Egoist okur

42’nin gizemi: “Mutluluk karşına tesadüfen çıkar ama tesadüfü sen yaratırsın”

Alain de Botton’un ünlü Hayat Okulu’nun kurucularından Mark Vernon’un 42 Derin Düşünce adlı kitabı, mutluluk, politika, aşk, seks, evlilik, savaş, yemek, oyun, ölüm, uyku, kader, tatil gibi kavramlardan yola çıkarak hayatımızı nasıl güzelleştireceğimiz üzerine felsefi bir deneme kitabı… Aşağıdaki açıklamalara rağmen ben 42’nin Lewis Carroll’un Alice’inden apartıldığını düşünüyorum o da ayrı konu. Anlamak için şu […]

Read More

Andre Acıman: “Siz dünyalılarla aynı dili konuşuyoruz ama ben sahteyim”

Tutkulu bir aşkın anlatıldığı Adınla Çağır Beni’nin ardından dünyanın sayılı Proust uzmanlarından Andre Acıman’ın Proust Projesi adlı kitabı da nihayet Türkçe’de… Yazarın ailesinin Türkiye kökenli olduğunu bilmek onu tanımayı biraz daha acil hale getiriyor. Üstelik güzel yazıyor, güzel konuşuyor… Gençlik yıllarındaki yazınsal tercihlerini ve sonra nasıl değiştiğini şöyle anlatıyor mesela: “Ne yazarsam yazayım, benden sadece […]

Read More

Bandista: “Onların dünyası başka bir dünya, biz kendi dünyamızı inşa ederiz”

Bandista 15 tanesi müzisyen olan 30-35 kişilik bir tayfa, kendi deyişleriyle “eylem bandosu”. Onları konser alanlarında, barlarda, gece kulüplerinde, yani sahnede izleyebilirsiniz. Kimi zaman beş kişilik bir grup olarak, kimi zaman kalabalık bir big band olarak. Ama varoluş sebepleri sadece müzik değil; sadece bu ülkenin değil dünyanın her yerinde protesto eylemlerinde, dayanışma etkinliklerinde, sokak gösterilerinde, […]

Read More

Seray Şahiner’den salonda hanımefendi, mutfakta aşçı, bienalde küratör, sokakta serseri kadınlara

Annesinin konfeksiyon atölyesinde büyürken, overlokçuluk da öğrenmiş Seray Şahiner ve oradaki kadınları çok dinlemiş. Sonra başka kadınları, annesini, onun arkadaşlarını. Çok okumuş, çok film seyretmiş. Ödüllü ilk kitabı Gelin Başı ve çok ses getiren oyunlarının ardından şimdi ikinci öykü kitabıyla karşımızda. “Bu kitabın konusunu 13’ümdeyken buldum” diye anlatıyor, “Röntgenci denebilecek bir çocuktum zaten, büyükler ne […]

Read More

30 bin kitabı nasıl tutukladılar!

“Şimdi sizinle birlikte kısa bir “yakın tarih” turu yapıp, 2006 yılında çekilmekte olan bir filmin stüdyosuna doğru yola çıkmak istiyorum. Konu: Korsan kitap, cd basımıyla ilgili bir film. Yer: Eskişehir’de, 6.45’in işlettiği bir mekânın alt katındaki depo. Yıl: söyledim ya, 2006. Deponun her yanında, yeni basılmış korsan kitaplar göze çarpıyor. Baskı makineleri, korsan cd’ler… Çok […]

Read More

İnci Aral: “Bazı erkekler boyalı kuş gibi çekicidir”

İnci Aral ‘Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkardığı Şarkını Söylediğin Zaman’da yarım kalan hüzünlü bir aşk hikayesi anlatıyor. Şarkını söylediğin zaman aşkın çarpıcı hallerini anlatırken kadın, erkek ilişkilerine dair sorulara cevap veriyor ve sanki kapanması hiç mümkün değilmiş gibi görünen aşk yaralarına merhem olunuşuna tanıklık ediyor. Sibel Ateş Yengin İnci Aral: “Bazı erkekler boyalı kuş gibi çekicidir” […]

