Egoist okur

“Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı”nın hikayesi

15 Mart 1991 tarihinde ‘Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı’ adlı roman Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanmıştı. Kitabın yazarı Nurten Ay gidip ödülünü bizzat aldı, hatta gazetelere ve televizyona bol bol da röportaj verdi. Fakat inandırıcılığı zedeleyen bir şey vardı, yazarda ve kitabında; jigsaw puzzle’ın iki uyumsuz parçası gibiydiler. Nurten Ay’ın o kitabı gerçekten yazıp yazmadığı yıllarca […]

Read More

Efkâr Karması / Deniz Durukan: Tanju Okan’lı, Nina Simone’lu şarkılar

Şiirlerini Varlık, E, Hişt, Budala, Yasakmeyve, Başka, Öteki-Siz, Kitaplık, Özgür Edebiyat, No, Kırkaltı Karakalem gibi dergilerde yayınlayan Deniz Durukan rock müzikle ve alternatif seslerle de ilgileniyor. Roll ve Öküz dergilerinde başlayan müzik yazıları ve söyleşileri, Hayvan, Shaft, Picus, K, Karakalem ve Yüxexes ve Varlık’ta sürdü. Yani doğru adrestesiniz. “Efkar Karması”nı bu kadar müzikle alakalı birinden […]

Read More

Yenikapı, ah Yenikapı!

Onu gazeteci, yazar, arkeolog ve sanat tarihçisi olarak tanıyoruz. Bir de elbette bizzat hazırlayıp sunduğu Taştaki Sır ve İstanbullu adlı televizyon programlarından… İflah olmaz bir İstanbul sevdalısı olan Emine Çaykara, İstanbul Hikayeleri adlı köşesinde bu hafta, Türkiye’nin ve dünyanın en önemli kazısı Yenikapı’da ilk İstanbulluların izini sürmeye başlıyor. Bir araştırmacının titizliği, bir edebiyatçının hayal gücü […]

Read More

PERİLİ PORNO: “Siz okudukça ben güzelleşiyorum”

Bir insanın karakterini anlamak için onunla röportaj yapmanın en iyi yol olduğuna inanırım. Fakat elbette internet üzerinden yapılan röportajlar için tam olarak böyle söyleyemem. Hele karşınızdaki oyun seven biriyse, kimi zaman karakterini çözmek bir yana, onu öncekinden daha da belirsiz ve kafa karıştırıcı bulabilirsiniz. Gerçek ismini gizleyerek Perinin Sarkacı diye bir roman yazan ve kitabında […]

Read More

El yapımı vintage enstrümanlarla YAZINSAL ROCK

Haklarında iyi şeyler söyleniyor. Mesela… “Az şekerli Nino Rota… Özgün, deneysel ve eğlenceli… Hayaletler ve umacılar tarafından icra edilen, Balkan tonunda Yahudi düğün müziği… Ortadoğu’da sirk olsaydı orada yapılan müzik tam da böyle bir şey olurdu; kendine has ve dayanılmaz güzellikte… Geleceğin şizofrenik Tom Waits’i… ” Eh, “Hangi grup bu bu?” diye soruyorsanız, okuyun. El yapımı müzik […]

Read More

Ne kadar okumuşsan o kadar çoksun…

Çocuktum, zamanı hızlandırıp yeryüzünü şahsi alanın haline getirmenin en garantili ve güzel yolu kitap okumaktı. Kitaplar beni alıp başka yerlere götürürdü… Okumak Kraliçe’yi bozar mı? Ne kadar okumuşsan o kadar çoksun Marcel Proust “Bize yaşanmamış gibi gelen çocukluk yıllarımızda, çok sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz günler kadar dolu dolu yaşanmış başka bir zaman belki yoktur” diyor. […]

Read More

Benim de bir yazı evim olsa!

Birkaç yılda bir taşınmak isterim ben, iyi gelir ruhuma, canlanırım… Bir sürü gereksiz eşyayı atarım, artık seyretmeyeceğim filmlerin DVD’lerini ve bir daha okumayacağım kitapları isteyenlere dağıtırım, onlar gittikçe ben ferahlarım. Bugünlerde gene taşınmak istiyorum, tabii aynı zamanda üşengecin teki olduğum için sanırım bu taşınma projesi gerçekleşmeyecek ama olsun, hayalini kurmak bile güzel. Burası kime ait […]

Read More

Peronlar ve radyo istasyonları

Füsun Saka’dan yeni bir fotoğraf yazısı, yazı değil bir öykü aslında… Geceleri radyo istasyonlarının yerini gösteren kırmızı çizginin üzerinde dolaşarak kendine hikayeler uyduran, ama her sabah aynı istasyonda uyanan bir kızın hikayesi. Başına gelebileceklerden ne kadar korkarsa korksun, kendini en çok kalbi gelincik rengine büründüğü zaman mutlu hissedenlerin de hikayesi aynı zamanda. Okurken Füsun’un bir […]

Read More

“Neden ağlıyordum, yoksa biri mi ölmüştü? Ben ölmüştüm!”

