Egoist okur

GÜNDÜZ VASSAF: “Wikileaks, internette gelişen yeni İpek Yolu’nun simgesi”

Cehenneme Övgü, Cennetin Dibi ve Kimliğimi Kaybettim Hükümsüzdür! gibi kitapların yazarı Gündüz Vassaf son 10 yılın unutulmaz fotoğrafları seçiminde oyunu Assange’ın endişeli bekleyiş görüntüsünden ve Wikileaks’ten yana kullandı… GÜNDÜZ VASSAF: “Wikileaks, internette gelişen yeni İpek Yolu’nun simgesi” Julian Assange düne kadar kim olduğunu bilmediğimiz için önemli. Düzenin görüntü imparatorluğunun, yani Çıplak Kral’ın acizliğinin karşısında onun […]

Read More

Ludmila Filipova: “Tuna’yla 09.09.2009’da tanıştık!”

Osman Sınav’ın Ludmila Filipova’nın bir romanını dizi haline getirdiğini öğrenince, zaman kaybetmeden Filipova’yla röportaj yapmak şart olmuştu. İlk romanı Aramızdaki Duvar nihayet Doğan Kitap’tan çıkınca, onunla birkaç ay önce yaptığımız bu röportajı Egoist Okur’a da almaya karar verdim. Ludmila romanlarını, Osman Sınav’a duyduğu hayranlığı ve elbette 9’ların bol olduğu uğurlu bir tarihte, 09.09.2009’da tanıştığı ve […]

Read More

AHMET ÜMİT: “Hrant Dink’in öldürülmesi bizi acı bir gerçekle yüzleştirdi”

Sis ve Gece, Beyoğlu Rapsodisi, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir ve İstanbul Hatırası romanlarının yazarı Ahmet Ümit’in seçtiği fotoğraf, Hırant Dink’in insanı içini burkan, öfkelendiren, yaralayan son görüntüsü oldu. AHMET ÜMİT: “Hrant Dink’in öldürülmesi bizi acı bir gerçekle yüzleştirdi” Hrant Dink’in kaldırımda yatarkenki görüntüsü, son 100 yılın en önemli meselesini hatırlatıyor bana. Bu topraklar yapısı gereği çok […]

Read More

Weisman ve Shyamalan’a göre artık dünyaya ve kendimize şefkat gösterme zamanı

Sıkı bir araştırmanın ürünü olan ‘Bizsiz Dünya’, New York Times yazarlarından Alan Weisman’ın imzasını taşıyan sarsıcı bir kitap. İnsanoğlunun soyu tükenirse, dünyanın neye benzeyeceğini öğrenmek isteyen Weisman’ın ulaştığı ürpertici sonuç ise kısa ve net: Hiçbir şey olmayacak! Dünya biz yok olduğumuzda da varlığını sürdürmenin bir yolunu pekala bulacak… Dünyaya ve kendimize şefkat gösterme zamanı ‘Bizsiz Dünya’ adlı […]

Read More

Hayalet yaz

Çok çok uzun yıllar oldu bu yazıyı yazalı ama bir hatırası var benim için. Uyuklayan su mahluklarıyla konuşan, Şahmeran’ın fısıltılarını duyan anneannemle dünya güzeli annemin hatırası… O halde niye yeniden yayınlamayayım ki?   Henüz ilkokulda bile değildim, annemle anneannemlere gitmiştik. O ilk güzel yazın tek bir ayrıntısını bile unutmadım. Toprağından buz gibi sular fışkıran, evlerin […]

Read More

Türkiye’de Chuck Palahniuk çevirmeninin aşırı zor hayatı

İstanbul Başsavcılığı tarafından hakkında muzır soruşturması açılan Ölüm Pornosu‘nun (Snuff) çevirmeni Funda Uncu, ifade vermesi için Bodrum Karakolu’na çağrıldı. Ve karakolda yaşadıkları gazetelerin birinci sayfalarına taşındı. “Utanmıyor musun böyle şeyler yazmaya?” diye soruldu ona, “Manken filan mısın yoksa?” dendi. Aşağıda Füsun Saka’nın bir zamanlar Kurban grubunun menajerliğini de yapan Uncu’yla sıcağı sıcağına yaptığı söyleşiyi okuyacaksınız. […]

Read More

Gülse Birsel de ayakkabı fırlatmıştı

Gülse Birsel, geçen yıl çıkan Velev ki Ciddiyim adlı kitabının kapağında sivri topuklu kırmızı bir ayakkabıyı fırlatıyordu kameraya doğru. Ve şöyle diyordu: “O ayakkabı, kimseye zarar vermeden çalışıp daha iyi yaşamayı hayal ederek hayatını sürdürenlerin suçlulara attığı bir ayakkabı. Adi suçlular değil; birbirimizden nefret etmemize yol açan karar vericiler, yediğimiz besinlerin genetiğini değiştirenler, denizlere balık […]

Read More

ALTAY ÖKTEM: “Sivil tarihin en önemli protestosu Bush’a fırlatılan ayakkabıydı”

