Egoist okur

Murat Gülsoy’la Tanpınar ve bizi rahat ettirmeyen öteki yazarları konuştuk

Öykücü, romancı Murat Gülsoy, okura yazar olma cesareti vermeyi denediği Büyübozumu adlı kitabının ardından deneme türündeki ikinci kitabı 602 Gece’yi  yayımlamıştı. Gülsoy bu kitabında okuruyla edebiyatta zevk aldığı konuları ve onu heyecanlandıran yapıtlar üzerine düşündüklerini paylaşıyordu. Aradan birkaç yıl geçti. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Penguin Classics tarafından İngilizce olarak yayınlanmasının verdiği heyecanla içinde bolca Ahmet Hamdi […]

Read More

Hamdi Koç: “Bu ülkede pasta ideoloji bıçağıyla kesilir!”

Romancı Hamdi Koç’la Habertürk Gazetesinin Kitap Eki için bir söyleşi yapmıştık. Mühim şeyler konuşmuştuk ama ekin sınırlı sayfa sayısı yüzünden ne yazık ki tamamını yayınlayamamıştım. Çok uzundu. Kesmek gerekmişti. Yazık olmuştu! Sonbahar geldi ya, ben bugünlerde biraz içime kapandım o yüzden daha çok kitap okuyorum, daha çok dergi karıştırıyorum ve aklıma bazı soruların takılıp duruyor. […]

Read More

PROUST & JIM CARREY: “Beni hafızandan siler miydin?”

“İşte hafızanın işleyişi böyledir: İzler birbirlerini etkiler, dönüştürür ve hatta bazen bambaşka hallere bile sokarlar. Bu yüzden de, geçmişi olduğu haliyle hatırlamak imkansızdır. Yaşananlar, geçmişi değiştirmiştir. En basit örnek: Ayrılmışsınızdır ve bugünden tüm hikâyeyi yeniden gözden geçiriyorsunuzdur. ‘Şimdi anlıyorum, çok mutsuzmuşuz aslında’ dersiniz. Şimdi çektiğiniz acı, tüm geçmişi acıyla yeniden yorumlamıştır. Şimdi çektiğiniz acı, geçmişin […]

Read More

Hangimiz normal, kim anormal?

“Çocuklara bazı kavramları anlatmak, onların içini doldurmak çoğu zaman kolay değil. Normal-anormal, doğru-yanlış, iyi- kötü, aralarında en tehlikelileri… Bu noktada, en azından ‘normal-anormal’ sıkıntısına düşüldüğünde, işin içinden çıkmaya yardımcı olabilecek bir kitaptan bahsedeceğim. ‘Normal Nedir?’ Alman bilim muhabiri ve yazar Wolfgang Korn’un, insanların aynı görünmelerine rağmen aslında farklı olduklarına dair yaptığı etnolojik bir çalışma. Aynılığı […]

Read More

Hayatımın bütün erkekleri…

“Kimi sevsem gelsin bir süre bende kalsın istiyorum. Hem hava soğuk, çayımızı demler, ayaklarımızı uzatırız. Bazen birkaç çeşit meze yaparım, rakı içeriz. Mezelerin üstüne baharatlarla kalp yaparım. Soslarla adının baş harfini çizerim. Öyle mum falan sevmiyorum, anaç romantizm benimki.” “Sonra tanışır tanışmaz “İyi bana gel o zaman” dememi de garip bulmasın. Bütün kutsal yerler gibi […]

Read More

İnsanlığın en eski muamması: 30.000 yıllık macera

İnsanoğlunun sanatla ilişkisi, kazıma yoluyla ya da doğal boyaları kullanarak kendisini ifade etmesi onları keşfedenleri hep merâka düşürmüştür. Dağların tepelerinde, vâdilerin en uç noktalarında, mağaraların derinliklerinde karşımıza çıkan bu resimler hangi amaçla yapılmışlardı? Binyıllar öncesinden bize ses veren bu resimler acaba bir medet ummayı mı ifade ediyordu? Bu ve benzeri sorular geçtiğimiz yüzyıldaki mağara sanatı […]

Read More

İHSAN OKTAY ANAR’dan yeni roman: Galîz Kahraman

Ne yazarlarsa merakla beklediğimiz, çıkar çıkmaz okuduğumuz yazarlar vardır. İhsan Oktay Anar onlardan biri… Az konuştuğu, mülakat vermekten de hiç hoşlanmadığı için okurun onunla esas iletişimi romanları aracılığıyla gerçekleşiyor. Bu sebeple de açıkçası İhsan Oktar Anar ne yazacak diye beklerken sevdiğimiz öteki yazarları beklerken olduğumuzdan daha heyecanlı, daha sabırsız oluyoruz. Her neyse, lafı uzatmayarak yazarın […]

Read More

Mahir Ünsal Eriş: “Dilde evrime inanmak zorundayız!”

