Egoist okur

Milan Kundera ve Marcel Proust’la bazı mühim konular

“Yavaşlığın keyfi neden yitip gitti? Ah, nerede geçmişin aylakları?” diyen Milan Kundera ve “Ölüme sandığımızdan daha yakın olduğumuzu bilseydik, hayat bize harikulade görünmeye başlardı” diyen Marcel Proust’a danışalım bazı konuları… Hem tatil yeri hem okul hem de hapishane… Proustvâri!Marcel Proust’tan KÖTÜ MÜZİĞE methiye “Ânı yaşamayı sevmek için felakete gerek yok” Açıkçası bugüne dek başka türlüsüne […]

Read More

Byron Ayanoğlu: “Seks bitti, elimizde bir tek yemek kaldı…”

Dimitri, II. Dünya Savaşı sonrasında Moda’da doğan bir Politis, yani bir İstanbullu Rum’dur. Biricik annesiyle geçen toz pembe çocukluk yıllarının ardından büyümenin sancılarıyla baş etmek zorunda kalacağı günler gelir, daha da kötüsü memlekette 6-7 Eylül 1955 utancı yaşanır. Türkiye’nin yakın tarihinde derin yaralar açan bu 2 gün, Dimitri’nin de hayatını darmadağın eder. O da tası tarağı […]

Read More

Eve musallat olan hayalet değil, siyaset

Hayalet hikayesini andıran bir siyasi roman yazan Jenny Erpenbeck’le tanışmamızın zamanı geldi… Gölün Sırrı İspanyol Edebiyatına inanmayan İspanyol yazar: Javier Marías Eve musallat olan hayalet değil, siyaset Gölün Sırrı, Gidiyor, Gitti, Gitmiş ve Bütün Günlerin Akşamı adlı kitapların yazarı Jenny Erpenbeck, 1967yılında Doğu Berlin’de dünyaya geldi. Gençlik yıllarında bir süre eğitimini aldığı bir konuda çalıştı, […]

Read More

Çocuk, Köstebek, Tilki ve At: Kalbe dokunan sıcacık bir öykü

Elimizde, içinde saf sevgiyi, sıcacık dostlukları ve şahane bir mutluluk formülünü barındıran bir kitap var ve 7’den 70’e her okuru sarıp sarmalıyor. Çocuk, Köstebek, Tilki ve At, şimdiden rekor satış rakamlarına ulaşmış durumda. KÜÇÜK PRENS: Yazarının çölde gördüğü halüsinasyonlardan doğdu Çocuk, Köstebek, Tilki ve At Charlie Mackesy ve kitabından bir sayfa Çocuk, Köstebek, Tilki ve At: […]

Read More

Fatih Erdoğan’la çocuklar için yazmanın sırlarını konuştuk

Fatih Erdoğan çocuk yayıncılığının en önemli isimlerinden biri. Kendi yazdıklarının dışında yayınladığı, çevirdiği, resimlediği kitaplar da var. Makaleleri ve çıkardığı süreli yayınlar da çok önemli. Yıllardır sürdürdüğü “Çocuklar İçin Yazmak” başlıklı seminerlerinden de söz etmek isterim. Yazarın aynı adı taşıyan kitabıyla birlikte bu seminerler, çocuk edebiyatı alanında ürün vermek isteyenler için şahane birer kılavuz. Fatih […]

Read More

İspanyol Edebiyatına inanmayan İspanyol yazar: Javier Marías

Büyük İspanyol yazar Javier Marías’la yapılmış bir röportaj okudum geçenlerde. Okuma alışkanlıkları ve zevkleri üzerineydi, hemen atladım tabii. Bir kısmını buraya alıyorum) Açıkçası sık sık not aldım okurken, size de tavsiye ederim. Marías’ın çocukken okuduğu Enid Blyton romanlarını hâlâ saklamasıysa beni bile şaşırttı. Javier Marías Javier’in melankolisi: Aldatmak bir cinayet şekli olabilir mi? Javier Marías (solda) […]

