









Bugünlerde annemin bana bıraktığı başkaları için önemsiz ama benim için dünyalara değecek hazineyi hayalimde küçük bir müzeye dönüştürmekle meşgulüm. Bunda Edmund de Waal’in Camondo’ya Mektuplar romanını okuyup çevirmiş olmamın da etkisi vardır muhakkak. Çünkü roman İstanbul’dan Fransa’ya göç eden Camondolar ve Nissim de Camondo Müzesi’nin hikayesi aracılığıyla bireysel belleğin ve o belleği somutlaştıran küçük müzelerin […]
Read More
Seyahat etmeyi çok seven Sayım Çınar, kendi gibi seyahat etmeyi çok seven Burçak Gönül’le, Ayağımın Tozuyla Aşk romanını konuşmuştu. Roman çağdaş bir Külkedisi masalı anlatıyordu, tek farkla: O iyi bildiğimiz masal bu romanda yazarın gezi notları ve dünyanın dört bir yanından topladığı yemek tarifleriyle birleşiyordu. Sayım’cığım bu romanın Laura Esquivel’in ünlü Acı Çikolata’sıyla akraba denebilecek […]
Read More
Bir süredir bunun olacağını seziyor hatta neredeyse biliyordum. Kaç kez aramayı düşündüm ve kaygıya benzer bir his bana engel oldu. Kaybettiğimiz Pınar Kür, benim için Asılacak kadın gibi müthiş sarsıcı, insanı allak bulak eden bir romanın yazarıydı her şeyden önce, bir de sevgili Jean Rhys’ın çevirmeni… Çok üzgünüm. Asılacak Kadın, Yarın Yarın, Akışı Olmayan Sular, […]
Read More
Biricik Trevanian’ımızın bir zamanlar, yani romancı olmadan ve ABD’yi terk etmeden önce Rodney Whitaker olan gerçek adıyla üniversitede sinema dersleri verdiğini biliyoruz. Peki ne düşünüyordu sinema sanatına dair, hangi filmleri seviyordu? Eh, onları da aşağıda okuyabilirsiniz. Bu arada ben elbette hizmette kusur etmiyorum ve en sona Whitaker’ın yıllardır peşine düşülmüş efsane kitabı The Language of […]
Read More
Çok satan kitaplar ille kötü olmak zorunda diye düşünmediğimden dünyada çok okunan yazarlardan Janet Fitch’i şahsen seviyorum. Bilhassa ilk romanı Beyaz Zakkum‘u epey seviyorum. Şöyle böyle bir 20 yıl olmuştur okuyalı ama son cümlenin etkisi hala duruyor bende. Dolayısıyla Fitch’ten bir yazma dersi görünce dayanamadım çevirdim. Yazarın karaktere nasıl davranması gerektiği konusundaki tavsiyesine ise resmen bittim. […]
Read More
George Sand ve Agatha Christie’nin ortak noktası ne olabilir. Mutfakta da harikalar yaratmaları elbette. işte kendilerinden üç tarif. Agatha Christie’den Somonlu Börek Malzemeler 300 g taze somon 3-4 taze soğan 4 dal maydanoz 20 g ekmek içi 20 g sosis 1 hazır milföy hamuru 1 yumurta sarısı Et suyu, tuz, karabiber Yapılışı Somonu derin bir […]
Read More
Gene Nabokov’layız. Gene çeviri üzerine düşünüyoruz. 1955 yılında hayatının projesi saydığı Onegin çevirisini tamamladığında New Yorker dergisine bir şiir göndermiş ve bir ad bile koymadığı bu şiir aracılığıyla “harcıâlem” çevirisi için Puşkin’den özür dilemişti. Ben de işte şimdi o şiiri çevirmeye cüret ettim, “Hepsi diken, ama akraba senin gülüne,” dizesinin çeviride sadakatin doğasına ilişkin çok şey söylediği […]
Read More
“Ne zaman dünyayı anlamayı bıraktık? Hiroşima ve Nagasaki’yi yerle bir eden atomları bir generalin yağlı parmakları değil, elinde bir avuç denklem olan bir grup fizikçi parçalamıştı. İnsanlığın sonunu insanlığı kurtarmayı amaçlayan fikirler mi getirecek?” Benjamín Labatut’ın dilimize Saliha Nilüfer’in çevirdiği kitabı Arsız Yeşillik‘in arka kapağında bunlar yazılı. Kitap, bilim, deha ve delilik arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Bir de […]
