Egoist okur

Murat Menteş’le kibirli ve mıymıntı bir edebiyatın zararlı etkilerine dair

Ruhi Mücerret’te, epey kaotik ama rengarenk bir dünya çıkıyor karşımıza. Romanın tamamı, John Landis filmlerinin finalleri gibi cıvıl cıvıl… Tek başına okunduğunda da anlam ifade edecek bölümler, Ekşi Sözlük entry’leri misali başlıklar, yüksek dozda popüler kültür eleştirisi… Garip şahsiyetler; tarihten ve günümüzden isimler, olaylar, anekdotlar… Okurla sohbetler, ara sıra ona laf atmalar… Bir nevi fikir […]

Read More

Kawa Nemir: “Kürtçe uyandı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!”

Ortak arkadaşımız Umay Umay sayesinde tanıştığım Kawa Nemir’le röportaj yapmayı Ulysses ve Joyce aşkım yüzünden istemiştim. William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve çevirmenlerindendi. Yıllardır Shakespeare’den Faulkner’a, Wilde’dan Eliot’a Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık […]

Read More

Kawa Nemir: “İrlanda ile Kürdistan arasında ruh köprüsü var”

William Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Hamlet oyunlarında sahneye çıkan Kawa Nemir, aktörlüğünün yanı sıra Kürt edebiyatının dikkat çekici genç şairlerinden ve sağlam bir çevirmen. Yıllardır Shakespeare’den William Faulkner’a, Oscar Wilde’dan T.S. Eliot’a, Anglo-Sakson edebiyatın birçok yazar ve şairini hayran olunacak bir kararlılık hatta inatla Kürtçeye aktararak çok önemli bir iş yapıyor. “Şiir; şaşırtıcı, […]

Read More

Bizi mutsuz eden şu büyük sözler ve Ulysses

“Ulysses başka. Ulysses yorulmuyor. Çok kullanılan şeylerin zaman içinde üreyen yavanlığına karşı baştan izole edilmiş. Çok sevilen şeylerin zaman içinde sahteleşmesine karşı baştan terbiye edilmiş. Somutlaşmış bir sadakat, Ulysses, benim için. Gücün, esinin, neşenin kaybedildiği zaman aranacağı tek yer. Ve bulunacağı tek yer. Bilirim, o an içimde olmayan ve ihtiyacını duyduğum şey, ruhsal birşey, mutlaka […]

Read More

Sokaklar size benzerken, nereye Leylâ Hanım…

“Gururla vedalaşıyoruz sizinle… Gözünüzü arkada bıraktırmamanın gururu. Tezer Hanım’a iletiniz: Artık sizi yaşatacakların ülkesidir Türkiye. İmzamız: Örgüt!” soL gazetesi yazarlarından Asaf Güven Aksel 20 yıllık arkadaşım, ayrıca şu hayatta en sevdiğim insanlardan biri. Geçen hafta kaybettiğimiz büyük yazar Leyla Erbil’e yazdığı mektubu yayınladı köşesinde bugün. O kadar güzel yazmıştı ki herkes okusun istedim… Gülenay Börekçi […]

Read More

Leyla Erbil ve Sait Faik’le bir gün

Yıllar önce Murat Gülsoy’un yaratıcı yazarlık atölyelerinden birine gitmiştim. Ama acayip bir gidiş olmuştu, bir kere sanıyorum gelmiş geçmiş en devamsız öğrencisi bendim. Daha da beteri atölyeye kendi adımla yazılmıştım ama ilk ders başladığında aniden adımı değiştirmeye ve Gaye Birsam olmaya karar vermiştim. Tamam, lütfen bir şey demeyin. Yaptığımın çok kötü olduğunu biliyorum. Her neyse, […]

Read More

Algan Sezgintüredi: “Polisiye de felsefe yapmanın bir yolu”

Algan Sezgintüredi’nin yeni romanında gerilimin yüksek dozda mizahla birlikte yol aldığı hikaye sağlam, karakterler tatlı ama karmaşıktı. Kitabı sevdim, üzerine yazacaktım da… Ama sonra yazarın pek röportaj vermediğini öğrendim ve her şeyi ona sormak daha iyi olabilir diye düşündüm. Algan Sezgintüredi’nin enteresan bir adam olduğu kesin. Hakkında pek az şey bildiğimi söyleyip ipucu istediğimde şöyle […]

Read More

Celil Oker: “Hayatın içindeki yeni icatları şahane buluyorum”

Polisiye bu ülkede ezelden beri “tu kaka” edilen bir tür olmaktan çıktıysa, bunda Celil Oker’in büyük payı vardır. Zira polisiye denince akla hemen hemen sadece Dashiel Hammet, Raymond Chandler ve Simenon gibi yazarların geldiği ülkemizde Celil Oker ilk “saf polisiye” romanları kaleme alan kişi olarak okurun gönlünde haklı bir yer edinmiştir. Bir de kahramanı vardır […]

Read More

Roald Amca’ya sevgilerle: İyi ki doğdun Matilda!