Read More

Yine bir görüş günü ve annem gelmiş…

Egoist Okur için “Zamansız Hikayeler” yazan Füsun Saka aynı zamanda müthiş iyi gören bir fotoğrafçıdır. Başkalarının önünden öylece geçip gideceği, önemsemeyeceği küçük ayrıntılar onun gözünde büyür, genişler, güzelleşir… Tesadüfen çektiği bu fotoğrafı bana ilk gösterdiğinde çok sevmiştim. Masalsı bir havası vardı… Ciddiye alınacak bir oyun gibiydi. Sınırlarını tahayyül bile edemediğimiz sonsuz evrenimizde ne kadar küçük, […]

Read More

Neil Gaiman, Tom Robbins ve Joseph Campbell rüyalarda buluşuyor

Coraline’ı okuduğum günden beri, yani neredeyse bir sekiz on yıldır Neil Gaiman’a hastayım. Görkemli Sandman külliyatına rağmen en sevdiğim kitabı hâlâ o. Ama Stardust’a, öykülere ve masallara da itirazım yok. Zevkle okuyorum. Hatta Gaiman’ın Rudyard Kipling’in The Jungle Book adlı romanından ilham alarak yazdığı The Graveyard Book’u bile sevdim. Amerikan Tanrıları’nı birkaç yıl önce kötü […]

Read More

Her daim Sylvia Plath’le dolaşmak isterseniz

30 yaşında ihtihar eden Amerikalı şair Sylvia Plath’in resimlerinden oluşan bu bileziği tuhaflıklar dükkanı Etsy’de buldum. Bu bileziği takar mıyım, sanmıyorum. Ama doğruya doğru, fazlasıyla yüreğime dokundu. Bilezik, şairin hayatının çeşitli dönemlerine ait portrelerinden oluşuyor. Güzel yanı, iç burkan hikayesine rağmen ortadaki fotoğrafta Plath’in gözleriyle, ağzıyla, adeta tüm ruhuyla gülümsemesi… Gülenay Börekçi

Read More

William S. Burroughs’un hangi romanı bir edebiyat eseri değildir?

“Ama ne güzel, ne tatlı bir kafadır bu; bir anda uçuruyor… Bu edebiyat eseridir, bu değildir, bu edebiyat eseridir, bu değildir… Demek ki alkol kafası, ot kafası yanında bir de hukuk kafası var. Hayır, ‘beğenmedim’ değil, bu ‘tehlikeli’ değil, bu ‘zararlı’ değil… Onlar da tartışılır ama bir yere kadar ‘neyse’ dersin. Bu ‘edebiyat eseri’ değil. Nasıl […]

Read More

Murathan Mungan: “Edebiyat insanı erken büyütür”

Kötü ve vasat yazarları geçelim. Hatta yazdıklarını okumaktan zevk aldığınız ama dünyanızı değiştirmeyen “iyi” yazarları da geçelim. Murathan Mungan onlardan değil. Bakın, onunla üç yıl önce bir kış günü öğleden sonra yaptığımız röportajdan ne öğrendim… 1. Herhangi birine değil, gölgeli bir roman kahramanına, 30’larında görünmesine rağmen mesela 120 yaşında bir şaire benzediğini… 2. Tanıdığım en […]

Read More

“Tibet’in Gençlik Pınarı”, hangi klasik romandan çalındı?

Mutluluğu, dinginliği, aşkınlığı keşfetmek isterken, tüh, ne şans, serveti keşfeden yazarlar var. Tanrı’yla Sohbet kitaplarının yazarı Neale Donald Walsh da onlardan. Ama işe bakın ki bir yazısı çalıntı çıkmış. Yazıya göre, oğlunun okulundaki Noel hazırlıkları sırasında Walsh’a mucizevi bir varlık görünmüş ve böylece yazarımız hayata ve Tanrı’ya dair yepyeni bir şey keşfetmiş. Olabilir tabii, neden […]

Read More

Çocuğunuz mu, köpeğiniz mi?