Read More

Öldükten sonra da yazmaya devam eden V. C. Andrews

Tekinsiz evler, zehirli ot bahçeleri, tuzaklarla dolu odalar, kilitli kapılar, bastırılmış arzular, sırlar, yalanlar, korkunç aileler, kızlarına şehvetle bakan babalar, çocuklarını aç bırakan anneler, torunlarını zehirleyen anneanneler, tavan arasına hapsedilen çocuklar, şiddet, tecavüz, ensest, acı… Büyük Amerikan ailesinin çürümesi ve çöküşü… Bildiğim en tuhaf yazarlardan biri olan ve zaten gerçekliğinden de emin olamadığım V. C. Andrews’in ilk […]

Read More

Ece Gamze Atıcı’nın çok renkli dünyasında dolaşıyoruz

Hiper zeki, çok akıllı ve iştahla okuyan bir genç kadın Ece Gamze Atıcı. Genç edebiyatçılar içinde kalemi en kuvvetli olanlardan biri aynı zamanda. Nar, Adem Aynası, Sevdiğini Öldürmek Bizde Aile Geleneği adlı birbirinden şahane romanları var. Edepsizin El Kitabı adlı kitabını da unutmamak gerek. Ece’yle bir “yangında ilk kurtarılacaklar” röportajı yapmazsam olmazdı, yaptım da. Üstelik […]

Read More

Tüm Panayırların Heyulası’na dair: “Ucube kavramı hayatın her anında bizimle”

“Ucube” temalı 20 öykü… Kadim karanlık güçler, teknolojinin insanı esir ettiği alanlar, çeşitli sebeplerle yaşanmaz hale gelen metropoller, birbirleriyle göz göze gelemeyen insanlar, bitmek tükenmek bilmeyen çöpler, kadın cinayetleri, cinsiyet kabulleri, baskı ve zorbalık, yalan ve çok yüzlülük… Görmek istemediklerimiz, umursamadıklarımız, yok saydıklarımız, başka bir deyişle yüzeyin altında sıkışıp kalan ve gün ışığına çıkmak için […]

Read More

Karamazov Kardeşler’i Nietzsche yazsaydı?

Hayır, hayır, yanlış görmediniz. Ama tabii böyle bir kitap aslında yok. Kapağı Pierre Bayard’dan ilhamla ben hazırladım. Ama düşünmeye değmez mi? Sahiden de Yabancı’yı Camus değil Kafka, Rüzgâr Gibi Geçti’yi Margaret Mitchell değil Tolstoy yazsaydı, Potemkin Zırhlısı filmini Eisenstein değil Hitchcock çekseydi bize ne olurdu? Peki, Ya Eserler Yazar Değiştirseydi? “Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum! Karamazov […]

Read More

Yazarın “maceracı” olarak portresi: Jerome K. Jerome

Joseph Conrad’ı, Jack London’ı, Ernest Hemingway’i biliyoruz. Ama ben size onlardan daha maceracı bir seyyahtan söz edeceğim. Büyük mizah ustası Jerome K. Jerome hem andığım edebiyatçıları hem de dünyanın gizli saklı köşelerini ve zorlu güzergâhlarını dolaşan seyyahları şaşırtacak türden, bambaşka bir gezi rehberi kaleme aldı: “Bir Kayıkta Üç Kafadar” adlı, roman formunda yazılmış ve bugün hâlâ […]

Read More

Yazarı tutsakken yazılan bir gezi kitabı

Harikulade bir kitaptan, Susan Sontag’ın “Şimdiye kadar yazılmış en canlı, en orijinal otobiyografik anlatılardan biri,” olarak tarif ettiği bir minör başyapıttan bahsedeceğim bu yazıda. Xavier de Maistre’in “Odamda Yolculuk”unu okumamış olmak bir kayıp. Odamda Yolculuk Yazarın “maceracı” olarak portresi: Jerome K. Jerome Odamda Yolculuk, Xavier De Maistre, Sel Yayınları Yazarı tutsakken yazılmış çok acayip bir gezi kitabı […]