Gökçe Gökçeer, iyi günde, kötü günde ve zihnimizin en hain taraflarında suç ortaklığı ettiğimiz sevgili yazarımız Roald Dahl’ın Matilda’sının 25’inci yaşına basmasını kutlamak için yazdı yeni yazısını. Bugün 25 yaşında olması gereken Ayşe adında çok tatlı bir kızı ilgilendiren bir tesadüfü de yazısına kattı. Bu durumda bana fazla söz düşmüyor. İyi ki doğdunuz Matilda ve […]

Read More

Chuck Palahniuk’tan 13 tavsiye

Hiç hesapta olmayan çeşitli rastlantılar sonucu Egoist Okur, Chuck Palahniuk seven bir site haline geldi. Arkadaşım Samed Karagöz de tutup Palahniuk’un yazar adaylarına tavsiyelerini gönderince, Chuck-Palahniuk-seven-site imajımız iyice kuvvetlendi. Bir sakıncası yok aslında, Egoist de ben de halimizden gayet memnunuz… İşe yarayıp yaramayacaklarını bilmiyorum, ama Chuck P.’nin tavsiyelerini okumak eğlenceli… Dahası bir gerçeği açıkça ortaya […]

Read More

BEYEFENDİ: Erkeklere Methiye

Şen, kışkırtıcı ve ayarsız bir dilin yaratıcısı olarak edebiyatta kendine has bir yeri olan Hatice Meryem, Siftah, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar ve Aklımdaki Yılan gibi kitapların ardından Beyefendi: Erkeklere Methiye adlı tuhaf ve güzel metniyle yeniden okur karşısında. Beyefendi’yi herhangi bir türün sınırları içine dahil etmek güç. […]

Read More

Hüzünlü mağluplar için yazıldı: “Olduğu Kadar Güzeldik!”

“Memleketin, yüzü ışıldayan bütün çocukları gibi, hayatının bir dönemini devrimin, insanın sırtını ılık bir elle sıvazlayan ihtimaline inanarak geçirmişti. Devrim olurdu, olmazdı, orası ayrı mesele. Ama devrime yalnızca inanmanın bile, razı olmamakla doğrudan ilgili, vicdanı serinleten, en olmadık zamanda insanın içini yeşerten bir lezzeti var. Babam ona inanmıştı gençken. İnanılmayacak gibi değildi.” Burcu Yıldızer, hastası […]

Read More

Buluşma ve iletişim kurma mekanları: PARKLAR

Gezi Parkı’nın dönüştürülmesi projesi hâlâ konuşulurken, parkların ve bahçelerin tarihine bakmak, park kavramının neden önemli olduğunu hatırlamak iyi olabilir diye düşündüm… Tam bu sırada elime bir kitap geçti: Alman tarihçi Hans Sarkowicz’in yazdığı “Parkların ve Bahçelerin Tarihi”… “Günümüzde mimarlar ve şehir idarecileri ‘park’ adı verilen ama yeşillikmiş gibi göründükleri halde aslında modern hayatın light birer […]

Read More

İnci Aral: “Yazar kadın cesur, vahşi ve yırtıcı olmalı”

Yazma Büyüsü adlı bir kitabı da bulunan İnci Aral, Seferihisar Edebiyat Günleri’nde bütün bir sabahı ve öğleden sonrayı kapsayan bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Yola çıkış noktası ilk romanı Ölü Erkek Kuşlar’dı. Aral önce yoğun bir öykü yazarlığı tecrübesinin ardından romana geçmiş ve doğal olarak bunun zorluklarını yaşamıştı. Yazarın “Şimdi olsa yayınlamadan önce 100 sayfasını çıkarırdım” […]

Read More

Mario Levi: “Yazar olmak istiyorsanız, katil olmayı göze alacaksınız!”

Türkiye’nin ilk yavaş şehri yani cittaslow’u olarak kalbimizde ayrı bir yer edinen salyangoz simgeli güzel şehirde, yani Sefirihisar’da geçen yıl bir edebiyat festivali düzenlenmiş, yazarlar, şairler 1 hafta boyunca katılımcılara yazma dersleri vermişti. Mario Levi’nin atölyesi en ilham verici olanlardan biriydi. Levi bize “nasıl katil olunacağını” anlatmıştı. Kulağa korkutucu geliyor biliyorum ama değil aslında! Zor belki, […]

Read More

Efkâr Karması / Emrah Serbes: “Behzat Ç. en çok Neşet Ertaş dinler…”

Emrah Serbes’e “Behzat Ç. hangi müzikleri dinler?” diye sormuştum, “En çok Neşet Ertaş dinler” diye cevap vermişti. “En iyisi Emrah’tan bir Efkâr Karması istemek” diye düşündüm ben de bunun üzerine. Kendisi öyle anlatmıyor ama bence Behzat Ç., yaratıcısı Emrah Serbes’ten çok farklı biri değil, hatta bir nevi onun alter ego’su. Dinleyip kendiniz karar verin… Gülenay […]

Read More

Başar Başarır: “Yazı bir hançer değildir ki maziye saplayasın!”

