Egoist okur

“Sevdiğin karakteri yarat ve ona işkence etmeye başla”

Çok satan kitaplar ille kötü olmak zorunda diye düşünmediğimden dünyada çok okunan yazarlardan Janet Fitch’i şahsen seviyorum. Bilhassa ilk romanı Beyaz Zakkum‘u epey seviyorum. Şöyle böyle bir 20 yıl olmuştur okuyalı ama son cümlenin etkisi hala duruyor bende. Dolayısıyla Fitch’ten bir yazma dersi görünce dayanamadım çevirdim. Yazarın karaktere nasıl davranması gerektiği konusundaki tavsiyesine ise resmen bittim. […]

Read More

Agatha Christie ve George Sand mutfakta

George Sand ve Agatha Christie’nin ortak noktası ne olabilir. Mutfakta da harikalar yaratmaları elbette. işte kendilerinden üç tarif. Agatha Christie’den Somonlu Börek Malzemeler 300 g taze somon 3-4 taze soğan 4 dal maydanoz 20 g ekmek içi 20 g sosis 1 hazır milföy hamuru 1 yumurta sarısı Et suyu, tuz, karabiber Yapılışı Somonu derin bir […]

Read More

Nabokov’dan çeviride sadakatin doğası üzerine bir şiir

Gene Nabokov’layız. Gene çeviri üzerine düşünüyoruz. 1955 yılında hayatının projesi saydığı Onegin çevirisini tamamladığında New Yorker dergisine bir şiir göndermiş ve bir ad bile koymadığı bu şiir aracılığıyla “harcıâlem” çevirisi için Puşkin’den özür dilemişti. Ben de işte şimdi o şiiri çevirmeye cüret ettim, “Hepsi diken, ama akraba senin gülüne,” dizesinin çeviride sadakatin doğasına ilişkin çok şey söylediği […]

Read More

Labatut’tan Arsız Yeşillik: Dünyayı anlamayı bıraktığımızda

“Ne zaman dünyayı anlamayı bıraktık? Hiroşima ve Nagasaki’yi yerle bir eden atomları bir generalin yağlı parmakları değil, elinde bir avuç denklem olan bir grup fizikçi parçalamıştı. İnsanlığın sonunu insanlığı kurtarmayı amaçlayan fikirler mi getirecek?” Benjamín Labatut’ın dilimize Saliha Nilüfer’in çevirdiği kitabı Arsız Yeşillik‘in arka kapağında bunlar yazılı. Kitap, bilim, deha ve delilik arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Bir de […]

Read More

Bir özgürlük hareketi olarak FLÖRT

Flört nedir? Gülünüp geçilecek harcıâlem bir uğraş mı? Hayatta güç bela kurabildiğimiz hassas dengeleri anında alaşağı edecek gereksiz bir maceraya atılma denemesi mi? Güzel sanatların unutulmaya yüz tutmuş bir dalı mı? Yoksa bir varoluş biçimi mi? Schopenhauer’a göre zor iş bir kirpinin bir kirpiye sarılması Flört Üzerine adlı kitabın yazarı Adam Phillips. (Daha cazibeli bir […]

Read More

Güzel olduğum için benden nefret etmeyin!

Bizi ‘somon balığıyla’ bile yolculuğa çıkaran Umberto Eco, Güzelliğin Tarihi kitabında, “Kitle iletişim araçları tümüyle demokratiktir, hem doğal aristokrat zarafetine sahip olanlara, hem de proleter sınıfın şehvetli kızına güzellik modeli önerir,” demiş. Ve eklemiş: “Maserati’nin güzelliğine sahip olamayacaklar için Mini’nin elverişli güzelliği her zaman mevcuttur.” Ama bana sorarsanız, güzelliğin daha şahane bir tarifini Stephen King […]

Read More

Devler liginde kimler hangi kitapları okuyordu?

Haberler yeni değil ama cazip. Nabokov, Hemingway, Beckett, Rowling ve Lydia Davis’in okuma listelerinde neler vardı acaba? Nabokov sevdiğim yazarlara, şairlere sağlı sollu girişirkenDoğu Ekspresi’ni almak için Nabokov’lar, Rowling’ler, Hemingway’ler, Beckett’lar, Lydia Davis’ler “Eleştirmenlerin ‘büyük kitap’ dediği şeyler benim için hipnoz altındaki bir insanın oturduğu sandalyeyle sevişmesi kadar absürd” Vladimir Nabokov’a neler okuduğu soruluyor, o […]

Read More

25399 numaralı astereoid bize uzaydan göz kırpıyor

George Saunders’ın “Yüzyılımızın en müthiş, en zapt edilmez Amerikalı yazarı,” dediği Kurt Vonnegut’un hayatını tek bir cümleyle özetlemek gerekseydi, şöyle diyebilirdik: “Adamın biri bir zamanlar Dresden’de bir et dolabına saklanarak hayatta kaldı, sonra da tuttu evrensel saçmalığa karşı sayısız roman yazdı.” Ama emin olun, Kurt Vonnegut’ımız bundan çok daha fazlasıdır aslında. “Düzene kaos getirecektim” “Amerika’yı, […]

Read More

Alice kitapları niçin bir çevirmenin kâbusudur?

