Egoist okur

Sinan Sülün: Barış Bıçakçı ya da denizin içinde saklı kelimeler

Sel Yayıncılık’tan geçen yıl çıkan Karahindiba’yı son günlerde birçok arkadaşım hararetle tavsiye edip duruyordu. Geç kalmış olsam da fark etmezdi; alacak, okuyacaktım. Ama işte bu yazı acele ederek araya girdi… Yani Sinan Sülün’ü kendi öykülerinden önce Barış Bıçakçı üzerine yazısıyla tanıdım. Yazı, İzafi Dergisi’nin epey konuşulan ve tartışılan Mayıs-Haziran sayısında yayınlanmıştı. Egoist Okur’da da yayınlansa […]

Read More

Takip edilmek yahut edilmemek: İşte bütün mesele bu!

Günlük yazmanın modasının geçtiğini düşünenler var. Onlara göre çoğu yazar artık günlük tutmuyor, çünkü hepsi sosyal medyada var olmayı tercih ediyor. Yani Virginia Woolf, Cemil Meriç, Susan Sontag gibi efsaneleşmiş günlük yazarlarının soyunun tükendiğini söylersem abartmış olmam. Peki ama edebiyatçılar niçin Twitter’dan bir türlü vazgeçemiyor? Günün birinde Toplu Tweetler’ini yayınlayacakları için değil herhalde. Daha sağlam […]

Read More

Alper Canıgüz: “Cehennem aynada başlar”

Alper Canıgüz, şu hayatta en sevdiğim insanlardan biridir. Kızmışlığım, küsmüşlüğüm de olmuştur ona ama hayatımda yeri ayrıdır, çok severim. Müzik zevki bana uyan kişilerdendir bir kere. Didiklemeyi, olmayacak yerde alelacayip hazineler bulmayı sever, sayesinde çok şarkı keşfettim o yüzden. Ortak saplantılarımız var sonra, say say bitmez. Peter Sellers mesela, o muhteşem Pembe Panter’ler ve diğerleri… […]

Read More

Ürperten önyargı: “Ama siz… siz Müslüman’sınız!”

İranlı yazar Reza Aslan’ın yeni kitabı “Zealot/Partizan”, çıkar çıkmaz değil belki ama birkaç hafta içinde hatırı sayılır bir sansasyona yol açtı. Ortalığı karıştıran şey kitabın içeriğinden ziyade yazarının ismi, dini ve kimliğiydi… Tutucu Hıristiyanlar, bir Müslüman yazarın Hz. İsa’nın biyografisini yazmaya cüret etmesini hayret ve öfkeyle karşıladılar. Sanki Batı’da her gün birileri çıkıp İslamiyet’e dair yazıp çizmiyor, […]

Read More

“Krala kafa tutmuşsan onu öldürmelisin!”

Son günlerde Batı’da çeşitli edebiyat eserleriyle ilgili arka arkaya birçok eleştiri yazısı yayınlandı. Bunların bazıları Fitzgerald ve Kafka gibi büyük edebiyat ikonlarını hedef alıyordu, o yüzden 2013’ün “tabu yıkma yılı” sayılması gerektiğini söyleyenler bile oldu. Yazıların bazılarıysa sahiplerinin “edebi alerji” diye tarif ettiği bir dürtüyle yazılmıştı. Peki ya bizde durum neydi? Bizde edebi alerjiye falan […]

Read More

Tezer Özlü: Kimseyle yaşlanamam, kendimle bile

Hatice Meryem’in Tezer Özlü yazısı epey konuşulmuştu. O yazıda Meryem’in Özlü’yü “Canlı, dişi, toynaklı bir yazar” diye tarif etmesine kızanlar çok oldu. Yazı ilgi görsün diye bu başlığı onun değil benim attığımı falan söyleyenler de çıktı. Keşke biraz daha dikkatli okusa, üzerinde düşünselerdi.  O yazının üzerinden haftalar geçti. Şimdi sırada Tezer Özlü’nün ruhundaki yabanıllığı ortaya […]

Read More

Tezer Özlü: Canlı, dişi, toynaklı bir yazar

Edebiyatın en önemli isimlerinden biri Tezer Özlü; tutkulu okurları olarak hepimizin hayatında, edebiyat macerasında büyük bir etkisi, önemli bir yeri var.  Özlü üzerine bugüne dek çok şey yazıldı, söylendi. Lakin okuduğumuz, sevdiğimiz, hayranı olduğumuz Tezer Özlü’yle onun hakkında yazanların söyledikleri arasında bir uyumsuzluk varmış gibi gelmedi mi size hiç? Bunu ilk dile getiren kişi, kendisi […]

Read More

Latife Tekin anlattı: Rüyada siyasetçi görmek neye işarettir?

