaya birçok eleştiri yazısı yayınlandı. Bunların bazıları Fitzgerald ve Kafka gibi büyük edebiyat ikonlarını hedef alıyordu, o yüzden 2013’ün “tabu yıkma yılı” sayılması gerektiğini söyleyenler bile oldu. Yazıların bazılarıysa sahiplerinin “edebi alerji” diye tarif ettiği bir dürtüyle yazılmıştı. Peki ya bizde durum neydi? Bizde edebi alerjiye falan […]
Read More
Hatice Meryem’in Tezer Özlü yazısı epey konuşulmuştu. O yazıda Meryem’in Özlü’yü “Canlı, dişi, toynaklı bir yazar” diye tarif etmesine kızanlar çok oldu. Yazı ilgi görsün diye bu başlığı onun değil benim attığımı falan söyleyenler de çıktı. Keşke biraz daha dikkatli okusa, üzerinde düşünselerdi. O yazının üzerinden haftalar geçti. Şimdi sırada Tezer Özlü’nün ruhundaki yabanıllığı ortaya […]
Read More
Edebiyatın en önemli isimlerinden biri Tezer Özlü; tutkulu okurları olarak hepimizin hayatında, edebiyat macerasında büyük bir etkisi, önemli bir yeri var. Özlü üzerine bugüne dek çok şey yazıldı, söylendi. Lakin okuduğumuz, sevdiğimiz, hayranı olduğumuz Tezer Özlü’yle onun hakkında yazanların söyledikleri arasında bir uyumsuzluk varmış gibi gelmedi mi size hiç? Bunu ilk dile getiren kişi, kendisi […]
Read More
Latife Tekin, “Rüyalar ve Uyanışlar Defteri” adlı kitabında ilk insanların dünya karşısındaki saf algısına erişiyor. Başkaldırıdan yoksulluk ve doğa sevgisine, birçok bileşeni var bu algının. Ama en çok, rüyalarını yazarlığının ışığından geçirip edebiyatla kaynaştırarak ulaşıyor o saf algıya. Ve böylece, birçok metni taşa toprağa karışıyor; ya su olup akıyor ya da susuzluktan kuruyup çatlıyor… Gülenay […]
Read More
Engin Günaydın’ın müzikle ilişkisinin sağlam olduğunu zaten biliyordum. Mesela Vavien filminin senaryosunu yazarken bütün gün aynı şarkıyı dinleyecek kadar takıntılı olabildiğini bir yerlerden duymuştum. Aylar boyunca sabahtan akşama kadar The Real Tuesday Weld’in Bathtime in Clarkenwell’ini dinlemiş, yetmemiş bütün ekibe dinletmiş… Sormuştum Vavien röportajımızda, “Takıntılı bir şekilde dinliyordum o şarkıyı” demişti. “Yazarken şarkının ruhunun filmin […]
Read More
Egoist Okur, Engin Günaydın’ı çok sever. Onunla daha önce yaptığı röportajları bugün yeniden yayınlaması sadace bundan, başka sebebi yok. Baştan söyleyeyim, siz öyle okuyun istedim… Sizin haberiniz yok tabii, şu sıralar Galip Derviş’te izlediğimiz Engin Günaydın’ın Efkar Karması’nı yayınlayacağım ya, benim için de geçmiş zaman hortladı bir bakıma ve bu yetenekli aktörün geçmişte, Vavien filmine […]
Read More
Cumhuriyet Kitap, Varlık ve Özgür Edebiyat dergilerindeki sayfaların yanı sıra Bıçkın ve Orta Halli, Nişantaşı Suare, Her Cumartesi Rüya adlı romanların yazarı İbrahim Yıldırım, 30 yıllık arkadaşı ve her yazdığını okuduğu yazarı Hulki Aktunç’la ilgili bu yazıyı bana göndereli epey oldu aslında. Ama çeşitli sebeplerden yayınlamakta geciktim. 29 Haziran’a yetişseydi şahane olacaktı, olmadı. (Sır Kâtibi, Islıkla Tarihçe, İnsan […]
Read More