Yanan bir evde içlerinden sadece birini kurtarabileceğiniz iki canlı var: Çocuğunuz ve köpeğiniz. Hangisini seçersiniz? Köpeğin yerinde Rahibe Teresa olsa yanıtınız değişir mi? Köpeği tanımasanız bile, ya içerdeki insan Hitler olsa? Peki biri çocuk, diğeri yaşlıysa? Bu durumda çocuğu seçmeniz ne anlama gelir? Bu trajik soruların en iyileştirici yanıtları Gary L. Francione’nin İletişim’den çıkan “Hayvan […]

Read More

Kokular da raflarda unutulur

Gazeteci, yazar, fotoğrafçı Füsun Saka Zamansız Hikayeler’de anlatıyor: “Küçükken her kar yağışında müthiş bir sevinç duyup sokağa koşar ve avuçlarıma sığdırabildiğim kadar kar toplardım. Sonra onları soğuk bir cam parçasının üzerine koyup büyüteçle seyreder, hayallere dalardım…” Peki ya şimdi? Şimdi büyüteci kamerası, elindeki cam parçası zihninin labirentleri, kar taneleri ise anılar… Kokular da raflarda unutulur […]

Read More

“Japon Edebiyatı’nın Henry Miller’ı” Çuniçiro Tanizaki dilimize nasıl çevrildi

Akademik çalışmalarını Boğaziçi Üniversitesi’nde sürdüren Yrd. Doç. Oğuz Baykara’nın Japon edebiyatının en cüretkar yazarlarından Cuniçiro Tanizaki’nin öykülerinden yaptığı Sazende Şunkin çevirisinin ardında, alışılmadık bir emek ve hayranlık yatıyor.  Onun hikayesini gazeteci arkadaşım Figen Yanık’ın kaleminden okuyacaksınız, gene de ben birkaç ipucu vereyim… Japonya’ya dil öğrenmek için işini, sevgilisini bırakıp giden, orada hepi topu iki yıl […]

Read More

Anlat; senin içinde hangi “Taş Uykusu” var…

Tolga Meriç, Aslı Tohumcu’nun kısa sürede ikinci baskısı yapılan “Taş Uykusu” adlı romanı hakkında bildiklerini yazdı. Fakat yazısında da belirttiği gibi, bunlar aslında kendi adına bildikleri. Çünkü “Taş Uykusu” her okurun kendi adına konuşacağı bir metin… Anlat; senin içinde hangi “Taş Uykusu” var… 1. Çok başarılı örnekleri dışında, daldan dala atlayan romanlardan nasıl bir tat […]

Read More

İstanbul Hikayeleri: Ruhlandırılmış, şairane varlıklar

“2003’ten beri Boğaz’da Sultan Kayıkları Limited Şirketleri’nin kopya sultan kayıkları dolaşıyor. İsterseniz ‘otantik kıyafetli şerbetçinin sunduğu soğuk vişne şerbetini’ içerek meşaleler ve konfetiler eşliğinde özel gezilere katılabilirsiniz. Bu bir tercih meselesi tabii ama ben meşrubat ve sandviç ikramıyla kopya sultan kayıklarında dolaşmak yerine dilenci vapuruna binerek Boğaz’da seyretmeyi tercih ederim” diyor İstanbul Hikayeleri’nin yazarı Emine […]