Altay Öktem’i size nasıl anlatayım? 46 yaşında, şair, yazar ve başka bi sürü şey… Beni Yanlış Öptüler,  Tanrı Acıkınca ve yenilerde çıkan Sonsuz Sıkıntı, Altay’ın kitaplarından sadece birkaçı. Bu arada söylemezsem içim rahat etmez, Egoist Okur’un yazarlarından biri olarak da elbette kalbimizde ayrı bir yeri var. Burada bir ayakkabının, ama dünyaca ünlü olan bir ayakkabının […]

Read More

MURAT MENTEŞ: “Biz birbirimizin rüyasıydık…”

Dublörün Dilemması ve Korkma, Ben Varım adlı romanların yazarı “afili filinta” Murat Menteş de  iyimser tabiatlı edebiyatçılardan… Son 10 yılın en unutulmaz fotoğrafı ona göre Ada Pekkan’ın Kürtçe söylediği geceden… MURAT MENTEŞ: “Biz birbirimizin rüyasıydık…” 10 yılın görüntüleri bir heavy metal şarkısı klibi gibi. İkiz Kuleler’e yolcu uçaklarının dalışı. Necef’te başına çuval geçirilmiş Iraklı esir; […]

Read More

Yağmur damlalarını izliyordu

Bir zamanlar Cat Stevens mı söylemişti, ilk yaranın aynı zamanda en derin yara olduğunu? Füsun Saka da öyle bir yarayı anlatıyor yazısında, asırlar önce açılan, gene de üzerini kaplayan kalın kabuğa rağmen bir türlü kurumayan, içten içe acıyan ve acıtan… Daha doğrusu Füsun değil de, onun hikayesine misafir olan yağmur damlası anlatıyor. O yağmur damlası az […]

Read More

HAKAN GÜNDAY: “İnsan insanın tasmalı kurdudur”

İşte Kinyas ve Kayra, Zargana, Azil, Ziyan ve Az gibi romanların yazarı Hakan Günday’ın unutamadığı, sadece onun değil bizim de yaşadığımız müddetçe unutamayacağımız fotoğraf… HAKAN GÜNDAY: “İnsan insanın tasmalı kurdudur” Elektronik düzeneklerin devre dışı kalacağından korkularak girilen 21. yüzyılın ilk on yılı, devre dışı kalanın başka bir şey olduğunu kanıtladı. Bu kanıtlardan biri, Ebu Gureyb […]

Read More

ECE TEMELKURAN: “Bir çocuktan korkan iktidar neden hâlâ iktidardadır?”

Son 10 yılın unutulmaz fotoğrafları Egoist Okur’da… Sırada Ağrı’nın Derinliği, Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita, Bütün Kadınların Kafası Karışıktır, İkinci Yarısı ve Muz Sesleri’nin yazarı Ece Temelkuran’ın seçtiği fotoğraf var. ECE TEMELKURAN: “Bir çocuktan korkan iktidar neden hâlâ iktidardadır?” Bu fotoğrafı, insanlığın vicdanın sona erdiği o korkunç anlardan biri olarak görmeyi seçebiliriz. Ama ben, daha ziyade, […]

Read More

HAKAN BIÇAKCI: “Fırsatçılığın sel olup akması, suda eriyen insanlık…”

Egoist Okur, edebiyatçılara son 10 yılın unutulmaz fotoğraflarını sormaya devam ediyor… İşte Romantik Korku, Rüya Günlüğü, Bir Yaz Gecesi Kabusu, Boş Zaman ve Karanlık Oda gibi müthiş kitapların yazarı Hakan Bıçakcı’nın cevabı… HAKAN BIÇAKCI: “Fırsatçılığın sel olup akması, suda eriyen insanlık…” İstanbul İkitelli’deki sel felaketinin ardından sel suları altında kalan işyerlerinde yağma olayları görülmeye başladı. […]

Read More

YEKTA KOPAN: “Babasını elinden tutup Nobel törenine götüren genç kız”

Son on yılda iyisiyle kötüsüyle, güzeliyle çirkiniyle çok fotoğraf gördük. Bazıları ruhumuzu kararttı, bazıları geleceğe dair umutla doldurdu içimizi. Herkes kendi muhasebesini yapacak elbette, ama Egoist Okur, “10 yılın fotoğrafları içinde aklınızda en çok yer eden hangisiydi?” sorusunu bir kez de edebiyatçılara yöneltmeye karar verdi. Önümüzdeki günlerde sırayla okuyacaksınız… Mesela Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri, Yedi […]

Read More

Ahmet Hakan: “Bir Rosebud’ım varsa bile, onu çoktan unutmuşumdur…”

Ahmet Hakan ile bir öğleden sonra kendini en rahat hissettiği ama farklılığını ve yabancılığını hâlâ koruduğu yerde, Nişantaşı’nda buluşup siyaset ve inanç üzerine konuştuk. Tabii başka şeyler üzerine de… Şüpheyi ve tevekkülü, yalnızlığı ve huzur kaçırma yöntemlerini, kadınlarda arayıp bulamadığı şeyi, yitirdiği mutluluk hayallerini ve ehlileşme sürecini… Edindiğim izlenim şuydu: Onu adeta bir pop star haline […]