Yazar ve çevirmen Mahir Ünsal Eriş’i biliyorsunuz; Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik kitaplarının yaratıcısı. Egoist Okur olarak biz, yani siz ve ben Eriş’le öykülerini çok seviyoruz. O yüzden diyorum ki en iyisi sevgili yazarımızın bu hafta sonundan itibaren Arnavutköy-Gümüşlük Akademisi’nde başlatacağı Dilbazlık Atölyesi’nde buluşalım ve 10 dil bilen bu genç yazarın […]

Read More

Peyami Safa ve bir tereddüdün sanatı: ROMAN

“Bilim kesinliğin peşine büyük bir tutkuyla düşmüş olabilir ama sanatın böyle bir iddiası ve gündemi olduğunu söyleyemeyiz. Hatta kesinsizliklerin sivrileştiği, bir bıçak gibi keskinleştiği yerde boy verir çoğu büyük sanat yapıtı. Elbette roman için de geçerlidir bu. Hatta roman mükemmellikten oldukça uzak ve sadece içerik olarak değil, biçim olarak da ele avuca sığmaz yapısıyla dünyanın […]

Read More

İstanbul’un ruhları

“Zavallı Bayezid-i Cedid Camii… Hemen yanında. Zavallı, çünkü 2000 yılında Fatih Müftülüğü’nün tabelasını yenilediği anlaşılan cami, perişan sıfatını taşıyan fukara, kadersiz, ruhu zedelenmiş, itilip kakılmış küçük bir çocuğu hatırlatıyordu. Hüzünle oradan kaçmak istedim, içeri girmemle çıkmam bir oldu. Yol üzerinde duvarın içine tıkıştırılmış bir çeşmeyle karşılaştım. Suyu akmayan, sen şurada dur yeter, dercesine, alelacele oraya […]

Read More

Efkâr Karması / Gülüm Dağlı: “Müsait olduğumuzda uzun uzun konuşalım” şarkıları

Picus yıllarından beri arkadaşım olan ve daha sonra Akşam gazetesinde de uzun yıllar birlikte çalıştığımız Gülüm Dağlı bugünlerde hayatını değiştirme planları yapıyor. Daha doğrusu gazeteci mi kalacak, yoksa çok daha heyecan verici başka işlere doğru mu uçacak onu düşünüyor. Bense hazır Gülüm editörlük ve köşe yazarlığı gibi işlere birazcık ara vermişken, yani artık bol bol […]

Read More

Latife Tekin + Hasan Ali Toptaş: “Yazara dil gerekmez!”

Latife Tekin: “Yazdığım kitaplar beni bir yere getirdi. Geldiğim yer çok sakin bir yer. Burada roman olmasa da olur gibi geliyor artık bana. Artık iyiyim, yaşamaya başladım duygusu… Çocukluğumdaki gibi bir coşkuyu yakaladım galiba ve bu, çok acılı bir sürecin sonunda oldu. Evet, yazmak da bırakılabilir. Keşke bırakılabilse hatta. Ama zor. Çünkü büyüleniyoruz. Öyle büyüleniyoruz […]

Read More

Noel Baba’nın ağzından mektup yazan adam: J.R.R. TOLKIEN

Dünyaca ünlü İngiliz yazar J.R.R. Tolkien’in, en önemli eserlerinden Hobbit için, üstelik kitap daha taslak halindeyken çizdiği resimler, “J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri” adlı kitapta okurla buluşuyor. Hobbit’in 75. yılını kutlamak üzere hazırlanan ve içinde Orta Dünya’ya dair 100’den fazla resim, eskiz, harita ve plan ilk kez bu kitapta bir araya geliyor. İthaki Yayınları’nın sınırlı sayıda […]

Read More

Evliya Çelebi usulü hamsi pilakisi…

İstanbul Mutfak Sanatları Enstitüsü’nün kurucusu Hande Bozdoğan birkaç yıl önce Lale Apa’yla birlikte İstanbul Mutfakta adlı bir kitap yazmış ve Fransa’da Gourmand Juri Özel Ödülü’nü kazanmıştı. Yüzlerce yıllık tarihin süzgecinden geçerek bugüne ulaşmış İstanbul mutfağını anlatıyordu kitabında. Daha doğrusu bu zengin ve hâlâ keşfedilmeyi bekleyen mutfağın özelliklerini uzmanlara, ünlü aşçılara anlattırıyordu. Bozdoğan şimdi sürprizli bir […]

Read More

Şair Walt Whitman, Miguel’in hayatını nasıl değiştirdi?

“Anne babaların çocuklarına sıklıkla söylediği bir tembih sözüdür; ‘sakın yabancılarla konuşma!’ Kahramanımız Miguel, eğer anne babasının sözünü dinleyen bir çocuk olsaydı, bu kitap kesinlikle çok sıkıcı olurdu. Şimdi bildiğiniz tüm tembihleri unutun ve akıllı, duyarlı, tatlı yürekli Miguel’le tanışın!” Kapağında Walt Whitman’a ikizi kadar benzeyen şapkalı, sakallı yaşlı bir adam bulunan Miguel adlı kitabı Gökçe […]

Read More

Hem tatil yeri hem okul hem de hapishane… Proustvâri!