Her şeyden önce sormak hakkımız, en azından taze bir Alice çevirmeni olarak benim kesinlikle hakkım: Her yaştan okurun gözdesi olan Alice Harikalar Diyarında ile devam kitabı Aynalar Ülkesi, neden bir çevirmenin -her çevirmenin- kâbusudur? Okuyunuz. Lakin bu soruyu Türk yayıncılığının kendine has sorunsallarını dahil etmeden cevaplamaya çalıştığımı da unutmayınız. Yani bizim ülkemizde çevirmenin birkaç kâbusu […]

Read More

Şahane 1 Kitap: Yeni Yılla Gelen Kedi

Sahaflarda bilemezsiniz ne tatlı kitaplara rastlıyor insan. İşte Yeni Yılla Gelen Kedi de hiç beklemediğim bir yerde bulduğum çok tatlı bir kitap. Remzi Kitabevi’nin Murathan Mungan’ın editörlüğünde hazırlanan Çilek Serisi’nden çıkmış. Şahane bir macera, kedilere adanmış bir “iyi dilekler” kitabı… Benim için gelmiş geçmiş en güzel iki kedi kitabından biridir, onu da söyleyeyim. Birincisi elbette […]

Read More

Mario Vargas Llosa’nın kaleminden iki ayrı Cortázar

Geçenlerde kaybettiğimiz Mario Vargas Llosa’yı bir başka Latin Amerikalı dev edebiyatçıyla dostluğu çerçevesinde ele alalım istedim. İşte Llosa’nın kaleminden yazar olmaya ilk heveslendiği yıllar ve Paris’te Julio Cortázar’la tanışması, dostluğu, Cortázar’ın siyasi değişimine tanıklık etmesi… Cortázar ve Llosa Mario Vargas Llosa’nın kaleminden iki ayrı Cortázar “Sanırım birçok Latin Amerikalı, kendini Latin Amerikalı olarak hissetmeye “boom” […]

Read More

Kitap kapaklarından okura göz kırpmak

“Kitap kapakları hem birer davetiye hem de metinle dünya arasında birer köprü, diyor efsane kapak tasarımcısı, ressam ve yazar Peter Mendelsund. Yerine göre “Gel,” diyor kapaklar okura, “Gel sen de partiye katıl.” Peki bunu nasıl yapıyorlar? Anna Karenina’nın bıyıkları: OKURKEN NE GÖRÜRÜZ Orhan Pamuk’tan “Karanlık Şövalye Batman” kapağı Vintage Pulp kitap kapaklarında hayat bulan ikonik […]

Read More

Ada romanlarından insan manzaraları

Bu yazıda çevirmen yazar Akşit Göktürk kılavuzluğunda Robinson Crusoe’yu ziyaret ediyor, oradan Hay bin Yakzan’a ve Fazıl bin Natık’a geçiyoruz. Finlandiyalı ressam-yazar Tove Jansson’un Yaz Kitabı’nı, Jean Rhys’ın Geniş, Geniş Bir Deniz’ini, William Golding’in Sineklerin Tanrısı’nı, Agatha Christie’nin adına hâlâ tam alışamadığım On Kişiydiler’ini dolaşıyoruz sonra. Bitirirken de Mavi Yunuslar Adası’na uğruyoruz. Tove Jansson’un eserlerinden ve […]

Read More

Tim Parks’tan okumayla ilişkimize dair denemeler

Benim sevmediğim bir kitabı başkaları nasıl sevebilir? Bir eseri yeniden okumanın bana ya da bir başkasına ne faydası olabilir? İnsan daha iyi okuyabilir mi? Eğer öyleyse, bunu nasıl yapar? Başucumda bu kez, Europa, Kader, Ben Buradan Okuyorum, Ölümü Resmetmek, Zihnin Ucu Bucağı gibi kitaplarıyla tanıdığım Tim Parks’ın edebiyatla kurduğu aktif ve sorgulayıcı ilişkiyi ortaya koyan […]

Read More

Orwell evreninde kirpiler, nergisler, güller

George Orwell’in hayatının bir döneminde, İspanya İç Savaşı’na katılmayı hayal ederken ve henüz Hayvan Çiftliği ya da Bin Dokuz Yüz Seksen Dört gibi yapıtlarını kaleme almamışken giriştiği küçük, şiirsel bir “güzelliğe saygı” eylemin hikayesi. Orwell’in Gülleri, Rebecca Solnit Rebecca Solnit + Darren Aronofsky işbirliği “Ancak dünyanın sunduğu güzelliklerin kıymetini bilen biri onun dertleriyle kederlenebilir,” diyor Rebecca Solnit […]

Read More

Çehov, Turgenyev, Tolstoy ve Gogol’dan yazma dersi

Her sokak arasında üç tane yaratıcı yazarlık kursu açılıyor ya günümüzde, işte bu elimizdeki aslında hepsini etkisiz kılacak bir kitap. Çünkü George Saunders dört dev yazara yapısöküm uygulayarak onların yazarlık sırlarına ulaşmaya çalışıyor. Eh, Çehov’dan, Turgenyev’den, Tolstoy’dan yahut Gogol’den yazma dersi almak varken insan daha azına niçin razı gelsin ki? Aşağıya Saunders’ın internet üzerinden sürdürdüğü […]

