Egoist okur

Efkâr Karması / Asu Maro: “Akşamlar ağlatır, eski bir şarkı gibi”

Asu Maro’yla trende tanışmış, Kars senin, Erzurum benim, Erzincan bizim diyerek dolanırken çok sohbet etmiş, çok eğlenmiştik. Bana öyle gelmişti ki ben Asu’yu sanki çocukluğumdan beri tanıyormuşum, çok iyi arkadaşmışız, sonra işte bir gün karar verip Anadolu’yu gezmeye karar vermişiz… O küçük seyahatte fotoğraflar çekmiş, kasaba kahvelerinde çaylar içmiş, gizli saklı dükkanlar bulup leziz peynirler, […]

Read More

Hürrem Sultan Hamamı’nda kimin ruhu dolaşıyor?

“Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım, Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım, Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim, Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım, Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şem’im, Turuncu u nar u narencim, benim şem’-i şebistanım” diye anlatmış Kanuni Sultan Süleyman Hürrem’ini. Bizse onu televizyon dizilerinden öğreneceğimizi sanıyoruz. Gitseniz onun yaşadığı mekanlara, ruhunun belki […]

Read More

Michael Thomas Ford: “Bayan Austen’a bir parça aşk ve macerayı çok görmeyin”

“Jane Austen’ı vampir haline getirdim. Ve S-E-K-S yapmasını mümkün kıldım. Öyle abartılı bir açık saçıklık yok benim romanlarımda fakat çekingen bir bakıştan veya omza küçük şefkatli bir temastan fazlası Jane Austen hayranlarını acil durum alarmına geçirmeye yetiyor. O zaman onlara sormak istiyorum: “Sizin deyişinizle ‘Zavallı Bayan Austen’, daha ne kadar hayatında tam anlamıyla hiçbir şeysiz […]

Read More

Efkâr Karması / Dilan Bozyel: Alacakaranlıkta müzikli, fotoğraflı bir sofrada

Ben, önce Heja’nın kardeşi, sonra Brusk’ün ablası olarak tanıdım Dilan Bozyel’i. Ne kadar iyi fotoğrafçı olduğunu, fotoğraflarıyla tekinsiz bir alana girmeye cüret ettiğini ve bakanı da elinden tutup o alana çektiğini daha sonra keşfettim. İnsan mı, yoksa bir beyaz tavşan mı olduğunu, alacakaranlığın hangi bölgelerinde dolaştığını henüz bilmiyorum ama şuna eminim: Bütün sevdiğim insanlar, arkadaşlarım […]

Read More

Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!”

Emrah Serbes’in yeni romanı Deliduman nihayet raflarda. Onunla yeni kitabını konuşamadık ama Tolga Meriç’in yıllar önce yaptığı bir Emrah Serbes söyleşisini yeniden yayınlayabilirim gibi geldi bana. Evet, röportajın yeni kitapla hiç alakası yok ama emin olun ruh aynı. Gülenay Börekçi Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!” “Son Hafriyat”ı okurken o kadar çok kahkaha attım ki, romanı […]

Read More

Philip Pullman’dan şahane bir Külkedisi yorumu

“Ben Bir Fareydim”, tekrar tekrar okumaktan hiç bıkmadığım bir kitap. O çok cüretkâr ve büyüleyici “Kuzey Işıkları” serisinden tanıdığımız Philip Pullman yazmış. İçinde fareler, insanlar, prensler ve prensesler ve bolca sihir var. Fakat dikkatli bir gözle okursanız, insan denen mahlukun ikiyüzlülüğünü de göreceksiniz, başta siyaset ve medya olmak üzere toplumun tüm kurumlarının içten içe kirlenişini […]

Read More

Aykırı bir aydının anısına: Walter Benjamin

Gazeteci arkadaşım Figen Yanık bu kez Walter Benjamin’i yazdı.  Hem Benjamin’i ölümünün 71. yılında anmak, hem de yazarın Pasajlar ve Tek Yön gibi kitaplarını yayımlayan Yapı Kredi Yayınları’nın dikkatini çekmek için. Böylece belki bu kitapların ilk sayfasında, yani Benjamin’i tanıtan bölümde, “26 Eylül 1940’ta Port-Bou (Fransa) yakınlarında öldü” cümlesi düzeltilebilir. Son istasyonu Portbou’ydu Nazi zulmünün […]

Read More

İyi ki doğdun Roald Dahl, sensiz dünya ne sıkıcı bir yer olurdu, bilemezsin…

13 Eylül, Norveç asıllı İngiliz yazar Roald Dahl’ın doğum günüydü. Elde olmayan sebeplerle kutlamakta geciktik biraz. İşte tutkulu Dahl hayranı Emine Çaykara’nın tüm Egoist Okur takipçilerine  hatırlatma mahiyetinde yazısı… Roald Amca’ya sevgilerle: İyi ki doğdun Matilda! İyi ki doğdun Roald Dahl, sensiz dünya ne sıkıcı bir yer olurdu, bilemezsin… Onsuz olmaz… Elinize bir tane kitabını […]