Read More
Flört nedir? Gülünüp geçilecek harcıâlem bir uğraş mı? Hayatta güç bela kurabildiğimiz hassas dengeleri anında alaşağı edecek gereksiz bir maceraya atılma denemesi mi? Güzel sanatların unutulmaya yüz tutmuş bir dalı mı? Yoksa bir varoluş biçimi mi? Schopenhauer’a göre zor iş bir kirpinin bir kirpiye sarılması Flört Üzerine adlı kitabın yazarı Adam Phillips. (Daha cazibeli bir […]
Read More
Bizi ‘somon balığıyla’ bile yolculuğa çıkaran Umberto Eco, Güzelliğin Tarihi kitabında, “Kitle iletişim araçları tümüyle demokratiktir, hem doğal aristokrat zarafetine sahip olanlara, hem de proleter sınıfın şehvetli kızına güzellik modeli önerir,” demiş. Ve eklemiş: “Maserati’nin güzelliğine sahip olamayacaklar için Mini’nin elverişli güzelliği her zaman mevcuttur.” Ama bana sorarsanız, güzelliğin daha şahane bir tarifini Stephen King […]
Read More
Haberler yeni değil ama cazip. Nabokov, Hemingway, Beckett, Rowling ve Lydia Davis’in okuma listelerinde neler vardı acaba? Nabokov sevdiğim yazarlara, şairlere sağlı sollu girişirkenDoğu Ekspresi’ni almak için Nabokov’lar, Rowling’ler, Hemingway’ler, Beckett’lar, Lydia Davis’ler “Eleştirmenlerin ‘büyük kitap’ dediği şeyler benim için hipnoz altındaki bir insanın oturduğu sandalyeyle sevişmesi kadar absürd” Vladimir Nabokov’a neler okuduğu soruluyor, o […]
Read More
George Saunders’ın “Yüzyılımızın en müthiş, en zapt edilmez Amerikalı yazarı,” dediği Kurt Vonnegut’un hayatını tek bir cümleyle özetlemek gerekseydi, şöyle diyebilirdik: “Adamın biri bir zamanlar Dresden’de bir et dolabına saklanarak hayatta kaldı, sonra da tuttu evrensel saçmalığa karşı sayısız roman yazdı.” Ama emin olun, Kurt Vonnegut’ımız bundan çok daha fazlasıdır aslında. “Düzene kaos getirecektim” “Amerika’yı, […]
Read More
Her şeyden önce sormak hakkımız, en azından taze bir Alice çevirmeni olarak benim kesinlikle hakkım: Her yaştan okurun gözdesi olan Alice Harikalar Diyarında ile devam kitabı Aynalar Ülkesi, neden bir çevirmenin -her çevirmenin- kâbusudur? Okuyunuz. Lakin bu soruyu Türk yayıncılığının kendine has sorunsallarını dahil etmeden cevaplamaya çalıştığımı da unutmayınız. Yani bizim ülkemizde çevirmenin birkaç kâbusu […]
Read More
Sahaflarda bilemezsiniz ne tatlı kitaplara rastlıyor insan. İşte Yeni Yılla Gelen Kedi de hiç beklemediğim bir yerde bulduğum çok tatlı bir kitap. Remzi Kitabevi’nin Murathan Mungan’ın editörlüğünde hazırlanan Çilek Serisi’nden çıkmış. Şahane bir macera, kedilere adanmış bir “iyi dilekler” kitabı… Benim için gelmiş geçmiş en güzel iki kedi kitabından biridir, onu da söyleyeyim. Birincisi elbette […]
Read More
Geçenlerde kaybettiğimiz Mario Vargas Llosa’yı bir başka Latin Amerikalı dev edebiyatçıyla dostluğu çerçevesinde ele alalım istedim. İşte Llosa’nın kaleminden yazar olmaya ilk heveslendiği yıllar ve Paris’te Julio Cortázar’la tanışması, dostluğu, Cortázar’ın siyasi değişimine tanıklık etmesi… Cortázar ve Llosa Mario Vargas Llosa’nın kaleminden iki ayrı Cortázar “Sanırım birçok Latin Amerikalı, kendini Latin Amerikalı olarak hissetmeye “boom” […]
Read More
