









Cumhuriyet Kitap, Varlık ve Özgür Edebiyat dergilerindeki sayfaların yanı sıra Bıçkın ve Orta Halli, Nişantaşı Suare, Her Cumartesi Rüya adlı romanların yazarı İbrahim Yıldırım, 30 yıllık arkadaşı ve her yazdığını okuduğu yazarı Hulki Aktunç’la ilgili bu yazıyı bana göndereli epey oldu aslında. Ama çeşitli sebeplerden yayınlamakta geciktim. 29 Haziran’a yetişseydi şahane olacaktı, olmadı. (Sır Kâtibi, Islıkla Tarihçe, İnsan […]
Read More
Robert Galbraith’in The Cuckoo’s Calling adlı polisiyesi başta sadece 449 adet satmıştı. Yazarın aslında J.K. Rowling olduğu, kendini özgür hissetmek için takma isimle yazdığı ortaya çıkınca kitap, Amazon’da bir numaraya fırladı. Çarpıcı yeni kapağı, ciltli versiyonu ve Rowling’in “devam kitabı yolda” müjdesiyse işin içinde bir PR numarası olduğunu düşündürüyor… Altan’dan Son Oyun, Rowling’den Boş Koltuk […]
Read More
“Finnegans Wake edebiyat tarihinde büyük bir yazar tarafından yazılmış yapıtların en ihmal edilmiş olanı. Anlaşılır sebeplerle elbette… Zor bir roman değilmiş numarası yapmayacağım. Ama hatırı sayılır bir bölümü, Ulysses’ten daha zor değildir. Onu okumak, bir romanı anadilinizden daha az bildiğiniz bir dilde okumaya benzer… Su gibi akmaz, hep bir şeyleri çözmeye çalışırsınız. Hem bence bir […]
Read More
Ruhi Mücerret’te, epey kaotik ama rengarenk bir dünya çıkıyor karşımıza. Romanın tamamı, John Landis filmlerinin finalleri gibi cıvıl cıvıl… Tek başına okunduğunda da anlam ifade edecek bölümler, Ekşi Sözlük entry’leri misali başlıklar, yüksek dozda popüler kültür eleştirisi… Garip şahsiyetler; tarihten ve günümüzden isimler, olaylar, anekdotlar… Okurla sohbetler, ara sıra ona laf atmalar… Bir nevi fikir […]
Read More
Ortak arkadaşımız Umay Umay sayesinde tanıştığım Kawa Nemir’le röportaj yapmayı Ulysses ve Joyce aşkım yüzünden istemiştim. William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve çevirmenlerindendi. Yıllardır Shakespeare’den Faulkner’a, Wilde’dan Eliot’a Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık […]
Read More
William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve sağlam bir çevirmen. Yıllardır Shakespeare’den William Faulkner’a, Oscar Wilde’dan T.S. Eliot’a, Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık hatta inatla Kürtçeye aktararak çok önemli bir iş yapıyor. “Şiir; şaşırtıcı, […]
Read More
“Ulysses başka. Ulysses yorulmuyor. Çok kullanılan şeylerin zaman içinde üreyen yavanlığına karşı baştan izole edilmiş. Çok sevilen şeylerin zaman içinde sahteleşmesine karşı baştan terbiye edilmiş. Somutlaşmış bir sadakat, Ulysses, benim için. Gücün, esinin, neşenin kaybedildiği zaman aranacağı tek yer. Ve bulunacağı tek yer. Bilirim, o an içimde olmayan ve ihtiyacını duyduğum şey, ruhsal birşey, mutlaka […]
Read More
“Gururla vedalaşıyoruz sizinle… Gözünüzü arkada bıraktırmamanın gururu. Tezer Hanım’a iletiniz: Artık sizi yaşatacakların ülkesidir Türkiye. İmzamız: Örgüt!” soL gazetesi yazarlarından Asaf Güven Aksel 20 yıllık arkadaşım, ayrıca şu hayatta en sevdiğim insanlardan biri. Geçen hafta kaybettiğimiz büyük yazar Leyla Erbil’e yazdığı mektubu yayınladı köşesinde bugün. O kadar güzel yazmıştı ki herkes okusun istedim… Gülenay Börekçi […]
Read More
Yıllar önce Murat Gülsoy’un yaratıcı yazarlık atölyelerinden birine gitmiştim. Ama acayip bir gidiş olmuştu, bir kere sanıyorum gelmiş geçmiş en devamsız öğrencisi bendim. Daha da beteri atölyeye kendi adımla yazılmıştım ama ilk ders başladığında aniden adımı değiştirmeye ve Gaye Birsam olmaya karar vermiştim. Tamam, lütfen bir şey demeyin. Yaptığımın çok kötü olduğunu biliyorum. Her neyse, […]
Read More
Algan Sezgintüredi’nin yeni romanında gerilimin yüksek dozda mizahla birlikte yol aldığı hikaye sağlam, karakterler tatlı ama karmaşıktı. Kitabı sevdim, üzerine yazacaktım da… Ama sonra yazarın pek röportaj vermediğini öğrendim ve her şeyi ona sormak daha iyi olabilir diye düşündüm. Algan Sezgintüredi’nin enteresan bir adam olduğu kesin. Hakkında pek az şey bildiğimi söyleyip ipucu istediğimde şöyle […]
