Egoist okur

Venüs der ki: Kızlar istediklerini okuyabilmeli!

“Yekta Kopan ve Şebnem İşigüzel, yakın tarihlerde yayımlanmış kitaplarıyla bize aileyi ve kadının değişmeyen yazgısını anlatıyorlar. Birbirlerinden çok farklı tarzda yazsalar da kadının kaç çocuk yapması gerektiğinin, dekolte giyip giyemeyeceğinin sıkça tartışıldığı şu günlerde bu tartışmalardan bunalmış olanlara kadının özgürlüğünü savunan görüşleriyle en edebi cevabı veriyorlar aslında. Kızlar istediklerini okumalılar bir de. Öyle değil mi?” […]

Read More

Beyefendi’ler!

“Karanlık bir yatak odası var bu kadının. Duvarları aynalarla ve dizelerle kaplı. Bütün hesapları burada görecek sizinle. Rahatlatın kelimelerinizi. Lütfen sormayın neden karanlık diye. ‘Kelimelerimiz bizim’ diyor usulca. Bizim olan her şeyin değişmesi gibi. Yeni bir söz söylüyor. Modern bir dengbej gibi çöküyor erkekliğinizin başköşesine. Aşık olduğu tüm erkeklerle ilgili bir hikâye anlatıyor. Kışkırtıcı bir […]

Read More

Duru görü, kolektif bilinçaltı, gölge ve UYKUSUZLAR

Gülşah Elikbank çok sevdiğim bir arkadaşım. Onu bir yazar olarak benim için özel yapan şeyse fantastik edebiyata duyduğu aşkla karışık tutku. O kendini en çok bu dünyayla başka dünyalar arasında mekik dokurken özgür hissediyor. Bir solukta okuyacağınızı düşündüğüm sürükleyici yeni kitabı Uykusuzlar’a gelince, Gülşah bu kez rüyalardan bahsediyor. Bir günün en esrarengiz sekiz saatinde olup […]

Read More

HALİL İNALCIK’tan yeni sürprizler yolda…

Amerikalı tarihçi Bernard Lewis’in “Tüm zamanların en büyük alimi” diye tarif ettiği üstad Halil İnalcık kitaplarının gözden geçirilmiş, genişletilmiş baskılarıyla yine okur karşısında. Üstelik önümüzdeki döneme dair bazı sürprizleri var. Emine Çaykara Tarihçilerin Kutbu Hocaların hocası, Osmanlı tarihinin babası ve Şeyh-ül müverrihin olarak bilinen, yazdığı makaleler ve kitaplarla Osmanlı İmparatorluğu’nun yapısını, işleyişini, toplum modelini çözmemizi […]

Read More

Popüler kültürde Dan Brown kuralları

Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi, Cehennem… Dan Brown’ın bütün sırları mevcut bu yazıda. Hayır, yazı bir nevi derya deniz olduğundan değil, Brown’ın başarısının sırrı sahiden de bu kadarcık bir yazıyla özetlenebileceği için. Emin olun fazlası var, eksiği yok… Bonus olarak Brown’ın son romanı Cehennem’deki bazı büyük hataları da ekledim. Sanat tarihi, şifreler ve işaretler […]

Read More

Sahnede kime bakmalı, oyuncuya mı, Ay’a mı?

“Sana ‘Ay’a bakma’ hareketinin bütün kalıplarını öğretebilirim. Sana gökyüzüne uzanan parmağının ucuna kadar bütün hareketi öğretirim. Fakat parmağının ucundan Ay’a kadar olan kısım tamamen senin sorumluluğundur.” Geleneksel Japon tiyatrosunun en büyük aktörlerinden Yoshi Oida oyunculuk sırlarını kitap haline getirdi. Görünmez Oyuncu adlı kitabında bir aktöre sadece yeteneğin değil, bedensel temizliğin, güzel ruhun ve sorgulayan aklın […]

Read More

12.000 Kafka arasında en görkemli olanı

Kafka’ya dair olası sorularınızı şimdiden hazırlayın, çünkü galiba elimdeki kitapta hepsine bir cevap var: Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpmasının beklendiği günlerde Kafka bu konuda ne düşünüyordu? Titanik’in gemi tamamen batana kadar çalmaya devam eden yaylı çalgılar orkestrası niçin simgesel önem taşıyordu? Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa tablosunun Louvre’dan çalındığını öğrenince binlerce Parisliyle birlikte neden eskiden […]

Read More

YAŞAR KEMAL’den uçamayan, kaçamayan, yaşamayanlara

Yaşar Kemal’in 1960’ların sonunda yazdığı ama yayınlamaya yeni karar verdiği bir romandan, Tek Kanatlı Bir Kuş’tan epeydir bahsediliyordu. Merakla, heyecanla bekliyorduk biz de. İşte o roman nihayet yayınlandı. Gülenay Börekçi TEK KANATLI BİR KUŞ: Korkunun romanı “Ceviz ağacı çok değerlidir ama altında uyumayacaksın, gölgesi ağırdır. Bir de ceviz ağacının bir huyu vardır, budaklarından birisi oluşurken […]