Read More

OĞUZ ATAY dövmeli adam

Hakan Günday’ın masalsı karakterler aracılığıyla şiddetin gizli açık her halini sergileyen romanı Az, alışılmadık bir dünyaya davet ediyor bizi. Gene de şiddetin değil, yazının gücünü taşıyor bu roman. Öyle ya; başrollerde, alfabenin birinci harfiyle başlayan “Acı” ve yirmi dokuzuncu harfiyle başlayan “Zevk” var. İlk ve son. Sırayla sahne alıyor, sonsuz bir alışveriş içinde büyürken, “az”dan “çok”a […]

Read More

“Şarkını söylediğin zaman” bak neler neler olacak…

Tolga Meriç, Hakkında Bildiğim 10 Şey adlı köşesinde İnci Aral’ın son romanı “Şarkını Söylediğin Zaman”ın tartışma dışı kalan ihlalini, etiketlendiği 12 Eylül ekseninde gözden kaçanları, şaşırtıcı yalınlığını ve diğer bildiklerini yazdı. Sahi, neden konuşulmuyor romandaki ihlal? “Şarkını söylediğin zaman” bak neler neler olacak… 1. İnci Aral’ın son romanı “Şarkını Söylediğin Zaman” kimi okurları yalınlığıyla şaşırttı. […]

Read More

Biçki dikiş ve Amerikan gotiği

Oyuncak ayılarla yaşayan bir küçük kız. Adı, Lonely Doll, yani Yalnız Bebek… Yaratıcısı ise fotomodel, fotoğrafçı, yazar, terzi Dare Wright… İnce, zarif, kırılgan bir ebedi çocuk… Sosyetik ailesinin göz bebeği olarak büyüyor, kimbilir ruhundaki hangi fırtınaların sonucunda adeta patlarcasına ortaya çıkan kitaplarının çocuklar için zararlı bulunarak yasaklandığını öğrenerek ölüyor. Arada olanlar da işte bu yazıda… […]

Read More

Şahane 1 kitap: Kalp kırıklığı öldürür mü?

Amerikalı eskrimci, balıkçı, kedi dostu ve yazar Paul Gallico’nun kaleme aldığı Thomasina, insanla hayvanın, ölümle hayatın, iyilikle kötülüğün, yaşama sevinciyle kederin, bilimle doğanın, inançla inançsızlığın, Hıristiyanlıkla Paganlığın savaş alanı diye özetlenebilecek bir masal. Neyse ki, iyi biten bir masal… Bu dünyanın dertli insanlarının dertlerine deva aramak yerine çoğu zaman bile isteye cehennemi seçtiklerini, kendilerini ve […]

Read More

ALACAKARANLIK’tan önce Kerime Nadir’in DEHŞET GECESİ romanı vardı

Vampirlerin gizemli cazibesini, karşı konulmazlığını ve güzelliğini Alacakaranlık serisiyle tüm dünyaya yeniden hatırlatan Stephenie Meyer’den çok önce Kerime Nadir vardı. Pek bilinmez ama genelde Hıçkırık, Samanyolu gibi kitaplarıyla gündeme gelen romans kraliçesi Kerime Nadir, kahramanlarından biri vampir olan bir aşk hikayesinin de yaratıcısıydı. Yazar, Dehşet gecesi adlı romanında bir dişi vampirin şatosuna, yani Kızıl Puhu Malikanesi’ne […]

Read More

Solmaz Kâmuran’dan İbrahim Müteferrika’nın esrarengiz hayatı

Macar, Solmaz Kamuran’ın altıncı romanı ve Türkiye’ye ilk kez matbaayı getiren ve böylece okumanın yaygınlaşmasında pay sahibi olan İbrahim Müteferrika’nın hayatını anlatıyor. Ama bir biyografi kesinliğinde yazılmamış, yelkenlerini yazarın hayalgücünün şişirdiği bir tekneyle yol alıyor. Müthiş. Solmaz Hanım’la Üniteryen doğup Mevlevi olarak ölen Macar asıllı bu ilginç şahsiyeti konuştuk. Hem de Habertürk Kütüphanesi’ndeki orijinal İbrahim […]

Read More