Egoist okur

BİR ZAMANLAR FEMİNİZM: “Bikini” giymiş antik Romalı kızlar

Bir Zamanlar serisini epeydir boşlamıştım. Bununla döneyim dedim… Sicilya’da, Piazza Armerina kasabası yakınlarındaki Villa Romana del Casale’nin odaları ve koridorları eşsiz güzellikte mozaiklerle doluymuş. Üstelik mozaiklerden bazıları epeyce şaşırtıcıymış. Hele bir tanesi varmış ki, müthiş! Günümüzün bikinilerine çok benzeyen yazlık kıyafetlere bürünmüş genç hanımları gösteriyormuş bu mozaik. (Bikini adı verilen iki parçalı mayonun ilk üretilme […]

Read More

Heidegger’in Dasein’ına göre “Aaahh Belinda”

Senaryosunu Barış Pirhasan’ın yazdığı nefis Atıf Yılmaz filmi “Aaahh Belinda”nın bir televizyon dizisi olarak yeniden çekileceği konuşuluyor bugünlerde. Müjde Ar’ın canlandırdığı karakteri bu kez genç oyuncu Neslihan Atagül canlandıracakmış. Macit Koper, Yılmaz Zafer, Füsun Demirel, Güzin Özipek, Tarık Papuççuoğlu, Erol Keskin, İsmet Ay, Levend Yılmaz’ın rollerini kimlerin üstleneceği ise henüz belli değil. Anlayacağınız, Dilek Atlı’nın […]

Read More

Yalom’dan Estes’e, Frankl’dan Geçtan’a “yaralı şifacılar”

“Sadece yarası olan bir şifacı hakikaten iyileştirebilir…” Engin Geçtan’dan Clarissa Pinkola Estes’e, Viktor E. Frankl’dan Irvin D. Yalom’a psikiyatriyi edebiyatla buluşturan yazarlara, “yaralı şifacılara” bakıyoruz… Engin Geçtan: “Gölgenin olduğu yerde hayat vardır” Ufkunuzu açacak 7 kitap: Kurtlarla Koşan Kadınlar ve diğerleri Yaralı şifacı ve Irvin D. Yalom Geliyoruz varoluşçu psikiyatrinin önde gelen temsilcilerinden Irvin D. […]

Read More

Latif Demirci: “Altan Abi, bir isteğin var mı buralardan?”

Bir Latif Demirci röportajı yapmıştım yıllar önce ve vazgeçilmezlerini sormuştum. Müthiş yetenekli oluşunun yanında çok da tatlı bir adamdı. Vazgeçilmezlerini sıralarken nalburluk demişti, kırtasiye demişti, akrobat lamba demişti. Sonra Altan Erbulak, Edward Hopper, Romy Schneider, Vladimir Nabokov, Fransız çizer Sempé… BJK, Seinfeld ve İçki-sigara bir de. Elbette Muhlis Bey. Onu anmak için en iyi yol bu röportajı […]

Read More

“Sadece 10 kitaplık bir liste yapacaksam bırakırım yansınlar!”

Eylül Görmüş’ü ismen tanıyordum elbette, sevdiğim bir arkadaşımın kızıydı. Ama yüz yüze gelmemiştik hiç. Dem Karaköy ve Dem Moda’dan sonra adını daha sık duymaya başladım. Gelin görün ki, altı sene süren Dem macerası bir süre önce son buldu, daha doğrusu Eylül mekânı ortağına bıraktı ve başka rüyaların peşine düştü. Zor yolu seçenlerden olduğu için de şimdi […]

Read More

Arthur Cravan sanat dünyasını nasıl dolandırdı?

Cravan’ın şu hep -biraz da abartılı ve anladığım kadarıyla kesinlikle gerçekle alakası olmayan bir romantize etme haliyle- denildiği şekilde “saldan hallice” teknesiyle açıldığı okyanusta boğulmuş olması mümkün tabii. Korsanların eline düşüp onlar tarafından öldürülmüş olması da… Gene de insanız işte, daha etkileyici hikâyeler okumak istiyoruz. İşte bu konuda anlatılan en etkileyici hikayelerden biri. Üstelik gerçek de olabilir.  […]

Read More

Kâtip Bartleby, yaratıcısı Melville’in ta kendisi miydi?

Herman Melville, Paul Auster, Stephen King, Jorge Luis Borges ve Kurt Cobain… Ortak noktaları neydi sizce? Tabii ki günümüzde pasif direnişin, sivil itaatsizliğin simgelerinden biri sayılan Kâtip Bartleby. Peki bu epeyce karanlık uzun öyküsün esas karakteri gerçekte kim? Melville bu mücevher değerindeki eserde kendini anlatmış olabilir mi mesela? “Ben yapmadım o yaptı!” romanları Jorge Luis Borges, Stephen King, […]