Read More

Sait Faik’ten denize, adaya ve İstanbul’a çağıran öyküler

Hatırlayacaksınız, birkaç yıl önce Sabahattin Ali ile Mehmet Şevket Esendal’ın eserleri teliften düşmüştü ve onlarca yayınevi bu iki yazarın eserlerini yayımlamaya başlamıştı. (Bir eserin teliften düşmesi için yazarının ölümü üzerinden 70 yıl geçmesi gerekiyor.) Şimdi aynı şeye Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerinde tanık oluyoruz. Birçok yayınevi onun öykülerini, romanlarını, şiirlerini basıyor. İyi tarafından bakarsak, 2025’te Sait […]

Read More

Bir büyüme hikâyesi: KIRIK KOLLAR AHALİSİ

Bu kez elimizde çocuklar için yazılmış ama yetişkinlerin de sevebileceği bir kitap var. Kırık Kollar Ahalisi, babasını kaybettikten sonra ailesiyle yeni bir eve taşınan küçük Cress’in büyüme hikâyesi. Yazarı queer edebiyatın önde gelen isimlerinden biri olan ve bu yıl Oscarlarda epey şahsi geçen Wicked‘ın (Lanetli) yaratıcısı olarak da  tanıdığımız Gregory Maguire. Kırık Kollar Ahalisi, Gregory Maguire […]

Read More

Ağaçların gizemli hayatına dair

Bir sabah uyandığınızda ağaçların gitmiş olduğunu görseydiniz ne hissederdiniz? 2019 Pulitzer kurgu ödülü sahibi Richard Powers, Her Şeyin Hikâyesi adlı romanında bu akıl almaz cürmün, ağaçların acımasızca kesildiği bir dünyada yaşamanın bize neler yapabileceğini gösteriyor. Her Şeyin Hikâyesi, Richard Powers Ağaçlar da güler ağlar, konuşur Ağaçların gizemli hayatına dair Bazılarının duygusuz, akılsız zannettiği ağaçlar, Pulitzer ödüllü […]

Read More

Hem tanıdık hem de alabildiğine yabancı: Doppelganger

Alt başlığı “Ayna Dünyaya Yolculuk” olan Doppelganger, Hayır Demek Yetmez, Yanıyoruz, Bu Her Şeyi Değiştirir, No Logo ve Şok Doktrini gibi kitapların yazarı Naomi Klein’ın son kitabı. Klein, “ayna dünya” kavramıyla gerçek dünyanın çarpıtılmış ve kurgusal bir versiyonunun dijital ortamda egemen hale geldiğini ve bu durumun bireylerin gerçekle bağlantısının kopardığını anlatıyor. Doppelganger, Naomi Klein “Gölgesiyle karşılaşıp onu kabul edemeyen kişi, kayıp bir ruhtur” […]

Read More

Selim’i o büyük sofraya uğurlarken

Yazının bir iki paragrafını almıştım ama madem sayı artık piyasada değili, tamamını koyabilirim o halde… Gene de girişi falan ellemedim, öyle bıraktım :) Canım Filiz Aygündüz’ün ricasıyla Milliyet Sanat dergisine bir Selim İleri yazısı yazdım. “Hepimizin bildiği Selim İleri’yi istemiyorum bu yazıda, onu daha içeriden anlat,” dedi Filiz. Ben de öyle yaptım. Aşağıda yazının başlarından […]

Read More

“Başka kimsede olmayan bir Kafka havası”

Yazıyı birkaç ay önce, öykücü, romancı, denemeci, yayıncı Ferit Edgü’yü kaybettiğimizde yazmıştım, “Şimdi onu yeniden, yeniden okumak ve tartışmak zamanı. Bir edebiyatçının en ihtiyaç duyacağı şey bu çünkü. Göçüp gittiğinde bile,” demiştim. Siteye henüz ekleyemediğim yazıları yavaş yavaş bir araya getiriyorum, o yüzden bu anma yazısı geç de olsa burada yerini alsın. Birkaç yıl önce Egoist Okur’a gönderdiği yargıç Karak’ı […]

Read More

Ölümsüzlük denen o tekinsiz hayal  

Bir yanda koşup terlediğimizde, baharatlı yiyecekler yediğimizde ve bir şeye yürekten inandığımızda çiçeklenen “şahsi afyon tarlamız, öte yanda insan menisi, greyfurt, buğday tohumu ve soyada bulunan bir maddenin hücre çekirdeğini “gençliğe programladığı” iddiaları… The Substance filminden H. Rider Haggard’ın Ayesha‘sına, Adam Leith Gollner’in The Book of Immortality‘sinden Jonathan Swift’in Gulliver’ın Seyahatleri‘ne, Uruk Kralı Gılgamış’tan Kont Dracula ve Lord Voldemort’a […]

Read More