Robert Galbraith’in The Cuckoo’s Calling adlı polisiyesi başta sadece 449 adet satmıştı. Yazarın aslında J.K. Rowling olduğu, kendini özgür hissetmek için takma isimle yazdığı ortaya çıkınca kitap, Amazon’da bir numaraya fırladı. Çarpıcı yeni kapağı, ciltli versiyonu ve Rowling’in “devam kitabı yolda” müjdesiyse işin içinde bir PR numarası olduğunu düşündürüyor… Altan’dan Son Oyun, Rowling’den Boş Koltuk […]
Read More
“Finnegans Wake edebiyat tarihinde büyük bir yazar tarafından yazılmış yapıtların en ihmal edilmiş olanı. Anlaşılır sebeplerle elbette… Zor bir roman değilmiş numarası yapmayacağım. Ama hatırı sayılır bir bölümü, Ulysses’ten daha zor değildir. Onu okumak, bir romanı anadilinizden daha az bildiğiniz bir dilde okumaya benzer… Su gibi akmaz, hep bir şeyleri çözmeye çalışırsınız. Hem bence bir […]
Read More
Ruhi Mücerret’te, epey kaotik ama rengarenk bir dünya çıkıyor karşımıza. Romanın tamamı, John Landis filmlerinin finalleri gibi cıvıl cıvıl… Tek başına okunduğunda da anlam ifade edecek bölümler, Ekşi Sözlük entry’leri misali başlıklar, yüksek dozda popüler kültür eleştirisi… Garip şahsiyetler; tarihten ve günümüzden isimler, olaylar, anekdotlar… Okurla sohbetler, ara sıra ona laf atmalar… Bir nevi fikir […]
Read More
Ortak arkadaşımız Umay Umay sayesinde tanıştığım Kawa Nemir’le röportaj yapmayı Ulysses ve Joyce aşkım yüzünden istemiştim. William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve çevirmenlerindendi. Yıllardır Shakespeare’den Faulkner’a, Wilde’dan Eliot’a Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık […]
Read More
William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve sağlam bir çevirmen. Yıllardır Shakespeare’den William Faulkner’a, Oscar Wilde’dan T.S. Eliot’a, Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık hatta inatla Kürtçeye aktararak çok önemli bir iş yapıyor. “Şiir; şaşırtıcı, […]
Read More
“Ulysses başka. Ulysses yorulmuyor. Çok kullanılan şeylerin zaman içinde üreyen yavanlığına karşı baştan izole edilmiş. Çok sevilen şeylerin zaman içinde sahteleşmesine karşı baştan terbiye edilmiş. Somutlaşmış bir sadakat, Ulysses, benim için. Gücün, esinin, neşenin kaybedildiği zaman aranacağı tek yer. Ve bulunacağı tek yer. Bilirim, o an içimde olmayan ve ihtiyacını duyduğum şey, ruhsal birşey, mutlaka […]
Read More
“Gururla vedalaşıyoruz sizinle… Gözünüzü arkada bıraktırmamanın gururu. Tezer Hanım’a iletiniz: Artık sizi yaşatacakların ülkesidir Türkiye. İmzamız: Örgüt!” soL gazetesi yazarlarından Asaf Güven Aksel 20 yıllık arkadaşım, ayrıca şu hayatta en sevdiğim insanlardan biri. Geçen hafta kaybettiğimiz büyük yazar Leyla Erbil’e yazdığı mektubu yayınladı köşesinde bugün. O kadar güzel yazmıştı ki herkes okusun istedim… Gülenay Börekçi […]
Read More
Yıllar önce Murat Gülsoy’un yaratıcı yazarlık atölyelerinden birine gitmiştim. Ama acayip bir gidiş olmuştu, bir kere sanıyorum gelmiş geçmiş en devamsız öğrencisi bendim. Daha da beteri atölyeye kendi adımla yazılmıştım ama ilk ders başladığında aniden adımı değiştirmeye ve Gaye Birsam olmaya karar vermiştim. Tamam, lütfen bir şey demeyin. Yaptığımın çok kötü olduğunu biliyorum. Her neyse, […]
Read More