









Yazar ve çevirmen Mahir Ünsal Eriş’i biliyorsunuz; Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik kitaplarının yaratıcısı. Egoist Okur olarak biz, yani siz ve ben Eriş’le öykülerini çok seviyoruz. O yüzden diyorum ki en iyisi sevgili yazarımızın bu hafta sonundan itibaren Arnavutköy-Gümüşlük Akademisi’nde başlatacağı Dilbazlık Atölyesi’nde buluşalım ve 10 dil bilen bu genç yazarın […]
Read More
“Bilim kesinliğin peşine büyük bir tutkuyla düşmüş olabilir ama sanatın böyle bir iddiası ve gündemi olduğunu söyleyemeyiz. Hatta kesinsizliklerin sivrileştiği, bir bıçak gibi keskinleştiği yerde boy verir çoğu büyük sanat yapıtı. Elbette roman için de geçerlidir bu. Hatta roman mükemmellikten oldukça uzak ve sadece içerik olarak değil, biçim olarak da ele avuca sığmaz yapısıyla dünyanın […]
Read More
“Zavallı Bayezid-i Cedid Camii… Hemen yanında. Zavallı, çünkü 2000 yılında Fatih Müftülüğü’nün tabelasını yenilediği anlaşılan cami, perişan sıfatını taşıyan fukara, kadersiz, ruhu zedelenmiş, itilip kakılmış küçük bir çocuğu hatırlatıyordu. Hüzünle oradan kaçmak istedim, içeri girmemle çıkmam bir oldu. Yol üzerinde duvarın içine tıkıştırılmış bir çeşmeyle karşılaştım. Suyu akmayan, sen şurada dur yeter, dercesine, alelacele oraya […]
Read More
Picus yıllarından beri arkadaşım olan ve daha sonra Akşam gazetesinde de uzun yıllar birlikte çalıştığımız Gülüm Dağlı bugünlerde hayatını değiştirme planları yapıyor. Daha doğrusu gazeteci mi kalacak, yoksa çok daha heyecan verici başka işlere doğru mu uçacak onu düşünüyor. Bense hazır Gülüm editörlük ve köşe yazarlığı gibi işlere birazcık ara vermişken, yani artık bol bol […]
Read More
Latife Tekin: “Yazdığım kitaplar beni bir yere getirdi. Geldiğim yer çok sakin bir yer. Burada roman olmasa da olur gibi geliyor artık bana. Artık iyiyim, yaşamaya başladım duygusu… Çocukluğumdaki gibi bir coşkuyu yakaladım galiba ve bu, çok acılı bir sürecin sonunda oldu. Evet, yazmak da bırakılabilir. Keşke bırakılabilse hatta. Ama zor. Çünkü büyüleniyoruz. Öyle büyüleniyoruz […]
Read More
Dünyaca ünlü İngiliz yazar J.R.R. Tolkien’in, en önemli eserlerinden Hobbit için, üstelik kitap daha taslak halindeyken çizdiği resimler, “J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri” adlı kitapta okurla buluşuyor. Hobbit’in 75. yılını kutlamak üzere hazırlanan ve içinde Orta Dünya’ya dair 100’den fazla resim, eskiz, harita ve plan ilk kez bu kitapta bir araya geliyor. İthaki Yayınları’nın sınırlı sayıda […]
Read More
İstanbul Mutfak Sanatları Enstitüsü’nün kurucusu Hande Bozdoğan birkaç yıl önce Lale Apa’yla birlikte İstanbul Mutfakta adlı bir kitap yazmış ve Fransa’da Gourmand Juri Özel Ödülü’nü kazanmıştı. Yüzlerce yıllık tarihin süzgecinden geçerek bugüne ulaşmış İstanbul mutfağını anlatıyordu kitabında. Daha doğrusu bu zengin ve hâlâ keşfedilmeyi bekleyen mutfağın özelliklerini uzmanlara, ünlü aşçılara anlattırıyordu. Bozdoğan şimdi sürprizli bir […]
Read More
“Anne babaların çocuklarına sıklıkla söylediği bir tembih sözüdür; ‘sakın yabancılarla konuşma!’ Kahramanımız Miguel, eğer anne babasının sözünü dinleyen bir çocuk olsaydı, bu kitap kesinlikle çok sıkıcı olurdu. Şimdi bildiğiniz tüm tembihleri unutun ve akıllı, duyarlı, tatlı yürekli Miguel’le tanışın!” Kapağında Walt Whitman’a ikizi kadar benzeyen şapkalı, sakallı yaşlı bir adam bulunan Miguel adlı kitabı Gökçe […]
Read More
“Şimdiki zamanda önümüze çıkan engellerin hiçbiri dünde yok sanırdım. Maun masalar çağını kutsuyor, uzun ve güzel romanları ancak ve ancak bir yüzyıl öncede hayal edebiliyor, daha belirli bir örnekle hayal etmeyi sürdürecek olursam da, yatağının içinde yazan Proust’u aklıma getiriyordum. Hatta yüzsüzce, romanının yaratıcı koşullarından biri olarak, yazarın o çağın insanı olmasını sayıyordum. Zaten nereden […]
Read More