Ray Bradbury sevdiğim bir yazardı. Ama hayatımın en mutsuz günlerinden birinde internette karşıma çıkan üç beş satırıyla imdadıma koşacağı doğrusu aklımın ucundan bile geçmemişti. Onun kitapların ve tutkuların yok edilmek istendiği karanlık bir çağda insanları kitaba dönüştürmek gibi radikal bir eylem planı yarattığını unutmuş olmalıyım… İşte Ray Bradbury’nin bir hayranına yazdığı mektup ve benim için […]

Read More

Yazarlar ve ufak tefek rahatsızlıkları

Çevirisindeki ciddi sorunlara rağmen Javier Marias’ın kitabına bayılmıştım. Güzel tarafı, haklarında her şeyi bildiğimizi sandığımız bazı büyük yazarlara dair çok çekici bilgiler içermesiydi. Finalde yer alan Kusursuz Sanatçılar bölümü ve yazar fotoğrafları üzerine bir de yazı yazmayı planlamıştım; araya bir sürü başka şey girdiği için, kaldı. O yüzden Arzu Erol’dan bu yazının gelmesi şahane oldu. […]

Read More

“Bir yazar en fazla kaç roman yazmalı?”

Soracağım soru başlangıçta tekti: “Bir romancı en fazla kaç roman yazmalı?” Fakat sonra, sorudaki abes tınıyı seyreltmek için alt sorular ekledim ve her yazar dilediği kadarına yanıt verir, diye düşündüm. Leyla Erbil, “gerçek romancı ya da yazar, zarfa değil mazrufa önem verir, kaç tane yazarsa yazsın” diye yanıtladı. Tahsin Yücel, “çok yazmak her zaman nitelikte bir […]

Read More

Başkalarının kitaplarını kaleme alan GÖLGE YAZARLAR

Gölge yazarlık bir nevi yazı doktorluğu. Gölge yazarlar da, kitabını yazacakları şahsiyetin ham fikirlerini bir araya getiriyor, ayıklıyor, o kişiye özel bir üslup yaratarak kağıda döküyorlar. En azından öyle varsayılıyor… Gölge yazar denince benim aklıma ilk gelense, başrolünü James Woods ile Brian Dennehy’nin oynadığı bir Hollywood aksiyon filmi. Mafyöz bir katil sonradan best seller romanlar […]

Read More

Kişisel bakımda Jane Austen trendi

Jane Austen’ı sever misiniz? Bu sitede dolaşıyorsanız, muhtemelen epeyce seviyorsunuzdur. O halde Julie’nin el yapımı parfümlerine mutlaka göz atmalısınız. Latherati adlı bir kişisel bakım markasının sahibi olan kitap kurdu Julie bir süredir edebiyattan esinlenerek parfümler, banyo yağları, sabunlar üretiyor. Altı mini parfümden oluşan Jane Austen özel serisi ise apayrı güzellikte. Zira adlarını Jane Austen romanlarında […]

Read More

Lady Gaga kimi taklit ediyor?

Lady Gaga’nın ilham kaynağının Madonna olduğunu söyleyenler yanılıyor. Onun 70’lerin acayip pop ikonu Klaus Nomi ve tutucu 1930’ların ortalık karıştıran seks ikonu Mae West gibi başka ilham kaynakları var. Bir vakitler sürrealist ressam Salvador Dali’ye cüretkarlığı, kimselere benzemezliği ve tabii kıpkırmızı dudaklarıyla ilham veren oyuncu, şarkıcı, yazar, yönetmen, nüktedan Mae West’in efsanevi ünü Lady Gaga […]

Read More

Bir yazar bir deftere âşık olursa

Egoist Okur’un güzel yanı insanın daldan dala sekebilmesi. Bir meşe dalına konuyorsun, sonra yandaki elma ağacının üst dallarından birine uçuyorsun, oradan hooop gene meşe ağacına ve sonra kim bilir nereye… Geçenlerde bir vesileyle Peter Straub’dan söz etmişken; yazarımın o janjanlı, oyuncaklı sitesine rutin ziyaretimi yapmamak olmazdı. Aşağıda kendisinin bir deftere aşık oluşuyla başlayan bir macerasını […]

Read More

Ata Demirer: “Zeki Müren bülbüldür…”

Bu okuyacağınız en sevdiğim röportajlarımdandır. Kuş sesleri ve Zeki Müren şarkıları eşliğinde rengerenk, ‘ruhlu’ evinde konuşmuştuk Ata Demirer’le… İçerisi, akla gelebilecek bin bir çeşit ilginç tutku nesnesiyle doluydu. Gemici aksesuarlarıyla döşenmiş gizemli yatak odası, çok sevdiği kuşları için yaptırdığı özel mekan, hatta pikabı, posterleri, saka kuşları ve kafesleriyle nevi şahsına münhasır meyhane; hepsi çok güzeldi… […]

Read More

Oscarlı aktör Colin Firth’ün yazdığı öyküleri okudunuz mu?