Read More

Alain de Botton: “Radikal dincilerden değil, radikal ateistlerden korkuyorum”

Alain de Botton yeryüzünde herhangi bir tanrıya inanmadan yepyeni bir din öneren ilk insan olabilir mi? Bu röportajda, “İnançsızlığınızı bu kadar açıkça ifade ettiğiniz için radikal dindarların öfkesini çekebileceğinizi düşünmüyor musunuz?” diye sordum ona önce. “Tam tersi, radikal ateistlerin ‘Hey, adama bak, resmen dine methiyeler düzüyor’ demelerinden korkuyorum” cevabını verdi. İşte röportajımızın geri kalan kısmında […]

Read More

Hakan Bıçakcı’nın objektifinden İstanbul: Artık her yer Karanlık Oda

Romancı Hakan Bıçakcı’nın Karanlık Oda adlı romanının çıkmasının üzerinden yaklaşık altı ay geçti. Çıkar çıkmaz soluksuz okudum. Ama bendeki etkisi hâlâ sürüyor. Buna, “mışıl mışıl uyurken güm diye yataktan düşmüşüm ve bir daha hiç öyle deliksiz bir şekilde uykuya dalamamışım etkisi” adını koydum. Uzun biraz, farkındayım. Karanlık Oda, David Lynch’in Eraserhead filmi gibi. Dokunursanız, kurtulamıyorsunuz. […]

Read More

Efkâr Karması / Doğu Yücel: Kalp biçimli bir havuzda kalbi kanayarak yüzen adam

Hayalet Kitap ve şimdi yeni çıkan Varolmayanlar’ın yazarı Doğu Yücel’le yıllarca aynı binada çalıştık ama tanışma sebebimiz Kevin Moore’un olağanüstü güzel şarkısı Space-Dye-Vest oldu. O şarkının bir hikayesi de var; anlatayım… Kevin Moore, ünlü progressive rock grubu Dream Theater’ın eski klavyecisiydi. Sonra ayrılıp şahsi kaderini oluşturmayı denedi. Bir ihtimal adını Office of Strategic Influence ve […]

Read More

SON TOLSTOY: Zahar Prilepin

Hiçbir romanını okumadım ama yazılanlardan anladığım kadarıyla Ruslar bu yazarı bir rock yıldızını sever gibi seviyorlar. Sokaklarda posterleri satılıyor, imza günleri hınca hınç dolup taşıyor, dergiler, gazeteler boyuna ondan söz ediyor. Kısacası, son 10 yılda birçok önemli ödülü toplayan Zahar Prilepin, Rus gençliğinin yeni idolü. SON TOLSTOY: Zahar Prilepin Rusların yazıyla ilişkilerinin sağlamlığı ortada. Edebiyatın […]

Read More

Egoist Okur, New Yorklu popüler edebiyat blogu The Literary Kicks’te

The Literary Kicks (Yazınsal Tekmeler) civardaki en iyi 10 edebiyat blogundan biri kabul ediliyor. Kurucusu New Yorklu Levi Asher, borsacı olarak başladığı iş hayatında uzun süre PowerPoint prezantasyonları hazırlayarak “çalışır gibi” yapmış. Asıl iş hayatı, şu hayatta tam olarak ne yapmak istediğini keşfettiğinde başlamış. O gün bugün popüler blogu The Literary Kicks aracılılığıyla edebiyatla ilgilenmeyi […]

Read More

Gençler için, 100 Temel Eser listesine alternatif geliyor

Sloganı, “Konuşulmayanı konuşmak, yazılamayanı yazmak ve korkulandan korkmamak…” olan ON8 adlı yeni yayınevi gençlere masallardan değil, ağır ve kimi zaman katlanılmaz görünen gerçeklerden söz eden kitaplar yayınlamayı hedefliyor. 100 Temel Eser’e alternatif sayılabilecek kitaplarında yetişkinlerin bile baş etmekte zorlandıkları mühim ortak dertlerimiz ele alınıyor. Gençler için, 100 Temel Eser listesine alternatif geliyor İçinde intihar, psikiyatrik […]

Read More

Efkâr Karması / Naim Dilmener: Gözyaşı karması

Eleştirmen, yazar ve DJ Naim Dilmener, Türk pop müziği için elbette vazgeçilmez bir isim, buun tartışacak değilim. Arşiviyle, belleğiyle ve yorumlarıyla… Öte yandan o, benim için de vazgeçilmez olan insanlardan biri. Müthiş eğlenceli geçen partilerinden ötürü. Sonra sözünü sakınmadığı, beğenirken kasıntılık edip cimri davranmadığı, beğenmezken “Aman şimdi kimseyi kırmayayım, gereksiz yere düşman kazanmayayım” tavrıyla diline […]

Read More

Alp Buğdaycı: “Doğurmaya çalıştığım bebeği boğdular!”