Read More

Raymond Carver ve “Katedral” öyküsünün kör adamı

Edebiyat magazini yapılırsa böyle yapılır diyerek başlıyorum yazıma :) “Tersine Mühendislik: Yazmak İçin Okumak ” atölyeleriyle tanıdığım şahane insan Beliz Güçbilmez sayesinde yeniden keşfettiğim Raymond Carver’ın “Katedral” öyküsünün yazılış macerasına bir yerlerde rastlayınca hemen yayınlamaya karar verdim. Sonrası dipsiz kuyu oldu, bir şeyler buldukça daha da araştırasım geldi… Ortaya bayağı tatlı bir yazı çıktı. Neler yok […]

Read More

“Ben yapmadım o yaptı!” romanları

Freud’un bilinçdışını, içerideki karanlığı, ruhun dipsiz kuyularını keşfetmesinden çok önce Dostoyevski “Öteki” adında küçük ama çok etkili bir roman yazdı. Ardından Andersen, “Gölge”yi kaleme aldı. Stevenson’ın “Dr Jekyll’i ve Wilde’ın “Dorian Gray’in Portresi” romanları geldi sonra. Ama FluTV’deki Nevzat Kaya’lı bölümlerden birini izlerken Edgar Allan Poe’nun William Wilson’unu öğrendim. Benzer bir hikayeyi meğer Poe herkesten önce, […]

Read More

Edebiyatçının bir günlük yazarı olarak portresi

Günlüğün kökenleri epeyce gerilere, binlerce yıl önce tacirlerin alıp sattıklarını, çiftçilerinse ekip biçtiklerini kaydettiği defterlere kadar uzanıyor. Geçmişte şahsi birer istatistik oluşturma amacıyla tutulan ilk günlüklerin yanı sıra günahlarını kâğıda dökerek itiraf eden ve böylece bir nevi “öz-terapi” yapanların tuttuğu daha ruhani günlükler de varmış. Aradan geçen yıllar içinde bunlar toplumlara ayna tutan birer belgeye […]

Read More

David Hockney, iPad’de resim yapmanın güzelliğini anlatıyor

Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisi Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı. Sergi, çağdaş sanatın önde gelen sanatçılarından David Hockney’nin Covid-19 salgınının ilk aylarında, yani karantinanın başlangıcında Normandiya’daki evinde yaptığı 116 resimden oluşuyor. Baharın gelişini müjdeleyen bu resimler, Hockney’nin meyve ağaçları, çalılar, çiçek bahçeleri, göletler ve nehirlerle bezeli bir manzarada çalıştığını, baharın her yıl tekrarlanan geliş yolculuğunu gün […]

Read More

Ölüme edebiyatla ve fotoğrafla karşı çıkma projesi

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt, bir süre önce şahane bir proje başlatmış, dünyanın farklı ülkelerindeki bit pazarlarıyla ikinci el dükkanlarının dipsiz kuyularından kurtarılmış fotoğrafları yazar dostlarına göndermişler. Bu ilk adımın ardından fotoğraf sanatıyla yazıyı buluşturan esas adım gelmiş: Yazarlar birer fotoğraf seçmiş ve seçtikleri fotoğraflara hikâyeler yazmışlar. Bu hikâyeler her pazartesi ve cuma Tanıdık […]

Read More

Anthony Douglas Cooper: “Romanım bir milyon satarsa Boğaz’da bir yalı alacağım”

Milrose Min’in başı derttedir. Sonunda okul idaresi, kendi kendiyle konuştuğu gerekçesiyle onun “profesyonel yardım” almasına karar verir. Ama bilmedikleri bir şey vardır: Milrose aslında kendi kendiyle değil okulu mesken tutan hayaletlerle konuşmaktadır. Üstelik sadece konuşmakla da kalmaz, hayaletlerden bazılarıyla basbayağı sıkı fıkı dost olmuştur. Dolayısıyla “profesyonel yardım” adı altında kendisine dayatılan tuhaf hatta tehlikeli denebilecek […]

Read More

Kitsch kitap kapaklarında güçlü kadınlar

Kezban Arca Batıbeki‘nin yeni sergisi Pulp Fiction 3, adı üstünde ilhamını “ucuz” aşk ve macera romanlardan alıyor. Batıbeki’nin neon ışıklı vintage kitap kapaklarına, o kapaklardaki ezik, kimliksiz erkeklerin karşısında daha da cüretkâr, daha da ateşli hale gelen kadınlarına bayılacaksınız. Cue Art Space organizasyonuyla Yapı Kredi Bomontiada’da 1. Kat Galeri’de açılan sergi,  Grohe Türkiye’nin desteğiyle gerçekiyor […]

Read More

SALT’ta 58. Kütüphane Haftası

SALT, 58. Kütüphane Haftası kapsamında 28 Mart ile 1 Nisan tarihleri arasında çevrimiçi bir program düzenliyor. Etkinlik programına mutlaka göz atın. Ben katılacağım, size de tavsiye ederim. Eski kütüphane fotoğraflarına bakmayı da unutmayın lütfen çünkü çok ama çok güzeller. (Herkese açık SALT Arşivlerinde bunlara benzer onlarca tarihi kütüphane fotoğrafı bulabilirsiniz.) Lekeli bir zihnin oyunları Belki başka […]

Read More

Bir yoğurt tanıtım broşürü: Tam Biorgeslik!