Başar Başarır’ın upuzun sekiz yıl aradan sonra yayınlanan son kitabı Düzenboz kimi zaman insanı kahkahadan kırıp geçiren kimi zaman dolu dolu ağlatan öykülerden oluşuyor. İnternet ile bostancıbaşının, dört çeker jiple haremağasının yan yana geldiği bir devrim sabahını da anlatıyor Başarır, Hrant Dink’i indiren o kurşunu da… Başar Başarır: “Yazı bir hançer değildir ki maziye saplayasın!” […]

Read More

Efkâr Karması / Alper Canıgüz: “Sevgili mazoşist ve egoist okurlara…”

“Tatlı Rüyalar”. Şahane. “Oğullar ve Rencide Ruhlar”. Harikulâde. “Gizliajans”. Müthiş. Eh, anladınız… Elbette, Alper Canıgüz. Aslında Alper, Egoist Okur için “Efkar Karması”nı epey önce hazırladı. Fakat ben, her zamanki işleri karmakarışık edebilme becerimi kullandım ve bilgisayarımın hard disk’inin yanmasına sebep oldum. Bana pahalıya patlayan, dahası karmanın ve yazının gecikmesine sebep olan bu sakarlığı Alper’in anlayışla […]

Read More

Efkâr Karması / Seray Şahiner: “Aşk arabesktir…”

Yunus Nadi öykü ödülü sahibi bi tanecik Seray Şahiner’den bir Efkar Karması istedim, yaptı. Ve dedi ki: “Kelimenin tüm hüznüne rağmen, bir müstehzi gülüş beliriyor hep gözümün önünde, ‘efkâr’ dendiği zaman. ‘Kahır’ gibi değil mesela. Bu yüzden seçtiğim -beni bulan- efkâr şarkılarının içinde hüznü vurgulayan tuhaf bir alaycılık da var hep. Rest çekme, müdanasızlık, omuz […]

Read More

Ayfer Tunç’tan mektup

Gezi Parkı Direnişi 13. günündeyiz. Çağdaş edebiyatımızın en önemli isimlerinden biri olan Ayfer Tunç’tan gelen, daha doğrusu onun okuruna yazdığı heyecanlı ama kaygılı mektubu yayınlama zamanı… 8 Haziran 2013 Değerli okurum, Öncelikle kardeşçe yaklaşımınıza ve duyarlılığınıza çok teşekkür ederim. İzin verirseniz size Gezi Parkı vesilesiyle twitter’da yeterince anlatamadığım görüşlerimi iletmek istiyorum. Öncelikle şunu bilmenizi isterim. […]

Read More

Cem Kalender yazdı: Ya eşya bir gün delirse?

Klan ve Zamanın Unutulan Koynunda adlı ilk fırsatta okuyacağım iki kitabın yazarı Cem Kalender, Oğuz Atay’ın roman ve öykülerini Lacancı bir bakışla okumayı deniyor bu yazıda. “İnsan, biyolojik bir canlıdan kültürel bir özneye dil sayesinde geçer” diyen ama Dil’in de insana doğru bir kimlik sağlamadığını vurgulayan Jacques Lacan, Oğuz Atay’ın yarattığı karakterleri anlamamıza yardım edecek […]

Read More

Çocuk kitaplarında sevmediklerimiz: Lâle Sirki’nde neler oluyor?

Lâle Sirki ve Gizemli Hikayesi adlı kitabın tasarımı çok güzel. İllüstrasyonlar, baskı kalitesi “Gel” diyor, “Al beni, oku beni.” Künyesi de ilginç ve cazip… Yaratıcısı, yani yazarı ve çizeri Tiyatro Oyunevi’nin dekor ve kostüm tasarımcısı Claude Leon. Çeviri Mahir Günşiray’a, düzeltisi Murat Uyurkulak’a ait. Peki ne anlatıyor? Şöyle… Lâle Sirki’nde garip bir sessizlik var. Herkes […]

Read More

Efkâr Karması / Altay Öktem: Çetrefilli ve tehlikeli şarkılar

Şair, yazar, dergici, yayıncı ve zaman zaman DJ Altay Öktem, canım arkadaşım… Onunla yıllardır öyle çok içtik, dertleştik, eğlendik, kim bilir kaç gece edebiyattan ve hayattan konuştuk ki artık ailemden biri sayılır. Ama şimdiye dek ondan bir Efkar Karması istemediğimi geçenlerde farkettim. Demek ki zamanı şimdiymiş, demek ki kalbimiz çok sıkışmış ve içimizdeki tarifsiz hüzün […]

Read More