“Kan Sıcak Akacak”, 1996’da yayımlandığında büyük gürültü kopardı. Ve Adalet Ağaoğlu’dan esinlenerek söylersek; “alt tarafı bilmem kaç litre kanla bilmem kaç metre bağırsaktan ibaret” şu bildiğimiz insanoğlu romanı sadece 6 gün yaşattı. Yazarıysa o günlerden bugüne, tam 15 yıl boyunca sustu. Bu, 15 yıl sürmüş aktif bir suskunluğun bütün iktidar odaklarını kapsayan yaralayıcı hikâyesi… Ve […]

Read More

Hangisi elzem: “Saf ve Düşünceli Romancı” mı, Katy Perry parfümü mü?

“Romanlar ikinci hayatlardır” cümlesiyle başlıyor Orhan Pamuk’un yeni kitabı. Ve roman okurken zihnimizin ne şekilde işlediğini araştırıyor. Okurken insan zihninin bir tarafı, romanın karakterler, olaylar, mekânlar, nesneler, renkler, tatlar, kokular aracılığıyla yarattığı devasa manzaranın, daha doğrusu bir nevi düşsel müzenin tadını çıkarıyor. Bu bizim kendi gerçekliğimizi terk ederek romanın içine girme, onun bir parçası haline […]

Read More

Coşkun Irmak anlatıyor…

“İnsan, hayatta pek çok kötülük yapabilir. Bilerek ya da bilmeyerek… Kimi insan yaptığı kötülüğün cezasını görür, kimi görmez” cümleleriyle tanıtılıyor Değişmenin Aynaları kitabı. Değişmenin Aynaları’nın yazarı Coşkun Irmak. Onu “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” dizisinin senaristi olarak da tanıyoruz. Ama yazarlık hayatı aslında televizyondan çok daha eski ve vazgeçilmez. Yeni kitabının ortaçağ döneminde geçen hikayesinin […]

Read More

Efkâr Karması / Aycan Aşkım Saroğlu: Biberli, çikolatalı, dalgalı ve yaralayan şarkılar

“Kimi biberin en keskinini, çikolatanın acı olanını, denizin dalgalısını, şarkıların efkarlısını ve aşkın faça atanını sever. Bilir çünkü kalbin dilini ancak derin şarkıların konuşabildiğini…” Gazeteci ve yazar Aycan Aşkım Saroğlu bir keresinde bu şarkılardan bazılarını ayışığında sahilde gizlenmiş bir barda, Sundance’ta bizim için ve tanımadığımız türdeş ruhlar için çalmıştı. Bu gece Egoist Okur takipçileri için […]

Read More

Dev kapışmaya hazır olun: Dr. BEHZAT vs HOUSE Ç.

House’un yeni sezon posteriyle Behzat Ç.’nin pek yakında gösterime girecek sinema filmi ‘Seni Kalbime Gömdüm’ün afişlerinin benzerliği epey konuşuldu. Biz konuşmayacağız. Hem zaten, en hergele hekimle en arıza polis arasındaki benzerlikler, afişten öte. Dahası onlarda bize dair birtakım sırlar gizli. Neden bu kadar tutuldukları da sanki daha çok burada saklı. Hangisi daha iyi? Ve hangisi […]

Read More

Ah bilmezsiniz, orada ne hikâyeler yaşanmıştı…

İstanbul Hikayeleri’nin Şehrazat’ı diyorum ben Emine Çaykara’ya. Bir farkla ki, o dinleyicisini tatlı tatlı masallar anlatarak uyutmak yerine gözlerini açıp ayıltmak için yazıyor hikayelerini. Bu yazı da öyle… Önce tarihimizi, kültürel zenginliklerimizi değil şekerleme kıvamındaki pembe televizyon dizilerimizin nerelerde, nasıl çekildiğini öğrenmek isteyen Arap turistlere feda ettiğimiz nihayetinde de bir butik otele dönüştürmeyi uygun bulduğumuz […]

Read More

Dünyanın en güzel, hüzünlü ve “tılsımlı” bebekleri

Rus asıllı Marina Bychkova yetişkinler için, “Enchanted Doll” adını verdiği olağanüstü güzel bebekler yapıyor. Bakanda müthiş bir sahicilik hissi uyandıran bebekler arasında Vladimir Nabokov’un Lolita’sı gibi roman kahramanları bile var. Tılsımlı Bebek’lerin internet sitesi KAFKA’NIN BEBEĞİ: Bir yazarın harikulâde yalanı Dünyanın en güzel, hüzünlü ve “tılsımlı” bebekleri Küçükken hep çok güzel bir oyuncak bebeğim olsun […]

Read More

Nabokov’u Orhan Pamuk’tan dinleyin

New Yorker dergisinin her ay güncellenen edebiyat podcast’larında, ünlü yazarlar en sevdikleri yazarın bir yapıtını okuyup yorumluyor. Aralarında Vladimir Nabokov’un bir anlatısını seslendiren Orhan Pamuk da var. Aslında James Joyce’dan William Faulkner’a ölmüş bazı yazarlarının arşivlerden bulunmuş seslerini de internetteki çeşitli podcast sitelerinde bulabiliyorsunuz. Üşenmeyip arayın, zira karşınızda oturup sizinle yüz yüze sohbet ediyor hissi […]

Read More