“Şimdiki zamanda önümüze çıkan engellerin hiçbiri dünde yok sanırdım. Maun masalar çağını kutsuyor, uzun ve güzel romanları ancak ve ancak bir yüzyıl öncede hayal edebiliyor, daha belirli bir örnekle hayal etmeyi sürdürecek olursam da, yatağının içinde yazan Proust’u aklıma getiriyordum. Hatta yüzsüzce, romanının yaratıcı koşullarından biri olarak, yazarın o çağın insanı olmasını sayıyordum. Zaten nereden […]

Read More

Leyla Erbil: PERİLİ EV’imiz…

Leyla Erbil benim için bir perili ev gibidir. Orada durur yıllardır, tekinsiz ve artık dokunulmaz. Leyla Erbil, PERİLİ EV’imiz… Leyla Erbil benim için bir perili ev gibidir. Orada durur yıllardır, tekinsiz ve artık dokunulmaz. Bazısı tedirgin olur bu evden, önünden geçerken, etrafından dolaşırken başını eğip koşar adım yürümeye başlar. Nasıl olmuşsa vakt-i zamanında bir gün […]

Read More

“Kitaplar ve başka güzel ihtimaller…”

Bu yazı, “kabına sığamayan fırtınalı bir ruh” diye tarif edebileceğim ve bu açıdan yıllar önceki kendime pek benzettiğim bi’tanecik Arzu Akgün’den hem bana hem Egoist Okur’a tarifsiz bir yaş günü hediyesi. Okuyunca gözyaşlarımı tutamadım ama uzun süredir olmadığı kadar da mutlu hissettim kendimi. Ve hemen Arzu’nun egoist Okur’daki köşesi “Rüya Görme Sanatı’na aldım. Siz de […]

Read More

Yasemin; geleceğimizden koparılmış bir çiçek…

İnsan bazen o kadar üzülür, o kadar şaşırır ki nutku tutulur, belki de şok eden o olayı aklı hafızası almadığı, o çok değer verdiğiyle birleştirmediği için kendini ve sevdiğini korumaya alır; sadece birlikte yaşanan, sırlarlarla sakladıklarını hatırlar. Dokunduramaz o sahneyi ona, oysa ona en çok dokunan kişidir bunu yaşamış olan. Yasemin, benim en yakın arkadaşımdı. […]

Read More

Efkâr Karması / Elif Şafak: Her biri birkaç roman gücündeki şarkılar

Elif Şafak okurken bir yandan da müzik dinlersiniz. Yani gerçekten müzik dinlersiniz. Şafak, hikayenin ruhuyla, karakteriyle, atmosferiyle paralel giden şarkıları birer yol gösterici olarak ikide bir okur karşısına çıkarır. Birçok romanında, özellikle Araf’ta böyledir. Yayın tarihimizin en güzel hadiselerinden biri olan ve bir+bir’e rağmen hâlâ çok özlediğim Roll dergisine verdiği bir röportajda da müzikle ilişkisinden […]

Read More

Efkâr Karması / Replikas: Bugün yapayalnız!

1960’larla 70’lerin Anadolu Pop’una adadıkları yeni albümleri Biz Burada Yok İken’i yayınlayan Replikas’la, daha doğrusu grup üyelerinden Gökçe Akçelik, Selçuk Artut ve Orçun Baştürk’le Habertürk için bir röportaj yaptım ya, hazır onları bulmuşken Egoist Okur’un meşhur efkâr karmalarından birini de istedim. Biraz düşünüp “Eh, tamam” dediler. Bir süre sonra da “Tek başına dinlenecek şarkılar listesi” […]

Read More

TREVANIAN’ı kızı anlattı: “Babam gülümseyişiyle odayı aydınlatırdı”

Leaving Sophie Dean adlı romanı E Yayınları’ndan çıkan Alexandra Whitaker, Reagan döneminde Amerika’yı terk ederek İspanya’nın Bask bölgesine yerleşen emekli sinema profesörü Rodney William Whitaker’ın kızı. Bu söylediğim sizin için bir şey ifade etmediyse, sıkı durun, açıklayayım: Alexandra’nın babası, sizin Trevanian diye bildiğiniz adam. Yani Şibumi, Katya’nın Yazı, Kasaba, Hesaplaşma gibi über-başarılı, tekrar tekrar okunası romanların […]

Read More

Alexandra Whitaker: “Aşkta sonsuz bağlılık diye bir şey yok!”

Okuyacağınız röportaj “Leaving Sophie Dean” adlı romanı yakında bizde de yayınlanacak olan Alexandra Whitaker adlı yazarla yapıldı. Ama benim için bu röportajın önemi başka. Dünyanın en sıcak, neşeli ve enerjik kadınlarından biri olan Alexandra, Şibumi, Katya’nın Yazı, Kasaba, İnci Sokağı gibi romanların yaratıcısı Trevanian’ın kızı. Röportajın esas konusu da haliyle Trevanian oldu. Ama Alexandra’ya ve […]

Read More