“Kitap kapakları hem birer davetiye hem de metinle dünya arasında birer köprü, diyor efsane kapak tasarımcısı, ressam ve yazar Peter Mendelsund. Yerine göre “Gel,” diyor kapaklar okura, “Gel sen de partiye katıl.” Peki bunu nasıl yapıyorlar? Anna Karenina’nın bıyıkları: OKURKEN NE GÖRÜRÜZ Orhan Pamuk’tan “Karanlık Şövalye Batman” kapağı Vintage Pulp kitap kapaklarında hayat bulan ikonik […]
Read More
Bu yazıda çevirmen yazar Akşit Göktürk kılavuzluğunda Robinson Crusoe’yu ziyaret ediyor, oradan Hay bin Yakzan’a ve Fazıl bin Natık’a geçiyoruz. Finlandiyalı ressam-yazar Tove Jansson’un Yaz Kitabı’nı, Jean Rhys’ın Geniş, Geniş Bir Deniz’ini, William Golding’in Sineklerin Tanrısı’nı, Agatha Christie’nin adına hâlâ tam alışamadığım On Kişiydiler’ini dolaşıyoruz sonra. Bitirirken de Mavi Yunuslar Adası’na uğruyoruz. Tove Jansson’un eserlerinden ve […]
Read More
Benim sevmediğim bir kitabı başkaları nasıl sevebilir? Bir eseri yeniden okumanın bana ya da bir başkasına ne faydası olabilir? İnsan daha iyi okuyabilir mi? Eğer öyleyse, bunu nasıl yapar? Başucumda bu kez, Europa, Kader, Ben Buradan Okuyorum, Ölümü Resmetmek, Zihnin Ucu Bucağı gibi kitaplarıyla tanıdığım Tim Parks’ın edebiyatla kurduğu aktif ve sorgulayıcı ilişkiyi ortaya koyan […]
Read More
George Orwell’in hayatının bir döneminde, İspanya İç Savaşı’na katılmayı hayal ederken ve henüz Hayvan Çiftliği ya da Bin Dokuz Yüz Seksen Dört gibi yapıtlarını kaleme almamışken giriştiği küçük, şiirsel bir “güzelliğe saygı” eylemin hikayesi. Orwell’in Gülleri, Rebecca Solnit Rebecca Solnit + Darren Aronofsky işbirliği “Ancak dünyanın sunduğu güzelliklerin kıymetini bilen biri onun dertleriyle kederlenebilir,” diyor Rebecca Solnit […]
Read More
Her sokak arasında üç tane yaratıcı yazarlık kursu açılıyor ya günümüzde, işte bu elimizdeki aslında hepsini etkisiz kılacak bir kitap. Çünkü George Saunders dört dev yazara yapısöküm uygulayarak onların yazarlık sırlarına ulaşmaya çalışıyor. Eh, Çehov’dan, Turgenyev’den, Tolstoy’dan yahut Gogol’den yazma dersi almak varken insan daha azına niçin razı gelsin ki? Aşağıya Saunders’ın internet üzerinden sürdürdüğü […]
Read More
Hatırlayacaksınız, birkaç yıl önce Sabahattin Ali ile Mehmet Şevket Esendal’ın eserleri teliften düşmüştü ve onlarca yayınevi bu iki yazarın eserlerini yayımlamaya başlamıştı. (Bir eserin teliften düşmesi için yazarının ölümü üzerinden 70 yıl geçmesi gerekiyor.) Şimdi aynı şeye Sait Faik Abasıyanık’ın eserlerinde tanık oluyoruz. Birçok yayınevi onun öykülerini, romanlarını, şiirlerini basıyor. İyi tarafından bakarsak, 2025’te Sait […]
Read More
Bu kez elimizde çocuklar için yazılmış ama yetişkinlerin de sevebileceği bir kitap var. Kırık Kollar Ahalisi, babasını kaybettikten sonra ailesiyle yeni bir eve taşınan küçük Cress’in büyüme hikâyesi. Yazarı queer edebiyatın önde gelen isimlerinden biri olan ve bu yıl Oscarlarda epey şahsi geçen Wicked‘ın (Lanetli) yaratıcısı olarak da tanıdığımız Gregory Maguire. Kırık Kollar Ahalisi, Gregory Maguire […]
Read More
Bir sabah uyandığınızda ağaçların gitmiş olduğunu görseydiniz ne hissederdiniz? 2019 Pulitzer kurgu ödülü sahibi Richard Powers, Her Şeyin Hikâyesi adlı romanında bu akıl almaz cürmün, ağaçların acımasızca kesildiği bir dünyada yaşamanın bize neler yapabileceğini gösteriyor. Her Şeyin Hikâyesi, Richard Powers Ağaçlar da güler ağlar, konuşur Ağaçların gizemli hayatına dair Bazılarının duygusuz, akılsız zannettiği ağaçlar, Pulitzer ödüllü […]
Read More