Leyla Erbil benim için bir perili ev gibidir. Orada durur yıllardır, tekinsiz ve artık dokunulmaz. Leyla Erbil, PERİLİ EV’imiz… Leyla Erbil benim için bir perili ev gibidir. Orada durur yıllardır, tekinsiz ve artık dokunulmaz. Bazısı tedirgin olur bu evden, önünden geçerken, etrafından dolaşırken başını eğip koşar adım yürümeye başlar. Nasıl olmuşsa vakt-i zamanında bir gün […]
Read More
Bu yazı, “kabına sığamayan fırtınalı bir ruh” diye tarif edebileceğim ve bu açıdan yıllar önceki kendime pek benzettiğim bi’tanecik Arzu Akgün’den hem bana hem Egoist Okur’a tarifsiz bir yaş günü hediyesi. Okuyunca gözyaşlarımı tutamadım ama uzun süredir olmadığı kadar da mutlu hissettim kendimi. Ve hemen Arzu’nun egoist Okur’daki köşesi “Rüya Görme Sanatı’na aldım. Siz de […]
Read More
İnsan bazen o kadar üzülür, o kadar şaşırır ki nutku tutulur, belki de şok eden o olayı aklı hafızası almadığı, o çok değer verdiğiyle birleştirmediği için kendini ve sevdiğini korumaya alır; sadece birlikte yaşanan, sırlarlarla sakladıklarını hatırlar. Dokunduramaz o sahneyi ona, oysa ona en çok dokunan kişidir bunu yaşamış olan. Yasemin, benim en yakın arkadaşımdı. […]
Read More
Elif Şafak okurken bir yandan da müzik dinlersiniz. Yani gerçekten müzik dinlersiniz. Şafak, hikayenin ruhuyla, karakteriyle, atmosferiyle paralel giden şarkıları birer yol gösterici olarak ikide bir okur karşısına çıkarır. Birçok romanında, özellikle Araf’ta böyledir. Yayın tarihimizin en güzel hadiselerinden biri olan ve bir+bir’e rağmen hâlâ çok özlediğim Roll dergisine verdiği bir röportajda da müzikle ilişkisinden […]
Read More
1960’larla 70’lerin Anadolu Pop’una adadıkları yeni albümleri Biz Burada Yok İken’i yayınlayan Replikas’la, daha doğrusu grup üyelerinden Gökçe Akçelik, Selçuk Artut ve Orçun Baştürk’le Habertürk için bir röportaj yaptım ya, hazır onları bulmuşken Egoist Okur’un meşhur efkâr karmalarından birini de istedim. Biraz düşünüp “Eh, tamam” dediler. Bir süre sonra da “Tek başına dinlenecek şarkılar listesi” […]
Read More
2011’e veda ederken Egoist Okur’un mesajı kısa: 2012’de hepinize sağlık, mutluluk, huzur ve aşk diliyorum. Yeni yıl sıkıntısız geçsin, bir de güzel kitaplarımız olsun, yeter… Tabii aranızda daha uzun, daha dolu dolu bir yeni yıl mesajı isteyenler olabileceğini de düşünmüyor değilim. Onlara da harikulade bir yeni yıl hikayesi yazan Paul Auster’a kulak vermelerini tavsiye ediyorum. […]
Read More
“Roman yazarken, daha doğrusu herhangi bir şey yazarken, defterlerle çarpık bir ilişkim var. Elimde kalem, önümde boş bir sayfa olunca kafam daha iyi çalışıyor, o yüzden defter tutmayı seviyorum. Ayrıca fiziksel olarak defterleri ve kalemleri seviyorum, yazı yazma sevgisini onlardan ayrı tutmam imkansız.” “Buraya kadar gayet normal. Normal olmayan tarafı defterlerimi okumaktan karabasanlardan kaçar gibi […]
Read More
“Popülist politikalara sığınıp kültürü elitizm olarak görüp küçümseyenler, ticari olanı yüceltip bunu kültüre tercih edenler çok yanılıyor. Bir de şöyle bir gerçek var: Siyasi ve yerel yönetimler kültür politikasına sahip değilse, bu alanda sağlam bir planı yoksa popülizmden güç alıyorlar, aslında bu, görevden kaçmanın bir diğer adı. Kültür politikası olmayan toplumların artık çağımızda yaşama şansı […]
Read More
“Dişi narla erkek incir. İncirin dişiyle ilişkili resmi söylencesi, erkekliğe ilişkin gizli edebiyatı. Akdeniz’in her yanına dağılmış, ayıplı bir sözcük olmaya varmış. Erzurumlu manav bile, benim “incir” diye sormam karşısında, bastıra bastıra “yemiş”in fiyatını söylediydi… İyidir öyle oluşu. Her serüven düşü, incirin altında başlar, incirin altında biter. Deniz, incir, güneş, kumsal, yaşamak istediğimiz, yaşayalım yaşamayalım […]
Read More
“İlk romanı Kinyas ve Kayra’da hatırı sayılır bir okur kitlesi yaratan Hakan Günday, sonraki her kitabında bu sayıyı katlayarak artırmayı başardı. Okurunda ‘karnına yumruk yemiş’ hissiyatı uyandıran ağır meseleleri, ağır hikayelerle anlatan Günday, ‘Daha’ romanıyla sekizinci kez buluştu okurlarıyla. Yazar, ‘insanlık denen tarihte çıktıkları sokaklara bir devlet töreniyle diri diri gömülen hayatlara’ ithaf ettiği yeni […]
Read More