Read More

BEYEFENDİ: Erkeklere Methiye

Şen, kışkırtıcı ve ayarsız bir dilin yaratıcısı olarak edebiyatta kendine has bir yeri olan Hatice Meryem, Siftah, Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun, İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar ve Aklımdaki Yılan gibi kitapların ardından Beyefendi: Erkeklere Methiye adlı tuhaf ve güzel metniyle yeniden okur karşısında. Beyefendi’yi herhangi bir türün sınırları içine dahil etmek güç. […]

Read More

Hüzünlü mağluplar için yazıldı: Olduğu Kadar Güzeldik!

“Memleketin, yüzü ışıldayan bütün çocukları gibi, hayatının bir dönemini devrimin, insanın sırtını ılık bir elle sıvazlayan ihtimaline inanarak geçirmişti. Devrim olurdu, olmazdı, orası ayrı mesele. Ama devrime yalnızca inanmanın bile, razı olmamakla doğrudan ilgili, vicdanı serinleten, en olmadık zamanda insanın içini yeşerten bir lezzeti var. Babam ona inanmıştı gençken. İnanılmayacak gibi değildi.” Burcu Yıldızer, hastası […]

Read More

Buluşma ve iletişim kurma mekanları: PARKLAR

Gezi Parkı’nın dönüştürülmesi projesi hâlâ konuşulurken, parkların ve bahçelerin tarihine bakmak, park kavramının neden önemli olduğunu hatırlamak iyi olabilir diye düşündüm… Tam bu sırada elime bir kitap geçti: Alman tarihçi Hans Sarkowicz’in yazdığı “Parkların ve Bahçelerin Tarihi”… “Günümüzde mimarlar ve şehir idarecileri ‘park’ adı verilen ama yeşillikmiş gibi göründükleri halde aslında modern hayatın light birer […]

Read More

Dan Brown’ın kaleminden İkonografinin 50 Tonu

Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar, Kayıp Sembol gibi kitaplarıyla listelerin üst sıralarının değişmez ismi haline gelen Amerikalı yazar Dan Brown’un yeni romanı Cehennem (Inferno) aylardır bekleniyordu. Çıkar çıkmaz satış rekorları kırmasına bu yüzden kimse şaşırmadı. Brown, Dante Alighieri ve İlahi Komedya’dan yeni bir bilim dalı olan transhümanizmden, ölümsüzlükten, yapay olarak hızlandırılmış bir evrimin mümkün […]

Read More

İzzet Yasar’ın öykülerine dair: Hepimizi yaran dil uysal, efendi olabilir mi?

“Dev gökdelenler ya da cam plazalar değil; camdan mezbahalar… İroni değil, dokundurma, anıştırma, ima etme değil. Metafor hiç değil. Daha çok nesnelere, eşyalara ve şeylerin ruhuna sinmiş bezginliğe karşı, aslında gayet iyimser bir nihilizmle beslenen gizli bir mizah. Ama nasıl bir mizah İzzet Yasar’ınki? Kahkahalar mı atacağız Camdan Mezbahalar’ı okurken? ‘Hesaplanmış şakalara gülmesi garanti’ okuyucu […]

Read More

Pessoa: Günbatımını ve polisiyeyi seven tuhaf yazar

Fernando Pessoa dendiği vakit ben ilkin Şeytanın Saati’ni hatırlarım. Metis Yayınları’ndan çıkan o kara kapaklı küçük kitap epey bir süre elimde gezinmişti. Bir de sayısı konusunda rivayetler muhtelif olan 80 küsur alter ego’sunu… Aşağıda okuyacağınız gibi, yalnızca şiir yazmakla kalmayıp o şiirlerin şairlerini de yoktan yaratmış birisi Pessoa. Şaşırabilirsiniz ama gerçek bu. O konuyu ayrıca […]

Read More

Ahmet Altan’dan Son Oyun, J.K. Rowling’den Boş Koltuk

J.K. Rowling’le Ahmet Altan’ın beklenen romanları Boş Koltuk ve Son Oyun arka arkaya yayınlandı. Bu da yayıncılık piyasasında kaçınılmaz olarak “Hangisi daha çok ilgi görecek?” şeklinde bir tartışmaya yol açtı… Ama aslında hararetle beklenen romanlar olmaları ve anlattıkları olayların hayal mahsulü birer kasabada geçmesi dışında iki roman arasında pek benzerlik yok… Ne var peki? İşin […]

Read More