Oscar ödüllü oyuncu Colin Firth’ün aynı zamanda çok iyi bir öykü yazarı olduğunu biliyor muydunuz? Nick Hornby sağolsun, ben biliyordum. Daha doğrusu Hornby’nin Sel Yayıncılık’tan çıkan “Melekle Sohbet” adlı kitabından biliyordum. Bu derlemesinde Hornby, Melissa Bank, Zadie Smith, Irvine Welsh, Helen Fielding ve Dave Eggers gibi önemli yazarların arasında Colin Firth’ün de bir öyküsüne yer […]

Read More

Ayşe Kulin, Ayşe Kulin’i anlatıyor…

Ayşe Kulin’in sihri, parıltısı, etkileyiciliği ve okur tarafından çok sevilmesinin sebeplerinden biri, edebiyatının merkezine hayatı yerleştirmesi, kahramanlarının gerçek, üslubunun alabildiğine sahici olması… Biliyorsunuz, Kulin belki de yazı hayatının en zor basamaklarından birine adım attı. Aynı anda çıkan son iki kitabı Hayat ve Hüzün’de ilk kez bizzat kendini; tanıklık ettiği hayatı ve acısıyla tatlısıyla yaşadıklarını anlatıyor… […]

Read More

Kadrajın dışında kalanlar

Füsun Saka’yı tanırsınız. Bazılarınız gazeteci olarak, bazılarınız yazdığı kitaplarla, bazılarınız da bir gün sergi açarak herkese göstermesini çok arzu ettiğim enfes fotoğraflarıyla… Güzel şeyleri tutkuyla seven arkadaşımın küçük ya da büyük, uysal ya da vahşi bütün kedilere duyduğu o büyük aşk ise apayrı bir hikaye konusudur. Füsun bundan sonra Egoist Okur için Zamansız Hikayeler başlıklı […]

Read More

Gondal ve Angria: Brontë Kardeşler’in çocukken yarattığı fantastik dünyalar

Nehirlerinden süt ve bal akan, zümrüt ağaçlarla bezeli harikulade bir dünya, sakin ve huzurlu Gondal… Bir de karşıtı var, Angria. Orada nehirler kan kırmızı sularla çağlıyor, yer altından gümbür gümbür sesler duyuluyor. Vahşi mi vahşi, acımasız mı acımasız bir yer. Gondal ile Angria, üçü sonradan çok ünlü olacak dört çocuk tarafından yaratıldı. Hem de 19. […]

Read More

Türkan Şoray olmayı kim istemez?

Kemal Tahir ‘genç yazar’ Hulki Aktunç’a sormuş: “Türk ve dünya öykücülüğünde nasıl bir eksik gördünüz ki onu tamamlamayı düşündünüz?” Aktunç’un ne dediğini bilmiyorum ama hayal ettiği, yazmayı arzuladığı ya da yazdığı her şey bu soruya bir cevap denemesiymiş gibi geliyor bana. Henüz yazmamış olan herkes Türk ve dünya öykücülüğünde bir eksiktir çünkü. Bu yüzden ‘büyük […]

Read More

Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa

“Dövüş Kulübü’nün adını asla ağzına almayacaksın. Korse ve firkete yoksa, gözyaşı da yoktur.” Hmmm, biraz tanıdık değil mi bu sözler? Bakalım. Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa Aşk ve Gurur’u Jane Austen değil Chuck Palahniuk yazsa, neye bezerdi? Aslında böyle bir soru hiç aklıma gelmemişti, düşünmemiştim üzerine, öyle ya tembelim ben, tembel. Hem gerek de yokmuş […]

Read More

Efkâr Karması / Frédéric Beigbeder: Hüzün veren hit parçalar

Çağdaş Fransız edebiyatının “yaramaz çocuğu” Frédéric Beigbeder reklamcılıktan gelme yazarlardan. Onu ilk olarak Aşkın Ömrü Üç Yıldır adlı kitapla tanıdık. Bir evliliğin, kendi evliliğinin bitiş sürecinde yaşananları anlatıyordu. “Her şeyi bilen adam” tavrıyla yazan Beigbeder’e göre aşk bitmeye mahkumdu ve çiftlerin yapacağı hiçbir şey onu diriltmeye yetmezdi. Birçok dile çevrilen kitap dünyanın dört bir yanındaki […]

Read More