Jorge Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares… Edebiyat dünyasının en verimli ortaklıklarından birini, Biorges’i anlatıyorum bu yazıda, daha doğrusu Biorges’in ilk ve en şaşırtıcı adımı olan yoğurt tanıtım broşürünü. Okuyun, çünkü eğlenceli. Bence biraz da öğretici. “O kazayı geçirmesem asla öykü yazamazdım” Bir Borges öyküsünün içinde olduğumu nasıl anlarım? Sadede gelelim: Çeviride eksiksiz sadakat mümkün müdür? Borges’ten […]

Read More

Fatma Girik: “Bana ait olan her şey şahanedir”

“Fatma Girik’le bırakın söyleşi yapmayı aynı ortamı paylaşmak şahaneydi, heyecan vericiydi. Benim için de öyle oldu; aklımda Fatma Girik’in efsane filmleri, ‘Söz Fato’da programındaki sert çıkışlarıyla gittim röportaja. Yanına vardığımda mavi gözleriyle bakıp gülümseyen bir kadın gördüm, tanıştık. İlk lafı şu oldu: ‘Yıllardır konuşuyorum, bıktım artık. Kendimle ilgili söylenecek ne varsa anlattım. Neyimi merak edecekler? Ne […]

Read More

Düşüşten Sonra: İnsan olmanın kıyıcılığına ve ıstırabına dair

Düşüşten Sonra Selim İleri’nin, geçirdiği beyin kanamasının ardından ölüme dokunduğu zamanların kitabı. Bir bilinmezliğe gitti, döndü, sonra da yazdı, daha doğrusu anlattı. Anlattığı ölüm değildi ama, zihninde bu ölümle yakınlaşma deneyiminden ötürü daha da berraklaşan hayattı… Bu süreçte yanında hep Burcu Aktaş vardı; soran, dinleyen ve aktaran olarak… İkisi arasında ilham verici bir yol arkadaşlığı oluştu. […]

Read More

Yonca Eldener’den yeni roman: İSTANBUL’UN HAYALETLERİ

İstanbul’un Hayaletleri kalbinde şehri taşıyan, hızlı ve sürükleyici bir macera romanı. Kuyumun, kuyumculuğun kalbi Çuhacı Han’dan Şerefiye Sarnıcı’na, Valens Su Kemeri’nden Çatladıkapı’daki efsanevi Bizans sarayı Bukoleon’a birçok eşsiz mekânda geçen olaylarla örülü. Tarihi gizemle, mitolojiyi bilimle buluşturmayı seven yazar Yonca Eldener yeni romanını Sayım Çınar‘a anlattı… Şehrin kalbi, romanın kalbi: İSTANBUL’UN HAYALETLERİ İstanbul’un Hayaletleri gizem, macera […]

Read More

İnci Aral: “Edebiyat ölüme karşı en yakın dostum oldu”

İnci Aral’dan şahane bir yeni roman ve röportaj… Aral, Yukarlarda En Uzaklarda adlı yeni romanında bize hayat ve ölüm üzerine çok tuhaf ve üzerine düşünmesi, kafa yorması müthiş zevkli sorular soruyor, sorduruyor.

Read More

Bohem, flâneur, seri masalcı, romancı: Richard Fariña

Bohem. Flâneur. Seri masalcı. Kendi deyişiyle “aynalar tasarlayan adam”. Yalandan da olsa gerilla. Şair sonra, öykücü. Thomas Pynchon’un hem arkadaşı hem de hayran olduğu bir romancı. Bob Dylan’ın hem dostu hem de sıkı rakip gördüğü bir müzisyen. New York’un folk müzik patlaması yaşadığı yıllarda sahneye çıkıp şarkılar söylemiş, masallar anlatmış. Kendine maceralar uydurmuş ve hayatının […]

Read More

Arzu nesnesi eski takıları gün ışığına çıkaran Uniqera Vintage

Ceyda Subaşı, dünyanın dört bir yanından getirdiği vintage ya da antika takıları Uniqera Vintage markası altında internet ve Instagram üzerinden takipçileriyle buluşturuyor uzun süredir. Instagram’da keşfettiğimden beri, Uniqera Vintage’ın sayfasına ve sürekli değişen koleksiyonuna bakmadığım gün yok. Ceyda’nın Kapalıçarşı’dan takı ustalarıyla birlikte oluşturduğu bir el yapımı takı koleksiyonu, yani Artisan by Uniqera Vintage var bir […]

Read More

Bayan Aphra Behn, bu çiçekler size…

“Bütün kadınlar birleşip Aphra Behn’in mezarına çiçekler serpiştirmeliler, çünkü akıllarından geçen her ne varsa yazıya dökme hakkını kadınlara kazandıran odur,” diyor Virginia Woolf, bir çeşit manifesto niteliği taşıyan ünlü eseri “Kendine Ait Bir Oda”da. İşte karşınızda Aphra Behn ve birkaç çok yetenekli kadın yazar. İlklerimiz. Aphra Behn sadece roman türünün ilk örneklerinden birini ortaya koymakla kalmamış, […]

Read More