Read More
Polisiye bu ülkede ezelden beri “tu kaka” edilen bir tür olmaktan çıktıysa, bunda Celil Oker’in büyük payı vardır. Zira polisiye denince akla hemen hemen sadece Dashiel Hammet, Raymond Chandler ve Simenon gibi yazarların geldiği ülkemizde Celil Oker ilk “saf polisiye” romanları kaleme alan kişi olarak okurun gönlünde haklı bir yer edinmiştir. Bir de kahramanı vardır […]
Read More
Gökçe Gökçeer, iyi günde, kötü günde ve zihnimizin en hain taraflarında suç ortaklığı ettiğimiz sevgili yazarımız Roald Dahl’ın Matilda’sının 25’inci yaşına basmasını kutlamak için yazdı yeni yazısını. Bugün 25 yaşında olması gereken Ayşe adında çok tatlı bir kızı ilgilendiren bir tesadüfü de yazısına kattı. Bu durumda bana fazla söz düşmüyor. İyi ki doğdunuz Matilda ve […]
Read More
Hiç hesapta olmayan çeşitli rastlantılar sonucu Egoist Okur, Chuck Palahniuk seven bir site haline geldi. Arkadaşım Samed Karagöz de tutup Palahniuk’un yazar adaylarına tavsiyelerini gönderince, Chuck-Palahniuk-seven-site imajımız iyice kuvvetlendi. Bir sakıncası yok aslında, Egoist de ben de halimizden gayet memnunuz… İşe yarayıp yaramayacaklarını bilmiyorum, ama Chuck P.’nin tavsiyelerini okumak eğlenceli… Dahası bir gerçeği açıkça ortaya […]
Read More
“Memleketin, yüzü ışıldayan bütün çocukları gibi, hayatının bir dönemini devrimin, insanın sırtını ılık bir elle sıvazlayan ihtimaline inanarak geçirmişti. Devrim olurdu, olmazdı, orası ayrı mesele. Ama devrime yalnızca inanmanın bile, razı olmamakla doğrudan ilgili, vicdanı serinleten, en olmadık zamanda insanın içini yeşerten bir lezzeti var. Babam ona inanmıştı gençken. İnanılmayacak gibi değildi.” Burcu Yıldızer, hastası […]
Read More
Gezi Parkı’nın dönüştürülmesi projesi hâlâ konuşulurken, parkların ve bahçelerin tarihine bakmak, park kavramının neden önemli olduğunu hatırlamak iyi olabilir diye düşündüm… Tam bu sırada elime bir kitap geçti: Alman tarihçi Hans Sarkowicz’in yazdığı “Parkların ve Bahçelerin Tarihi”… “Günümüzde mimarlar ve şehir idarecileri ‘park’ adı verilen ama yeşillikmiş gibi göründükleri halde aslında modern hayatın light birer […]
Read More
Yazma Büyüsü adlı bir kitabı da bulunan İnci Aral, Seferihisar Edebiyat Günleri’nde bütün bir sabahı ve öğleden sonrayı kapsayan bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Yola çıkış noktası ilk romanı Ölü Erkek Kuşlar’dı. Aral önce yoğun bir öykü yazarlığı tecrübesinin ardından romana geçmiş ve doğal olarak bunun zorluklarını yaşamıştı. Yazarın “Şimdi olsa yayınlamadan önce 100 sayfasını çıkarırdım” […]
Read More
Türkiye’nin ilk yavaş şehri yani cittaslow’u olarak kalbimizde ayrı bir yer edinen salyangoz simgeli güzel şehirde, yani Sefirihisar’da geçen yıl bir edebiyat festivali düzenlenmiş, yazarlar, şairler 1 hafta boyunca katılımcılara yazma dersleri vermişti. Mario Levi’nin atölyesi en ilham verici olanlardan biriydi. Levi bize “nasıl katil olunacağını” anlatmıştı. Kulağa korkutucu geliyor biliyorum ama değil aslında! Zor belki, […]
Read More
Emrah Serbes’e “Behzat Ç. hangi müzikleri dinler?” diye sormuştum, “En çok Neşet Ertaş dinler” diye cevap vermişti. “En iyisi Emrah’tan bir Efkâr Karması istemek” diye düşündüm ben de bunun üzerine. Kendisi öyle anlatmıyor ama bence Behzat Ç., yaratıcısı Emrah Serbes’ten çok farklı biri değil, hatta bir nevi onun alter ego’su. Dinleyip kendiniz karar verin… Gülenay […]
Read More
Başar Başarır’ın upuzun sekiz yıl aradan sonra yayınlanan son kitabı Düzenboz kimi zaman insanı kahkahadan kırıp geçiren kimi zaman dolu dolu ağlatan öykülerden oluşuyor. İnternet ile bostancıbaşının, dört çeker jiple haremağasının yan yana geldiği bir devrim sabahını da anlatıyor Başarır, Hrant Dink’i indiren o kurşunu da… Başar Başarır: “Yazı bir hançer değildir ki maziye saplayasın!” […]
Read More