Read More

İstanbul’da bir pazar sabahı

“Şehir uyanmaya başladı. Pazar günleri geç uyanır bu şehir. Bir kilise çanı duyuldu. Birazdan öğle ezanı başlayacak. Herkes yerli yerine geçiyor. Yine aynı şey olacak, bugün dünün yanından geçecek. Ama insanlar görmeyecek. Heyyy! Burası İstanbul! Burada her şey yaşanır.” Hiç uyumayan bir şehir, güneşli bir pazar sabahı mahmur gözlerini açan bir insana neler söyler? O […]

Read More

Dünyayı tanımanın yolu gezi kitapları değil, roman okumaktır

Geçen yılın patlayan trendi, edebiyat turizmiydi. Kültürel turizmin bu yeni biçimi, edebiyatla bir biçimde alakalı şehirlere, kasabalara ya da mekanlara seyahat anlamına geliyor. Yani yazarların yaşadığı ya da romanların geçtiği yerlere… Bu trendi parlatanlar, “Dünyayı hakikaten tanımanın yolu gezi kitapları okumak değil, roman okumaktır” diyor. Ve bence çok haklılar… Edebiyat turizmi için hazır olun! Edebiyat […]

Read More

Kendin yaz, kendin tasarla, kendin bas, kendin sat…

Yazdığınız kitaba yayınevi aramaktan bıkıp usandınız mı? Kitabınızı bir türlü yayınlatamıyor musunuz? Dert etmeyin; İnternet sayesinde artık kendi kitabınızı kendiniz tasarlayabilir, hatta bastırabilirsiniz bile. Ama tabii okurunuzun sizi nasıl bulacağına onlar karışmıyor. Kendin yaz, kendin tasarla, kendin bas, kendin sat… Kısaca DIY olarak geçen “do it yourself”  (kendi işini kendin yap) akımı kimilerine göre, 21. […]

Read More

David Foster Wallace’a göre hayat: İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler

2008’de intihar eden yazar David Foster Wallace’ın İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler adlı kitabı bir süre önce çıktı. Kapakta, kafasına koskoca bir kesekağıdı geçirdiği için ne derece iğrenç olduğunu kestiremediğimiz bir adam var. Bu adamın ve diğerlerinin iğrençlik seviyesini anlamak için Wallace’ın öykülerini okumanız gerekiyor. David Foster Wallace’a göre hayat Okuduysanız bilirsiniz, David Foster Wallace’ın romanlarını […]

Read More

Ne güzel kitap kapakları bunlar!

İşte böyleleri de var… Kitapları sabırla ve üşenmeden seven. Bir de tabii nakış işlemeyi iyi bilen. Jillian Tamaki gibi… Patchwork yorgan ve nakış ustası Jillian, Penguen Yayınevi’nden bir davet almış ve onları için üç klasik romanı kumaşa nakşetmiş. Kitaplar şimdi özel baskı halinde piyasada… Bu arada… Jillian’ın kitap kapaklarını bulup bana gösteren tatlı arkadaşım Heja […]

Read More

Bay Perşembe’den Kişisel Toplantı Notları

“20’li yaşlarını 90’larda yaşamış, ama dibine kadar yaşamış olanlar bilirler 6:45 kitaplarının ve K.T.N.’nın taşıdığı gizli anlamları…” diyor Rafet “Bay Perşembe” Arslan. Ve devam ediyor: “Kaan Çaydamlı’nın yeri ayrıdır, çünkü o benim kişisel tarihimde kavşak noktası olmuş üç kitabın da yayıncısıdır; girişlerindeki K.T.N. ile birlikte…” K.T.N., yani 6:45’çilerin Kişisel Toplantı Notları, Rafet’e bir vakitler esas […]

Read More

Lanetli bir edebi sır: Ünlü yazar B. TRAVEN gerçekte kimdi?

İlkokulu bitirdikten hemen sonra babamın arkadaşlarından biri hediye etmişti romanlarını. Okudum, hatta hatırlıyorum, kendimi büyümüş zannettiğim için olsa gerek, sanki azıcık sevdim de. Ama sonra unuttum gitti. Meğer Altına Hücum ve Köprü gibi romanların yazarı B. Traven, henüz çözülememiş karmakarışık bir edebi sırrın da kahramanıymış. Bunun üzerine biraz araştırdım. Ve öğrendim ki, B. Traven hakkında […]

Read More

Trapez ve Beyaz Tavşan

Geçenlerde Perihan Mağden’le yıllar sonra buluşunca bu yazıyı da yeniden yayınlayayım dedim. Hayatta ilk olan hiçbir şey unutulmuyor; ilk yolculuk, ilk başkaldırı, ilk büyük keşif, ilk aşk, ilk günah, ilk kalp kırıklığı… İnsan bir bunları unutmuyor, bir de ilk kitaplarını. Lewis Carroll’ın şahane kitabı Alice Harikalar Diyarında benim ilk kitabım değildi ama ona rastlayışım kesinlikle […]

Read More