Posted by gülenay börekçi on August 16, 2015 · Leave a Comment
ABD Başkanı Barack Obama’nın 23 Ağustos’a kadar Martha’s Vineyard’da yaz tatilinde olacağını sağır sultan bile duydu. Hatta Beyaz Saray’ın PR’cıları sağolsun, Obama’nın orada kaldığı günlerde hangi kitapları okuduğunu, okuyacağını da öğrendik. Altı kitaplık liste perşembe günü yayınlandı. Listeyi merak ediyorsanız, hiçbirini okumadım ama ilk bakışta bana fazla “New York Times” geldi. Alan Bennett’dan şahane bir […]
Read More
Filed under egoist okur kitaplığı, vitrin · Tagged with alan bennett, baracak obama, egoistokur, göremediğimiz tüm ışıklar, gülenay börekçi, koridor yayıncılık, kraliçe kitap okursa, okridor yayıncılık, recep tayyip erdoğan, sel yayıncılık
Posted by gülenay börekçi on August 3, 2015 · Leave a Comment
Bu yazıyı geçen sene, Emine Şenlikoğlu, “Dondurma firmalarının amacının satış yapmak değil ‘rezilliği ve fuhşıyatı’ normal göstermeye çalışmak olduğunu ve ahirette onlardan davacı olacağını” söylediğinde yazmıştım. Yani şöyle… Düşünmüş, düşünmüş, Şenlikoğlu’na yardımcı olmak için sadece dondurmanın değil, çikolata, kremalı pasta, meyveli puding, kiraz, çilek, incir, şeftali, limon suyu, yumurta sarısı, sebzeli Çin çorbası gibi cinselliği […]
Read More
Bundan sonra kimse bir sanat eserine bakıp “Ben bundan hiçbir şey şey anlamadım” yahut “Ne kadar kolay görünüyor, aynısını ben de yapardım” demesin. BBC’nin sanat editörü Will Gompertz, modern sanatın 150 yıllık şaşırtıcı, sarsıcı kimi zaman da tuhaf hikayesi anlatırken bir yandan da bir şeyi sanat yapanın ne olduğunu zerrece kafanızın karışmasına müsaade etmeden, tane […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 30, 2015 · Leave a Comment
Evleri, bahçeleri, çalışma odaları, yatak odaları, yetmedi çalışırken atıştırmayı sevdikleri yiyecekler; edebiyatçıların özel hayatlarına dair merakımız hiç geçmeyecek gibi. Bu konularda arka arkaya kitaplar çıkıyor. Ama bence en enteresanı bu elimdeki, yani “Shakespeare’in Titremesi, Orwell’in Öksürüğü”. Konu? Bildiniz: Büyük yazarların hastalıkları ve tedavi süreçleri. Jack London’ın ruhundaki fırtınalar, Jonathan Swift’in saplantılı temizlik düşkünlüğü, James Joyce’un geçirdiği […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 22, 2015 · Leave a Comment
Bu yazıyı epey önce yazmıştım, bir yerlerde de yayınlanmıştı ama Egoist’e almakta geciktim. Anlayacağınız tanıtacağım kitap yeni değil ama mutlaka okumanızı isterim. Çünkü çok güzel, çok hikayeli, çok sihirli… Bellocq’un çektiği fotoğraflardan biri. Tuhaf Günler Peşimizde İletişim Yayınları’ndan çıkan “Tuhaf Günler Peşimizde” adlı kitabı, Beat kuşağı adamlarına benzeyen Halil Turhanlı yazmış. New Orleans’ta geçen ve […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on June 14, 2015 · Leave a Comment
Tesadüfen gerçekleşen bir olay, peşi sıra gelen ani bir ölüm, kulak misafiri olunan tuhaf bir diyalog… İspanyol yazar Javier Marias, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan yeni romanı “Karasevdalılar”da, “Tesadüf diye bir şey yoktur” diyor. “Tesadüf sandığımız şey, çevremizde olup bitenlere kayıtsızlığımızdan bir an için sıyrıldığımızda fark ettiğimiz şeydir çoğu zaman. Halbuki dikkatimizi her daim hazır tutsak, […]
Read More
Bir vakitler Replikas’tan bir Efkar Karması istemiştim. Listelerinde çok güzel şarkılar vardı, biri de Olivier Messiaen’ın Oraison’uydu. Ondes Mertonet adlı bir elektronik enstrüman için yazılan büyüleyici bir müzik. Ondes Mertonet’in herhalde bizim dilimizde bir karşılığı yok. Görünüşü küçük bir orga, sesi ise teremine benziyor. Léo Ferré’nin Charles Baudelaire şiirlerini okuduğu albümde fon müziği ondes mertonet’le çalınıyor. […]
Read More
“Hey, alaycılar, kendinize gelin, roman ölmedi! Yaşayan en büyük yazar Milan Kundera hâlâ hayatta ve şimdi onun yeni kitabını okumaya hazırlanıyoruz. Yeni çıkan ‘Kayıtsızlık Şenliği’, görkemli, güneşli, derin ve komik bir kitap” diye yazmıştı geçen yıl bir Fransız eleştirmen. İşte Kundera’nın son kitabını nihayet biz de okuyabileceğiz. “Kayıtsızlık Şenliği”, Can Yayınları etiketiyle raflarda… “Şeytan’ın kötülüğün […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on May 9, 2015 · 1 Comment