Latife Tekin, “Rüyalar ve Uyanışlar Defteri” adlı kitabında ilk insanların dünya karşısındaki saf algısına erişiyor. Başkaldırıdan yoksulluk ve doğa sevgisine, birçok bileşeni var bu algının. Ama en çok, rüyalarını yazarlığının ışığından geçirip edebiyatla kaynaştırarak ulaşıyor o saf algıya. Ve böylece, birçok metni taşa toprağa karışıyor; ya su olup akıyor ya da susuzluktan kuruyup çatlıyor… Gülenay […]

Read More

Efkâr Karması / Engin Günaydın: “Mazi kalbimde bir yaradır”

Engin Günaydın’ın müzikle ilişkisinin sağlam olduğunu zaten biliyordum. Mesela Vavien filminin senaryosunu yazarken bütün gün aynı şarkıyı dinleyecek kadar takıntılı olabildiğini bir yerlerden duymuştum. Aylar boyunca sabahtan akşama kadar The Real Tuesday Weld’in Bathtime in Clarkenwell’ini dinlemiş, yetmemiş bütün ekibe dinletmiş… Sormuştum Vavien röportajımızda, “Takıntılı bir şekilde dinliyordum o şarkıyı” demişti. “Yazarken şarkının ruhunun filmin […]

Read More

Engin Günaydın: “Arzu kabuk gibi sırtına yapışır, gerçekleşmediğinde”

Egoist Okur, Engin Günaydın’ı çok sever. Onunla daha önce yaptığı röportajları bugün yeniden yayınlaması sadace bundan, başka sebebi yok. Baştan söyleyeyim, siz öyle okuyun istedim… Sizin haberiniz yok tabii, şu sıralar Galip Derviş’te izlediğimiz Engin Günaydın’ın Efkar Karması’nı yayınlayacağım ya, benim için de geçmiş zaman hortladı bir bakıma ve bu yetenekli aktörün geçmişte, Vavien filmine […]

Read More

Jeremy Dyson: “Bir kitapta hayalet varsa haz ve günah da vardır”

2009 yılında, paranormal olaylarla ilgili haberler yapan eski bir gazeteci olan Aiden Fox, İngiliz aktör, senarist ve yazar Jeremy Dyson’ı arayarak, “Bugüne kadar bir sürü gerçek hayalet vakasına tanık oldum hatta onları yazdım. Şimdi sizden hepsini yeniden yazmanızı istiyorum” der. Bu teklif ilk başta Dyson’a biraz acayip gelir. “Hayalet avcısı”, pardon hayalet gazetecisi Fox, ricasının […]

Read More

küçük İskender’e göre HAYAT: Giriş-gelişme-bunalım-üçkağıt-felaket-sonuç!

Gerçek adı Derman İskender Över ama o “küçük İskender” mahlasını kullanıyor. Oradaki “küçük” kelimesinin bilhassa küçük harfle yazılmasını isteyen kendisi. Dur durak bilmeyen insanlardan, şu hayatta neyi isterse, neyi kafasına koyarsa yapıyor. Müzikten sinemaya el atmadığı alan neredeyse kalmadı. Edebiyatta da öyle, kendini türlerin, biçimin sınırlarına hapsetmiyor. Birkaç deneme ve aforizma kitabı, bir de romanı […]

Read More

Ercan Kesal: “Anadolu’nun sır kâtibiydim”

Gerçekte hekim olan Ercan Kesal’ı Cannes’da Altın Palmiye kazanan “Üç Maymun”un senaristi ve başrol oyuncularından biri olarak tanıdık. Ceylan’ın “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminde de vardı. Sonra Taylan Biraderler’in “Vavien”, Onur Ünlü’nün “Sen Aydınlatırsın Geceyi”, Ali Aydın’ın “Küf” ve Mahmut Fazıl Coşkun’un “Yozgat Blues” adlı filmlerinde rol aldı.  Ama bu röportaj bunlarla değil, Kesal’ın ilk kitabıyla […]

Read More

Hulki Aktunç’un öykülerinde dolaşan kediler

Cumhuriyet Kitap, Varlık ve Özgür Edebiyat dergilerindeki sayfaların yanı sıra Bıçkın ve Orta Halli, Nişantaşı Suare, Her Cumartesi Rüya adlı romanların yazarı İbrahim Yıldırım, 30 yıllık arkadaşı ve her yazdığını okuduğu yazarı Hulki Aktunç’la ilgili bu yazıyı bana göndereli epey oldu aslında. Ama çeşitli sebeplerden yayınlamakta geciktim. 29 Haziran’a yetişseydi şahane olacaktı, olmadı. (Sır Kâtibi, Islıkla Tarihçe, İnsan […]

Read More

Çok tatlıdır bizim dilimiz, beyefendi!