Read More

Oya Baydar: “Edebiyat sağaltıyor ve ben bu limana sığınıyorum”

Yazısına, edebiyatına eşik atlatmak için yeni bir “ses” bulmak için tehlikeli sulara açılan çok ünlü bir yazar… Ona hayran edebiyat tutkunları… Hayatında yeterince bağ kuramadığı babasını, Yazar’ı, ölümünden sonra anlamaya ve ardında bıraktığı gizemi aydınlatmaya çalışan bir evlat… Bir zamanlar edebiyatçılara ev sahipliği yapmış olan ama bu kimliğini çoktan kaybetmeye başlamış bir ada… Oya Baydar’dan yazmak, yaratıcılık, […]

Read More

“Yeni hikâyeler” denemeye cüret eden bir tasarımcı

Türkiye’de erkek giyimi dendiğinde ilk akla gelenlerden olan Hatice Gökçe, hayran olduğum moda tasarımcılarından biri. Adına moda dediğimiz ve değişim hızına ayak uydurmakta zorlandığımız o çılgın göçebe ruhlar arenasında kendine bakma cesaretiyle, orijinalliğiyle, sade ama enfes tasarımlarıyla etkiliyor insanı. Kimselere benzemiyor ayrıca… Düşünüyor, okuyor, araştırıyor, hayal ediyor, “yeni hikâyeler” deniyor ve cüret ediyor… İlham kaynakları […]

Read More

Richard Brautigan’ın başlattığı şiir ve tohum hareketi

1960’ların alışverişten ve özel mülkiyetten arınmış bir toplum hareketi olan Diggers belki başarılı olmadı ama Amerikalılara hiç değilse bir şeyi öğretti: Tohumların korunmasının her zamankinden daha önemli olduğunu. Beat Kuşağı şair ve yazarları arasındaki en ilginç isimlerden biri olan Richard Brautigan’ın “Please Plant This Book” adlı altıncı şiir kitabına birkaç yıl önce Paris’te bir sahaf […]

Read More

Ece İrem Dinç: “Kütüphanem benim için başlı başına bir hazine”

Ece İrem Dinç, zeki, duyarlı ve çok yetenekli bir genç kadın. “Fülfül Büyüsü” kitabıyla yer etmişti zihinlerimizde. Bir de On8 Blog’da yazdığı yazılarla. Daha sonra hiç de tesadüf olmayan bir tesadüfler zincirinin etkisiyle İtalya’ya gitti ve sık sık Türkiye’de gelip gittiyse de oralara yerleşti. O süreçte yaşadıklarını, hissettiklerini şöyle anlatıyor: “Avrupa’nın o her şeyin önceden tahmin […]

Read More

“Kurtlarla Koşan Kadınlar”la dirilen “Vahşi Kadın” arketipi

Clarissa Pinkola Estes, kült sayılan kitabı “Kurtlarla Koçan Kadınlar”da masallar ve mitler yoluyla kadinlara vahşi doğaya, ilkel benliklerine nasıl geri döneceklerini anlatıyor. Kevser Aycan Aşkım Saroğlu yazıyor… Ufkunuzu açacak 7 kitap: Kurtlarla Koşan Kadınlar ve diğerleri Clarissa Pinkola Estes, Women Who Run With the Wolves, 1992 “Kurtlarla Koşan Kadınlar”la dirilen Vahşi Kadın arketipi “Sağlıklı kurtlar […]