İş Sanat Kibele Galerisi’nde açılan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” sergisinde, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir dönem büyük bir aşk yaşadığı ve “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan’la mektuplaşmaları da yer alıyor. Bedri Rahmi ile bazılarının “Türkiye’nin Camille Claudel’i” dediği Mari Gerekmezyan’ın hikâyesi kısaca şöyle… Biz Mektup Yazardık: Bir döneme ışık tutan mektuplar […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on May 9, 2015 · 2 Comments
Bedri Rahmi’nin hem kendi yakınları hem de yakın tarihimizin önde gelen sanatçıları, siyasetçileri ve iş adamlarıyla mektuplaşmalarından oluşan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” 20 Haziran’a kadar gezilebilecek. Sergide yakın tarihimize ayna tutan bu mektupların yanı sıra sanatçının eserlerinden seçmeler de yer alıyor. Bir dönem sanatçıların çektiği maddi sıkıntılara da şahit […]
Read More
Filed under egoist okur kitaplığı, vitrin · Tagged with ahmet hamdi tanpınar, aşık veysel, bedri rahmi eyuboğlu, bedri rahmi ve çağdaşlarından mektuplar, biz mektup yazardık, egoistokur, emre senan, eren eyüboğlu, fikret mualla, gülenay börekçi, hughette eyüboğlu, kibele sanat galerisi, nazım hikmet, orhan veli, ruken kızıler, tosun bayrak, yahya kemal
Amerikalı sinema eleştirmeni Pauline Kael, başrollerini Sean Connery ile Audrey Hepburn’ün paylaştığı “Robin ve Marian” filminden bahsederken, “zenginden çalıp fakire veren” soyguncu Robin Hood ile karısı Marian’ın yaşlılık yıllarını anlatan filmin gerçek bir kahramanlık hikayesi olduğunu söylemişti. “Filmlerde kahramanlar hep gençtir, yaşlılarsa genellikle yan unsur olur, en iyi ihtimalle gençlere yol gösterirler. Tabii ayaklarına bağ […]
Read More
Filed under egoist okur kitaplığı, vitrin · Tagged with beni asla bırakma, egoistokur, gömülü dev, gülenay börekçi, günden kalanlar, kazuo ishiguro, pauline cael, roza hakmen, sean connery audrey hepburn, yapı kredi yayınları
Posted by gülenay börekçi on April 16, 2015 · Leave a Comment
Sylvia Plath Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Johnny Panik ve Rüyaların Kutsal Kitabı”ndaki bu yazıda, romancıların yapabildiği bazı şeyleri bir şair olarak asla yapamayacağını anlatıyor. Mesela “Belki şiirin kibirli olduğunu ima ederek bazı şairleri kızdıracağım, şiirin her şeyi konu edebileceğini söyleyecekler bana” diyor ve ekliyor: “Ama asla bir şiire diş fırçasını dahil etmedim.” Tartışılabilir tabii ama ben […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 12, 2015 · Leave a Comment
Yıllardır beklediğim kitap nihayet çıktı. Şimdi bir süredir unuttuklarımı hatırlıyor, bilmediklerimi keşfetmek istiyorum. Ve elime Selim İleri’nin “Edebiyatta Sevdiğim Romanlar Kılavuzu”nu alıp sahaf turlarına çıkıyorum. “Masum geçinenlerin hiçbiri iktidardakilerden daha az kötü değil” Sevinç çığlıklarımı duyabiliyor musunuz? “Edebiyatta Sevdiğim Romanlar Kılavuzu”nu anlatmadan önce kadri bilinmemiş eserleri her vesileyle hatırlaması, hatırlatması açısından edebiyatta hakkaniyetin, merhametin de […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 8, 2015 · Leave a Comment
“Tarihi iki defa okuruz, ilk okumada kullanılabilir ‘gerçeklerin’ peşine düşeriz. Bu bir papazın İncil’i okuması gibi bir şeydir. İkincisinde bu işin aslı neymiş diye okuruz. Bu da bir bakıma şeytanın İncil’i okuması gibidir.” Lars Morris Şarlatanlığın Tarihi’nde okuyucuyu ikinci tür bir tarih okumasına kışkırtıyor. Değişik çağlarda yaşayan insanların ruhsal labirentlerinde dolaştırıyor, çalınmamış kapıları aralıyor. Şarlatanlığı […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on March 5, 2015 · Leave a Comment
İstanbul Şehir Üniversitesi, “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi çerçevesinde ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve vakanüvis Taha Toros‘un uzun yıllar boyunca biriktirdiği ve özenle koruduğu arşivini kütüphanesine kazandırdı. “Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği” projesi Ünlü araştırmacı, biyografi yazarı ve “vakanüvis” Taha Toros, 1910’da Adana’nın Tarsus ilçesinde doğdu. 2012’de öldüğünde ise ardında 37 kitap ve çok büyük bir arşiv […]
Read More