Küçücük bir kitap Beyefendi ama Kontrol Kulesi’nin bekçisi Deniz Durukan’ın da bu yazıda belirttiği gibi önemli ve kıymetli bir kitap. O yüzden ikinci kez konuk oluyor Egoist Okur’a… Hatice Meryem erkekleri ve kadınları, onların ezeli beraberliklerini ve çatışmalarını bu çok tekinsiz ama büyüleyici metin aracılığıyla yorumlarken cinsiyetçi zihniyeti ve yaklaşımları da acı bir ironiyle eleştiriyor. […]

Read More

J.K. Rowling’den esirgenen övgüler Robert Galbraith’e gitti

Robert Galbraith’in The Cuckoo’s Calling adlı polisiyesi başta sadece 449 adet satmıştı. Yazarın aslında J.K. Rowling olduğu, kendini özgür hissetmek için takma isimle yazdığı ortaya çıkınca kitap, Amazon’da bir numaraya fırladı. Çarpıcı yeni kapağı, ciltli versiyonu ve Rowling’in “devam kitabı yolda” müjdesiyse işin içinde bir PR numarası olduğunu düşündürüyor… Altan’dan Son Oyun, Rowling’den Boş Koltuk […]

Read More

Bir grafik tasarımcının harikulâde ve sonsuz Finnegans Wake projesi

“Finnegans Wake edebiyat tarihinde büyük bir yazar tarafından yazılmış yapıtların en ihmal edilmiş olanı. Anlaşılır sebeplerle elbette… Zor bir roman değilmiş numarası yapmayacağım. Ama hatırı sayılır bir bölümü, Ulysses’ten daha zor değildir. Onu okumak, bir romanı anadilinizden daha az bildiğiniz bir dilde okumaya benzer… Su gibi akmaz, hep bir şeyleri çözmeye çalışırsınız. Hem bence bir […]

Read More

Murat Menteş’le kibirli ve mıymıntı bir edebiyatın zararlı etkilerine dair

Ruhi Mücerret’te, epey kaotik ama rengarenk bir dünya çıkıyor karşımıza. Romanın tamamı, John Landis filmlerinin finalleri gibi cıvıl cıvıl… Tek başına okunduğunda da anlam ifade edecek bölümler, Ekşi Sözlük entry’leri misali başlıklar, yüksek dozda popüler kültür eleştirisi… Garip şahsiyetler; tarihten ve günümüzden isimler, olaylar, anekdotlar… Okurla sohbetler, ara sıra ona laf atmalar… Bir nevi fikir […]

Read More

Kawa Nemir: “Kürtçe uyandı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!”

Ortak arkadaşımız Umay Umay sayesinde tanıştığım Kawa Nemir’le röportaj yapmayı Ulysses ve Joyce aşkım yüzünden istemiştim. William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve çevirmenlerindendi. Yıllardır Shakespeare’den Faulkner’a, Wilde’dan Eliot’a Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık […]

Read More

Kawa Nemir: “İrlanda ile Kürdistan arasında ruh köprüsü var”

William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve sağlam bir çevirmen. Yıllardır Shakespeare’den William Faulkner’a, Oscar Wilde’dan T.S. Eliot’a, Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık hatta inatla Kürtçeye aktararak çok önemli bir iş yapıyor. “Şiir; şaşırtıcı, […]

Read More

Bizi mutsuz eden şu büyük sözler ve Ulysses

“Ulysses başka. Ulysses yorulmuyor. Çok kullanılan şeylerin zaman içinde üreyen yavanlığına karşı baştan izole edilmiş. Çok sevilen şeylerin zaman içinde sahteleşmesine karşı baştan terbiye edilmiş. Somutlaşmış bir sadakat, Ulysses, benim için. Gücün, esinin, neşenin kaybedildiği zaman aranacağı tek yer. Ve bulunacağı tek yer. Bilirim, o an içimde olmayan ve ihtiyacını duyduğum şey, ruhsal birşey, mutlaka […]

Read More

Sokaklar size benzerken, nereye Leylâ Hanım…

“Gururla vedalaşıyoruz sizinle… Gözünüzü arkada bıraktırmamanın gururu. Tezer Hanım’a iletiniz: Artık sizi yaşatacakların ülkesidir Türkiye. İmzamız: Örgüt!” soL gazetesi yazarlarından Asaf Güven Aksel 20 yıllık arkadaşım, ayrıca şu hayatta en sevdiğim insanlardan biri. Geçen hafta kaybettiğimiz büyük yazar Leyla Erbil’e yazdığı mektubu yayınladı köşesinde bugün. O kadar güzel yazmıştı ki herkes okusun istedim… Gülenay Börekçi […]

Read More

Leyla Erbil ve Sait Faik’le bir gün

Yıllar önce Murat Gülsoy’un yaratıcı yazarlık atölyelerinden birine gitmiştim. Ama acayip bir gidiş olmuştu, bir kere sanıyorum gelmiş geçmiş en devamsız öğrencisi bendim. Daha da beteri atölyeye kendi adımla yazılmıştım ama ilk ders başladığında aniden adımı değiştirmeye ve Gaye Birsam olmaya karar vermiştim. Tamam, lütfen bir şey demeyin. Yaptığımın çok kötü olduğunu biliyorum. Her neyse, […]

Read More