Read More

BİR ZAMANLAR FEMİNİZM: “Bikini” giymiş antik Romalı kızlar

Bir Zamanlar serisini epeydir boşlamıştım. Bununla döneyim dedim… Sicilya’da, Piazza Armerina kasabası yakınlarındaki Villa Romana del Casale’nin odaları ve koridorları eşsiz güzellikte mozaiklerle doluymuş. Üstelik mozaiklerden bazıları epeyce şaşırtıcıymış. Hele bir tanesi varmış ki, müthiş! Günümüzün bikinilerine çok benzeyen yazlık kıyafetlere bürünmüş genç hanımları gösteriyormuş bu mozaik. (Bikini adı verilen iki parçalı mayonun ilk üretilme […]

Read More

Heidegger’in Dasein’ına göre “Aaahh Belinda”

Senaryosunu Barış Pirhasan’ın yazdığı nefis Atıf Yılmaz filmi “Aaahh Belinda”nın bir televizyon dizisi olarak yeniden çekileceği konuşuluyor bugünlerde. Müjde Ar’ın canlandırdığı karakteri bu kez genç oyuncu Neslihan Atagül canlandıracakmış. Macit Koper, Yılmaz Zafer, Füsun Demirel, Güzin Özipek, Tarık Papuççuoğlu, Erol Keskin, İsmet Ay, Levend Yılmaz’ın rollerini kimlerin üstleneceği ise henüz belli değil. Anlayacağınız, Dilek Atlı’nın […]

Read More

Yalom’dan Estes’e, Frankl’dan Geçtan’a “yaralı şifacılar”

“Sadece yarası olan bir şifacı hakikaten iyileştirebilir…” Engin Geçtan’dan Clarissa Pinkola Estes’e, Viktor E. Frankl’dan Irvin D. Yalom’a psikiyatriyi edebiyatla buluşturan yazarlara, “yaralı şifacılara” bakıyoruz… Engin Geçtan: “Gölgenin olduğu yerde hayat vardır” Ufkunuzu açacak 7 kitap: Kurtlarla Koşan Kadınlar ve diğerleri Yaralı şifacı ve Irvin D. Yalom Geliyoruz varoluşçu psikiyatrinin önde gelen temsilcilerinden Irvin D. […]

Read More

Latif Demirci: “Altan Abi, bir isteğin var mı buralardan?”

Bir Latif Demirci röportajı yapmıştım yıllar önce ve vazgeçilmezlerini sormuştum. Müthiş yetenekli oluşunun yanında çok da tatlı bir adamdı. Vazgeçilmezlerini sıralarken nalburluk demişti, kırtasiye demişti, akrobat lamba demişti. Sonra Altan Erbulak, Edward Hopper, Romy Schneider, Vladimir Nabokov, Fransız çizer Sempé… BJK, Seinfeld ve İçki-sigara bir de. Elbette Muhlis Bey. Onu anmak için en iyi yol bu röportajı […]

Read More

“Sadece 10 kitaplık bir liste yapacaksam bırakırım yansınlar!”

Eylül Görmüş’ü ismen tanıyordum elbette, sevdiğim bir arkadaşımın kızıydı. Ama yüz yüze gelmemiştik hiç. Dem Karaköy ve Dem Moda’dan sonra adını daha sık duymaya başladım. Gelin görün ki, altı sene süren Dem macerası bir süre önce son buldu, daha doğrusu Eylül mekânı ortağına bıraktı ve başka rüyaların peşine düştü. Zor yolu seçenlerden olduğu için de şimdi […]

Read More

Arthur Cravan sanat dünyasını nasıl dolandırdı?

Cravan’ın şu hep -biraz da abartılı ve anladığım kadarıyla kesinlikle gerçekle alakası olmayan bir romantize etme haliyle- denildiği şekilde “saldan hallice” teknesiyle açıldığı okyanusta boğulmuş olması mümkün tabii. Korsanların eline düşüp onlar tarafından öldürülmüş olması da… Gene de insanız işte, daha etkileyici hikâyeler okumak istiyoruz. İşte bu konuda anlatılan en etkileyici hikayelerden biri. Üstelik gerçek de olabilir.  […]

Read More